Covid-19’da Antikor Kayboluyor!

covid_19_worldwide
© Buddhilakshan4 | Dreamstime.com

Yaza girsek ve yazı hissetmeye çalışsak da yeni tip Corona virüsün hayatımıza kattığı yeni normale adapte olmaya çalışıyoruz. Son geldiğimiz noktada insanlar iki ana kümede ayrıldılar.

El yıkama ve güvenli maske önlemleri ile hayatın içine katılmaya çalışanlar ve hala sıkı tedbirlerle evden çıkmayanlar. Birbirine çoğunlukla cephe alan bu iki kesim bir yandan da birbirine uyum sağlamaya çalışıyor.

Bilim adamları Corona virüs araştırmalarına son hız devam ediyor. Son bulgulardan biri olan Corona virüs antikorunun ortadan kaybolduğu bilgisi kafalarda yeniden soru işaretleri oluşturdu. İngiltere’de yapılan bilimsel bir çalışma, Corona virüs bulaşan bir kişinin bir zaman sonra virüse karşı bağışıklık kazandığı ama daha sonra bu antikorun vücuttan kaybolduğunu ortaya koydu. Peki bu durum ne anlama geliyor? Tıpkı grip olduğumuzda aradan zaman geçtikten sonra nasıl gribe yakalanıyorsak aynı şekilde Corona olabiliriz.

Bu araştırma İngiltere’de Londra Guy’s and St Thomas Hastanesi’nde yapıldı. 90 hasta ve sağlık çalışanının bağışıklık sistemi tepkileri incelenerek sonuca varıldı. Vücut hastalığı aldıktan sonra antikor üretmeye başlıyor. Virüse karşı savaşan antikorların seviyeleri ilk karşılaşmalarından itibaren artıyor. Üç hafta içinde antikor seviyesi en yüksek noktaya ulaşıyor. Daha sonra antikor seviyesi yeniden azalmaya başlıyor.

Kan testlerinde hastalarının yüzde 60’ının, virüse karşı güçlü bir antikor ürettiği tespit edildi. Aradan üç ay geçtikten sonra hastalar yeniden teste tabii tutuldu. Bu testte hastaların sadece yüzde 17’sinde antikorun varlığını sürdürdüğü görüldü. Bazı hastalarda antikor seviyesinin sıfırlandığı görüldü.

Antikor seviyesinin sıfırlandığı hastalara test yapıldığında daha önce virüse yakalanıp yakalanmadıklarını anlamak mümkün olmayacak. Bu aslında şu anlama geliyor. Eğer vücut yüksek seviyede antikor üretmişse, vücutta daha uzun süre kalıyor. Eğer antikor seviyesi çok yükselmemişse kayboluyor.

Bu değerli araştırma, virüse karşı bulunacak aşı ve sürü bağışıklığında karşımıza çıkabilecek olasılıkla ilgili önemli bir bilgi. Uzmanlar ortaya çıkabilecek yeni dalgaların daha önce bu virüsü kapmış olsalar bile tekrar hasta olabileceklerini söylüyorlar.

Uzmanlar bağışıklık siteminin, Corona virüs ile mücadelesinin farklı yöntemleri olduğunu da söylüyor. Bu durumda aşının bulunması halinde, tek sefer yapılması yeterli olmayacak ve dönem dönem tıpkı grip aşısı gibi tekrar yapılabilecek.

Oxford Üniversitesi’nin geliştirdiği aşıyla ilgili araştırmanın ilk sonuçları da  makak maymunları üzerinde denendi. Bu deneme sonucu maymunların hastalığa yakalanmış insanlarınkine kıyasla daha az antikor ürettiği ortaya çıktı. Aşının hayvanları ağır hastalıklara karşı koruduğu ancak tekrar hastalığa yakalanmaya engel olmadığını ortaya koydu.

Aşının ne zaman hazır olabileceği sorusuna, uzamlar gelecek yılın ikinci yarısı olarak cevap veriyor. O zaman kadar farklı bir gelişme olmazsa önlemlerle kendimizi korumaya devam edeceğiz. Bir diğer bilimsel gelişmede Türkiye’den geldi. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Palanduz Kahya ve ekibinin geliştirdiği “akıllı stetoskop”, yapay zeka teknolojisiyle solunum seslerini analiz ediyor.

Zatürre, astım gibi hastalıkların yanı sıra Kovid-19 tanısı için de yeterli ses verisi elde etmek için bir internet sitesi kuruldu. Bu sitede  elde edilen öksürük sesi verileri uygulamaya dahil edildikten sonra Corona virüs tanısı yapmak da mümkün olabilecek.

Prof. Dr. Yasemin Palanduz Kahya, yaklaşık 30 yıldır akıllı stetoskop teknolojisi üzerinde çalışıyordu. Kahya, 1980’li yıllarda kızı zatürre olunca, hastanın röntgen çektirmesine gerek bırakmayan, iyi bir tanı yöntemi ne olabilir sorusu ile bu alana odaklandı. İslam dinimizin de büyük önem verdiği ilim virüsten kurtulabilmemiz için insanlığa ışık tutmaya devam ediyor.