SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Dilin fayda ve zararları nelerdir?

Kültür 30 Ara 2020
mcgill-library-osPrIcTwJy4-unsplash
McGill Library-Unsplash

İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin fayda ve zararları vardır. Dil, akıldan ve kalpten geçen tüm düşüncelerin tercüman edilmesini sağlar. Bu bakımdan da yalnızca bir vücut parçası olmaktan çok daha öte anlamlar taşır.

Manevi açıdan ele alındığında dilimiz, kalpten gelenleri duyurduğu gibi; konuşulanları da kalbe taşır. Bu bakımdan dilden tatlı sözcükler dökülürse kalp aydınlanır. Tam tersi durumda ise dilden dökülen her bir kötü sözle birlikte kalp giderek kararır ve hastalanır.

İnsan ilişkileri bakımından dilin fayda ve zararları nelerdir?

Dil, insana Allah’ı zikretmek, tat almak ve diğer insanlarla iletişim kurmak için verilen bir nimettir. Bu bakımdan dilin fayda ve zararları insani ilişkilerde apaçık anlaşılmaktadır. İslami ölçülerde ve konuşma bakımından ele alındığında dil, doğru söz söylemek ya da yalana bulaşmak şeklinde kullanılabilir.

Dinimizde insanlara daima doğru yolda olmaları ve yalandan sakınmaları gerektiği emredilir. İslam’da yer alan diğer yasaklarda olduğu gibi yalanın yasaklanmasının sebebi de birey ve toplumun huzurunu korumaktır. Dilini yalanla dolduran bir kimsenin dünya ve ahiret yaşamı sıkıntıya girer. Hatta bu yalanlar sebebiyle kişi istemeden kul hakkı gibi büyük bir günaha dahi girebilir. Oysa doğruyu konuşmak ve gerektiğinde susmak insan için daha hayırlı hasletlerdir.

Susmanın fazileti nedir?

Dil, nefsin arzularına göre hareket etmeye meyilli bir organdır. Bu bakımdan zararları çoktur ve bu zararlardan korunmak da oldukça zahmetlidir. Dilin afetlerinden nasibini almamak için en iyi yol susmaktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bazı hadislerinde susmanın faziletlerinden bahsedilir. Bunu başaran kimseler için de türlü müjdeler verilir.

Çok konuşmak, kişinin bilerek ya da bilmeyerek hataya düşmesine sebep olabilir. Bu bakımdan salih kimseler konuşmadan önce iyice düşünürler. Konuşmanın herhangi bir probleme neden olabileceğini sezdikleri anda da susmayı ve Allah’a sığınmayı tercih ederler.

İslam’da konuşma adabı nasıldır?

Allahü Teala insanı akıl ve iradeyle donatmış ve diğer canlılardan üstün kılmıştır. Bu bakımdan insan, dünya yaşamı boyunca işlediği tüm amellerden sorumludur. Dilden çıkan sözler ve konuşulan laflar da bu ameller içerisinde yer alır. Bu bakımdan dil insana fayda verdiği gibi kişinin türlü afetlere uğramasına da neden olabilir.

Dilin başlıca afeti yalan konuşmaktır. Buna göre küçük ve beyaz olarak nitelendirilip, basitleştirilen yalanlar günden güne daha büyüklerini beraberinde getirir. Bunun bir sonucu olarak da kişinin kalbi kararır ve yaşadığı toplumda güvensizlik baş göstermeye başlar. Dilimizin tek afeti yalan değildir. Kötü söz söylemeye alışan bir dilde aynı zamanda; dedikodu, gıybet ve hatta iftira da bulunabilir.

Dinimizde insanlara sırat-ı müstakim üzere olmaları emredilir. Yani doğru yoldan şaşmamaları tembih edilir. İslam’ın konuşma adabına uymak da bu doğru yolda ilerlemenin bir yoludur. Bu bağlamda mümin kişi; gereksiz yere konuşmaz, yalan söylemez, ses yüksekliğini ayarlar ve devamlı Allah’ı zikreder. Dilin afetlerinden korunmanın başlıca yolu bu ölçülere uymak ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in öğütlerine kulak vermektir. Kendisi konuyla alakalı bir hadisinde şöyle buyurur:

“En sevmediğim ve kıyamet gününde en uzak kalacak olanlarınız da; gevezeler, avurtlarını şişirip (küstahça) konuşanlar ve bilgiçlik taslamak için kibirlenerek laf kalabalığı eden kimselerdir.” (Tirmizi)

Bu hadisten de anlaşılacağı üzere ahiret yaşamı gelip çattığında insan diliyle tanınacaktır. Hz. Muhammed’e yakın olacaklar da İslam adabına uygun konuşanlar ve diline sahip çıkanlardır.

YAZI: İPEK ATACAN