Cuma Vakti Allah’ı Anmanın Fazileti

Photo 140924472 © Serif Fejzic - Dreamstime.com

Her daim Allah’ı anmanın fazileti çok kıymetlidir. Cuma suresinde, Allah biz kullarına o günün öneminden öyle bir bahseder ki anlayan için ürpermemek, gereğini yerine getirmemek neredeyse imkansızdır. Ve der ki o vakitte ticaret, eğlence neyle uğraşıyorsanız onu bırakın ve Allah’ı anmaya koşun!

Yüce Rabbimizin üzerinde durarak adına bir sure indirdiği Cuma günü şimdilerde sadece cep telefonlarından atılan süslü mesajlara indirgenmiş durumda. Bu emiri dikkate alarak, işini gücünü bırakıp Cuma namazına koşan müminlerse azınlıkta. Sadece Cuma’ya özgü olmayan bu davranış, Müslümanım dediği halde Müslüman olmanın gereklerini yerine getirmeyenlerin göz ardı ettiği bir emir.

Oysa yüce Rabbimiz bize o gün Cuma kelimesinin anlamı gibi toplanmamızı, bir araya gelerek Allah’ı anmamızı, çünkü bunda bir hayır olduğunu belirtmektedir. Ve insanın kendisinden kaçıp durduğu ölümü hatırlatmakta, kendisine indirilen kitap ile amel etmeyeni ciltlerce kitap taşıyan bir eşeğin durumuna benzetmektedir. Kitap ile amel eden insan zaten dinini yaşıyor olacağından Cuma gününü de iple çeken insan durumunda olacaktır. Aslına bakarsanız Kur’an-ı Kerim okumak, O’nu hayatımızda diri tutmak birçok dini vecibenin yerine getirilmesinin en kolay yoludur. Okudukça öğrenmenin, düşünmenin sonucu bilmenin verdiği güçle insan Müslümanca bir hayatı iliklerine kadar benimser.

Allah’ı anmanın fazileti çok büyük

Birçok hadis kaynaklı rivayette yüce Rabbimiz tarafından dünya Cuma günü kurulduğu, Hz. Adem Cuma günü yaratıldığı, ve yine Cuma günü cennetten kovulduğu bilgileri yer alır. Tabi ki bunlar delili olmayan ve bilgisi sadece Allah katında olan rivayetlerdir. Hadis kaynaklarına göre Cuma, haftalık ibadet günü olarak önce Yahudi halkına daha sonra da Hristiyan halkına emredilmiş fakat onlar bu emre uymayarak Yahudiler Cumartesi gününü, Hristiyanlarsa Pazar gününü haftalık ibadet günü olarak değiştirmişlerdir. Yine hadis rivayetlerine göre Cuma günü içinde gizlenen bir saat vardır buna “icabet saati” denir. Ne zaman olduğu bilinmeyen bu saatte Müslüman namazda ya diğer ibadetlerinde bir dua ederse bu duanın hemen kabul edileceğine inanılır. Bu inanışa göre Müslüman Cuma gününün her anını dua ile geçirirse icabet saatine denk gelecek duası kabul olacaktır.

Cuma vakti, dünya hayatının maddesel boyutu ile hemhal olan, sürekli çalışan didinen insan için bir dur emridir adeta. Fakat bu durmak yüce Allah’ın huzurunda durmaktır. Hayatı boyunca çalışıp didinerek elde ettiklerinin kaynağını hatırlamasını, devam ve bereketini umarak yüce Allah’a yönelmesinin istenmesidir. Ve her ne kadar dünya metaı insan için cezbedici olsa da o vakitte yüce Rabbimizin huzuruna çıkmak, O’nu anmak, O’na yakarmak, O’na şükretmek elbette yapıp ede geldiklerimizden çok daha hayırlıdır. Bunu gayet açık ve net anlatır Cuma suresi bize. Fakat insan için bu hayrı anlamak bakmakla görmek arasındaki fark gibidir. Kimisi Cuma mesajı atmakla yetinirken kimisi tüm dünyeviliğini bırakıp O’nu ve her şeyi yaratan, yoktan var eden kaynağına koşar adım gider.

Aslına bakılırsa Allah’ı anmak için var olan coşkunun artarak devamı ancak, aklımızda, kalbimizde, vicdanımızda ilahi kılavuzumuz Kur’an-ı Kerim’i diri tutmak, her işimizde her adımımızda Müslümanca düşünerek yaşayarak mümkün olacaktır. Cuma vakti insan için yüce Rabbine dua ve şükürle geçirmesi gereken mübarek bir gündür. Bu sebepledir ki Cuma Müslümanın bayramıdır denmiştir. Dua etmek insan için vazgeçilmez, erdirici, güçlendirici etkiye sahiptir. Ve insan bilmelidir ki dua etmek içinde pek çok nimet ve hikmeti barındırır. Rabbimizin bizden istediği ise haftada bir gün bunu cemaatle birlikte yapmamız ve bu özel ibadetin bize kazandıracaklarının her şeyden daha hayırlı olduğunu bilmemizdir.