Covid-19 Sonrası Yeni Dünya Düzenine Hazır mıyız?

dreamstime_xs_158626039
Fotoğraf: © Maria Marganingsih | Dreamstime.com

Corona virüs endişesi, dünya genelinde hızla yayılmaya devam ederken, bilim insanları ve akademisyenler salgın sonrasında dünyayı nasıl bir düzen beklediğine kafa yoruyor. “Korona Dünya Düzeni’nden endişe duymak için önemli sebepler” başlıklı bir yazı kaleme alan Amerikalı siyasi analist Andrew Korybko, insanlığın geleceğine yönelik endişe ve ön görülerini ortaya koydu.

ABD’li siyasi analist Andrew Korybko, One World düşünce kuruluşu için “Korona Dünya Düzeni’nden endişe duymamızı gerektiren önemli sebepler” başlıklı bir makale yazdı. Korybko, dünyanın korona virüse verdiği tepkinin, yakın gelecekte bizi birçok alanda değişimin beklediğini ortaya koyduğuna işaret etti.

Dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde korona virüsle mücadele kapsamında devletlerin çok sıkı tedbirler aldıklarını ve bölgesel karantinalar ile sokağa çıkma yasakları uyguladıklarını hatırlatan Korybko, ilerleyen süreçte bu durumun “Küresel çapta kalıcı bir sıkıyönetim” durumuna evrilebileceği endişesini dile getirdi.

“Aşı olduğunu kanıtlamayan kişilerin hareketleri kısıtlanabilir”

Corona virüs salgınının ardından “zorunlu aşı” uygulamasının gündeme geleceğini düşünen siyasi analist Korybko, bunun bir adım öteye taşınıp “İnsanların aşı olduklarını kanıtlamadıkları sürece seyahat edemeyebileceklerini, çalışamayabileceklerini, okula gidemeyebileceklerini” öne sürdü.

Pandemi sürecinde, insanların tüm zamanlarını evlerinde geçirdiği ve zorunlu haller dışında dışarı çıkmadığı bir dönemin yaşanmakta olduğunu hatırlatan Korybko, korona virüs sonrası süreçte, uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma uygulamalarının kalıcı hale gelebileceğini ortaya koydu. Hayatın evde geçmeye başlamasıyla birlikte internet kullanımının büyük bir artış gösterdiğini; buna bağlı olarak 5G teknolojisinin artık kaçınılmaz olduğunu kaydeden uzman, 5G teknolojisinin “Sağlığa ciddi zarar verebileceği” endişesine rağmen bunun bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

Toplumun çarklarının dönmeye devam etmesi için çok az sayıda iş kolunun fonksiyonel olmaya devam edeceğinin vurgulandığı makalede, minimum ihtiyaçların arzının sürmesi için teknisyenlerin, bakkal ve marketlerin, eczanelerin, banka memurlarının, sağlık çalışanlarının, gıda çalışanlarının, çiftçilerin ve nakliyecilerin varlığının yeteceği öne sürüldü.

Bir başka uzman, Connecticut Üniversitesi’nde Yapay Zeka, Zihin ve Toplum Grubu’nun direktörü olan Susan Schneider de pandeminin, online çalışabilmenin mümkün olması için gerekli alt yapının geliştirilme sürecini hızlandıracağını ifade ediyor. “Hızlı ağlar bugün 5G teknolojisi sayesinde mümkün. Peki teknoloji her şeyin çözümü mü?” diyen Schneider, iletişimin insani boyutunu kaybedeceğimiz endişesine sahip. Schneider, “İnsanların gelişmesine olanak sağlayacak bir yol bulmalıyız. Kendimize şu soruyu sormalıyız: İnsanları finansal açıdan nasıl koruyabiliriz? Yaygın teknolojik işsizlik tahminimizden çok daha erken mi gerçekleşecek? Pandemi sonrası üretimde insanın yerini yapay zekanın ve robotları almasından korkuyorum. Çünkü bilgisayarlar ve robotlar hastalanmıyor.” diyor.

Kağıt paraların bakteri ve virüs yuvası olduğu ve elden ele dolaşarak pek çok hastalık yaydıkları düşüncesinden yola çıkan Korybko, “nakitsiz bir toplum” düşüncesinin gerçekliğe dönüşmesine ramak kaldığının altını çizdi. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü “Temassız ödeme sistemleri” kullanılmasını güvenli olduğu gerekçesiyle tavsiye etti. Fütüristler toplumların, önce elektronik para arkasından kripto para sürecine yönlendirileceğini belirtiyor. İnsanların tüketim harcamalarının kontrol edilebilmesi için geleceğin dijital dünyasının nakitsiz bir dünya olacağı ön görülüyor.

Bugün, Covid-19 pandemisi sonrası yeni dünya düzenine yönelik değişimlerin ne kadarının kalıcı olduğunu, ne kadarının da geçmişteki haline geri döneceğini bilmiyoruz. Ancak, kriz sonrasında “yeni bir normal” ile karşılaşacağımıza kesin gözüyle bakılıyor. Bu değişim devasa boyutta olsa da olmasa da birçok alanda birçok farklılaşmaya hazırlıklı olmalıyız.