Covid-19 Endişesi Nasıl Geçer?

Happy family_mutlu aile_mutlu çocuklar ve baba
Sokaklarda özgürce koşup eğleneceğimiz günler yakın.

Dünyanın gündemini meşgul eden Covid-19 virüsü sağlığımızı tehdit ettiği kadar psikolojimizi de tehdit ediyor. Kendimizi virüsten korumamız için evde kalmamız gerekiyor. Bu süreç iki boyutta psikolojimizi etkiliyor. Alışmadığımız bir yaşam düzeninin içinde yaşarken diğer yandan dünyanın dört bir yanındaki ülkelerdeki vakaları ve ölümleri takip ediyoruz. Uzmanlarsa sürekli olarak Covid-19 virüsü haberlerini dinlemenin panik seviyemizi artıracağı yönünde hem fikirler.

Covid-19 neden bizi bu kadar endişelendiriyor? Karşı karşıya olduğumuz salgın, hem insanların ölümüne sebep oluyor hem de gözle görülmeyen bir tehdit. Kendimizi ondan korumaya çalışıyoruz fakat bir bilinmezle karşı karşıya olduğumuz için endişe seviyemiz artıyor. Virüsün öldürücülüğünün yanı sıra evde karantina sürecinin de ne zaman biteceğini bilmememiz de ikinci bir bilinmez olarak bizi endişelendirmeye devam ediyor. Kaygı duymamızın doğal olduğu bugünlerde, kaygı seviyemiz eğer bizi hayattan koparacak seviyeye gelirse o zaman bir sorun haline gelir.

Kaygının bizi yönetmesine teslim olmamalıyız. Bireylerin kaygı seviyesi arttıkça, toplumsal sorunlar da ortaya çıkacaktır. Kaygı da virüs gibi bulaşıcı bir etki gösterir. Yaşadığımız sorunlara karşı akılcı yaklaşım güçleşir.

Duyduğunuz kaygıyı özellikle çocukların yanında yönetmek ayrı bir önem taşıyor. Kendi dünyalarında olayları bizim düşündüğümüzden farklı bir seviyede algıladıkları için özellikle çocuklara durumun kontrol altında olduğunu hissettirmemiz gerekir.

Daha önce panik atak ve anksiyete yani kaygı durum bozukluğu yaşayan hastaların bu dönemde hastalıklarının tetiklenebileceği sorunu da karşımızda. Bunu yenmenin en iyi ilacının kendi rutininizi oluşturmak olduğu söyleniyor. Sabahtan akşama kendinize bir program yaratarak onu uygulayın. Okumayı ertelediğiniz kitaplar, yapmak istediğiniz yemekler ve hobilerinizi hayata geçirebilirsiniz. Sağlıklı düşünmek için sporu da mutlaka hayatınıza eklemelisiniz.

Beden ve ruh sağlığını güçlü tutmak, İslam kültürünün de araştırma sahası içinde yer alıyor. İslam araştırmaları arasında beden ve ruh sağlığı ile ilgili Ebu Zeyd Ahmed El-Belhi’nin yazdığı “Mesalihu’l Ebdan ve’l Enfüs” adlı kitabı karşımıza çıkıyor. Türkçe’ye “Beden ve Ruh Sağlığı” olarak çevirebileceğimiz bu kitap, iki ana bölüme ayrılıyor. Bu kitapta asıl önemli olanın dengeli bir yaşam olduğu belirtiliyor. Kitapta ruhsal rahatsızlıkların bedeni de hasta ettiği temellendiriliyor. İslam tıbbına katkı sağlamış bir değer isim de İbn Bahtişu. Onun da “Tıb Sanatı ve Nefsin Halleri” adlı bir kitabı bulunuyor. Bu kitapta insanın beden sağlığının ruhu iyi olduğu sürece iyi olabileceğinin altı çizilmiş.

Olumlu düşünmenin hastalıklar üzerinde iyileştirici olduğunu biliyoruz. Karantinada olduğumuz zorlu günlerde güzel düşünceler ve dua manevi bir güç de sağlayacaktır.

Kur’an-ı Kerim’de “Rabbena” ve “Rabbi” ile başlayan pek çok dua ayetler bulunmakta. Bu ayetleri maddi hastalıkların tedavisi için okuyabileceğimiz gibi, manevi, psikolojik hastalıklar için de okumamız mümkün. Kur’an surelerinin ve ayetlerinin her biri şifa, dua niyetine ve istekler niyet edilerek okunabilir. Hangi sureler özellikle okunabilir derseniz karşımıza Fatiha, İhlas, Nas, Felak, Yasin, Tebareke sureleri ve Ayet el-Kürsi, Amenarrasülü, Haşr suresinin son üç ayeti çıkıyor.

Kur’an-ı Kerim kuşkusuz hem maddi hem manevi bir şifa kaynağı. “Biz Kur’an’dan öyle ayetler indiriyoruz ki, mü’minler için şifa ve rahmettir.” (İsra Suresi, 82. Ayet) ayetinin tefsirini birlikte inceleyelim. Bu ayette; dünya türlü türlü kaygı ve hastalık, belâ ve sıkıntı ile dolu bir hastaneye, Peygamber bir doktora, Kur’an da bir şifa verici ilaç ve yeterli gıdaya benzetilmiş oluyor.

İslam dini her şeyi kontrol etme düşüncesinin de karşısındadır, kabullenmeyi ve tevekkülü savunur. Maneviyatınızı güçlü tutmak kaygı seviyenizi dengeleyecektir.