Dedikodu Yapmanın Zararları

Mihai-surdu_unsplash
Fotoğraf: Mihai Surdu-Unsplash

Dedikodu hepimizin sosyal hayatımızda kaçınmak zorunda olduğumuz ama çoğu zaman merakımıza yenilerek kulak kabarttığımız kötü bir alışkanlık.

Dedikodu, nice hayatların karardığı kulaktan kulağa geçerken araya iftiraların karışabildiği kötü ama birçok insanın da maalesef yapmaktan vazgeçemediği olumsuz davranış. Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma, kov, gıybet” olarak geçer bu kötü davranış.

İçinde çoğu zaman dedikoduyu yayan kişinin diğerleri karşısında habercilik yönü ile bir sıfır öne geçmeye çalıştığı, kendini çok şey bilmekle övünme noktasına getirdiği gerçekten kötü bir davranış dedikodu. Yapan kişinin güvenilirliğini tamamen ortadan kaldırdığı halde dinleyen kişinin bunu bir gün kendi için yapacağına aldırış etmeden dinlemesi de cabası.

Aslında bakarsanız, dedikoduyu yapan da dinleyen de aynı ölçüde suçludur. Başkaları ile ilgili görüşlerimizde bir konuyu ya da olayı olayın kahramanından gözümüzle görmeden kulağımızla duymadan inanmamak ilkemiz olmalı. Ayrıca gözümüz ile görüp kendisinden dinlesek bile izni olmadan kendisinin olmadığı bir ortamda anlatmak emanete hıyanet niteliğindedir.

Dedikodu dinimizde de haram kılınmış Cenabı Allah tarafından lanetlenmiş bir davranış biçimi olarak karşımıza çıkar. Dedikodu kelimesinin geçtiği ayetlere bakacak olursak dehşet verici ifadelere rastlarız:

“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat Suresi, 12. Ayet)

Bu ayette dedikodu yapmanın ölmüş kardeşinin etini yemekle bir tutulacak kadar iğrenç bir davranış olduğunun belirtilmesi ne kadar dehşet verici değil mi?

“Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur.” (İsra Suresi, 36. Ayet)

“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf Suresi, 18. Ayet)

“Onlar boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler.” (Kasas Suresi 55. Ayet)