SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Din İstismarı Nedir?

İslam 30 Kas 2020
adam-hles-csvO6WOHM4I-unsplash

Tarihin her döneminde din istismarı olarak nitelendirilen olaylar vuku bulmuştur. Dinin hem ferdi hem de toplumsal anlamda oldukça hassas bir yapıya sahip olması bu istismar hareketlerini beraberinde getirmiştir. Kötü niyetli pek çok insan dini duyguları sömürerek kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir.

İstismar, kelime manasıyla “bir kimsenin iyi niyetini kötüye kullanma ve suiistimal etme” anlamı taşır. Bu noktada, dinin istismarında kötüye kullanılan hisler din konusu üzerinden yürütülür.

Hangi işler din istismarı olarak kabul edilir?

Dinin ticari amaçlarla kullanılması ve bundan kişisel menfaat elde edilmesi din istismarı konusunda en büyük örnektir. Buna göre, dini bazı kavramlar zikredilerek insanlardan; zekat, sadaka veya kurbanlık toplandığı sık karşılaşılan bir durumdur. Bu yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığında salih bir amel işlenmiş olur. Ancak tam tersi durumda din, kişisel kar amaçlı kullanılmış olur. Hatta bazı kötü niyetliler, bu işleri hırsızlık boyutuna bile taşıyabilirler.

İslam tarihinde din istismarı yapmak amacıyla kullanılan türlü konular vardır. Hz. Muhammed üzerinden Arap toplumunun kutsallaştırılması, rivayetlerin değiştirilmesi, siyasi amaçlarla dini kullanmak ve kavramsal bazı değişiklikler; bu konuların başında yer alır.

Bu konuda büyük örnekler var mı?

Esasen din, toplumların en temel taşlarından biridir. Bu sebeple çoğu zaman ortaya çıkan bir zaaf unsuru olarak kabul edilir. Tarihin farklı dönemlerinde bu zafiyet kullanılarak insanların dini duyguları sömürülmüştür. Yani din, zaman içerisinde büyük ve küçük miktarlarda istismar edilmiştir.

İslam inancının temelinde Kur’an-ı Kerim vardır. Bu sebeple, İslam için deneme yoluna gidilen dini istismarlarda ayetlerin kullanıldığı görülür. Zaten İslamiyet’te ilk dini istismarda Kur’an-ı Kerim’in kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır.

Sıffin Savaşı’nın sürdüğü ve çatışmaların hızlandığı bir vakitte Hz. Ali, savaşı galibiyete erdirmek üzeredir. Bu bağlamda kendisi Eşter’i taarruz yapmak ile görevlendirmiş ve birliklerin başına koymuştur. Bu esnada savaşı kaybetmek üzere olan Muaviye’nin danışmanı ortaya bir fikir atmıştır. Buna göre, Muaviye’nin birlikleri mızrakların ucuna Kur’an’ın sayfalarını takarak karşı birlikleri bu şekilde durdurmaya çalışmıştır. Neticede Hz. Ali’nin birliğinde bulunan askerler savaşmaktan çekinmiştir.

Din istismarından korunmanın yolları nelerdir?

Bu, İslamiyet de dahil olmak üzere tüm dinlerin ortak problemidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in vefatıyla İslam tarihinde ilk kez görülen bu sömürü, son yüzyılda etkisini daha da artırmıştır. Hatta din istismarıyla ortaya çıkan bazı neticeler, uluslararası boyuta ulaşmıştır.

Dünya genelinde gözlenen din sömürüsünün ortak bir hedef kitlesi vardır: Gençler. Din istismarcılarının gençlik çağındaki kişileri hedef almasının sebebi bu çağda yaşanan psikolojik değişimlerdir. Kimlik açısından bir geçiş dönemi olan gençlik zamanları, kötü niyetli kimseler tarafından suiistimal edilebilecek bir hassaslıktadır. Bu sebeple de insanların dini duygularının kullanılmaması için birtakım önlemler alınması gerekir.

Din istismarı başta olmak üzere her türlü konuda eğitimin gücünü fark etmek gerekir. Bu bağlamda, çocuk ve gençlik döneminde kişiye eleştirel düşünme becerisinin kazandırılması gerekir. Bu bilince sahip olan çocuklar ve gençler, körü körüne itaat etmezler. Etraftan söylenen sözlerin doğruluğunu da mutlaka teyit ederler.

Kısacası istismar, hayatın tüm alanlarında karşılaşılabilecek bir olgudur. Dünya genelinde bulunan kötü niyetli kimseler içinse istismar yapılabilecek başlıca konu dindir. Bu sömürünün muhatabı ise hiç şüphe yok ki gençlik çağına gelmiş bireylerdir. Din başta olmak üzere herhangi bir alanda sömürülmemek için yapılması gerekense eğitime sığınmak ve bilinçli nesiller yetiştirmektir.