Deliksiz Bir Uyku Uyumak İçin 7 Öneri

ID 137420772 © Airdone | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 137420772 © Airdone | Dreamstime.com

Uyku hem bedensel dinlenmeye imkan tanığı hem de zihinsel fonksiyonların yenilenmesini desteklediği için oldukça önemli bir zaman dilimidir. Sağlıklı bir vücut ve zihin için de yeterli ve kaliteli uyku alınması şarttır. Yetişkin bir bireyin ihtiyaç duyduğu ortalama uyku süresi 7 ile 8 saat arasında değişirken, bu değer çocuklarda biraz daha fazladır.

Kronikleşen uykusuzluk problemi kişi ciddi anlamda etkileyen bir durumdur. Bu bağlamda yeterli uyku alamayan bireylerde; anksiyete, panik atak ve huzursuz bacak sendromu gibi çok sayıda problem ile karşılaşılır. Uykusuzluğun çözümünde bazı tıbbi ilaçlardan yararlanılabilse de, ilaca başvurmadan önce izlenebilecek basit yollar vardır.

Gün içindeki kısa kestirmelerden olabildiğince uzak durmak: Peygamber Efendimiz’in alışkanlık haline getirdiği kaylule uykusu, gece uykularını destekleme yardımcı bir yöntemdir. Ancak bu kestirmenin öğle vakitlerinde değil de akşam saatlerinde yapılması tam tersi bir etkiye yol açar. Özellikle televizyon izlerken dalınan bu uykular, sonrasında gece uykusunun bölünmesine yol açar.

Yatak odasında uyumaya özen göstermek: Yatak odasında uyumayı alışkanlık haline getirmek de deliksiz bir uyku isteyenler için olmazsa olmaz bir kuraldır. Bu noktada, yatak yalnızca uyumak için kullanılmalı; burada yatar pozisyonda kitap okumak gibi aktiviteler yapmamaya özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi yatağa girdiğinde uyuma eyleminin başlamış olduğu hem vücut hem de beyin fonksiyonları tarafından kolayca anlaşılabilir.

Uyku saati yaklaşırken besin tüketiminden uzak durmak: İslam inancında Müslümanlara yeme konusunda israftan kaçınmak emredilir. Açlık hissedilmediği halde gece kaçamakları yapmak, uyku düzenini doğrudan etkileyen bir durumdur. Yatmadan önce tüketilen besinler, özellikle sindirim ve boşaltım sisteminin aktive edilmesine neden olur. Uyumadan önce çalışmaya başlayan sistemler de kişinin gece boyunca rahatsız hissetmesine yol açar.

Aynı saatlerde yatıp kalkmayı bir rutin haline getirmek: İnsan vücudu iyi ya da kötü olması fark etmeksizin rutin olarak yapılan işleri alışkanlık haline getirir. Bu öğrenme süreci evrensel olarak “21 Gün Kuralı” olarak anılır. Uykusuzluk problemi yaşayan kişilerin denemesi gereken ilk yöntem aynı saatte yatağa girip, aynı saatte de uyanmaya çalışmaktır. Hafta sonlarını da içine alan bu alıştırma sayesinde vücut bir düzene girer ve eskisi kadar uykusuzluk çekilmez.

Hafif egzersizlere yönelmek: Uykuya dalmakta güçlük çeken kişilerin akşam saatlerinde hafif egzersizler yapmaları önerilir. Bu egzersizlerin ise birer gün ara ile ve çok yoğun tempoda olmaması gerekir. Ne kadar çok yorgunluk o kadar kolay uyku tabiri aslında yaygın bir yanılgıdır. Bu bağlamda ağır sporların vücudu çok yorması sebebi ile uykuya dalmayı zorlaştırdığı bilinir.

Teknolojik aletleri yatak odasından uzakta tutmak: Teknolojik aletlerin çalışma alanında ya da yatak odasında bulunması ciddi bir zihin dağınıklığına yol açar. Bu sebeple yatak odası olarak kabul gören alanlarda; televizyon, telefon ve tablet tarzındaki elektronik cihazların uzak tutulması gerekir. Bu eşyalar, küçük bir ses ve ışıkta uykuyu açabilmektedir. Üstelik bu gibi cihazlardan yayılan radyasyon da uyku kalitesini doğrudan etkileyen bir diğer faktördür.

İdeal oda sıcaklığını ayarlamak: İnsan vücudunda gece uykusuna dalabilmek için sıcaklık ayarlaması yapılır. Bu ayarlamanın yapılmasındaki amaç; kalp atışını ve nefes alış verişini düşürerek minimum enerji tüketimi yapmaktır. Oda sıcaklığının olması gerekenden çok yüksek ya da çok düşük olması da bu sıcaklık ayarının yapılamamasına neden olur. Yapılan uzman yorumlarına göre 15 ile 18 derece arasındaki oda sıcaklıkları uyku düzeni için yeterlidir.