Dinde küslük ve küskünlük nasıl ele alınır?

İslam Contributor
bisikletli erkekler parkta
Chris Barbalis-Unsplash

 İslam inancı insana ve insan ilişkilerine önem verdiğinden dinde küslük ve küskünlük konularına sıklıkla değinildiği görülür. İnsanın fıtratı bakımından topluluk halinde ve belirli bir düzen içinde yaşaması gerekir. Dolayısıyla ayet ve hadislerde de açıkça belirtildiği üzere küslük ve dargınlık dinimizce tasvip edilmeyen eylemlerdir.

Anlam bakımından küskünlük hangi manaya gelir?

Küslük, küskünlük ve dargınlık; anlam bakımından benzer oldukları için genellikle birbirleri yerine kullanılan terimlerdir. Bu terimlerin ortak birleşimi, herhangi bir olay karşısında iki ya da daha fazla kişi arasındaki iletişimin kesilmesidir.

Türkçede küslük olarak kullanılan kelimenin Arapça karşılığı hecr şeklindedir. Terimin buradaki kullanımı bir şeyi terk etmek ve ondan yüz çevirmek şeklindedir. Dini kaynaklarda küslükten bahsedilirken genellikle bu manaya yakın bir anlam kullanıldığı görülür.

Ayet ve hadisler ışığında dinde küslük kavramı ne şekilde işlenir?

İslam inancı evrensel olması bakımından tüm insanlığı kapsayan bazı temel ilkelere sahiptir. Bu ilkelerin başında; ahlak, adalet, yardımlaşma ve dayanışma yer alır. Bunların tümünün ortak noktası doğru şekilde insan ilişkisi kurmayı başarmaktır.

Dolayısıyla; tartışma, kavga ve küslük İslam inancında hoş karşılanmayan hareketler arasında yer alır. Müslümanlar da küskünlüğe yönelmemeleri noktasında sıklıkla uyarılırlar.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in pek çok hadisinde insanlara birbirleriyle iyi anlaşmaları tavsiye edilir. Söz konusu hadisi şeriflerden birinde şöyle buyrulur:

“Kin gütmeyin, birbirinize haset etmeyin, küsüp sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun! Bir Müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla dargın durması helal değildir. Birbiriyle küsenler içinde en hayırlı olan ilk defa selam verip barışandır.” (Buhari)

Bu hadisi şeriften de anlaşılacağı üzere dinde küslük tasvip edilen bir konu değildir. Salih bir kimse kin tutmaz ve din kardeşleriyle uzun süreli küs kalmaz. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed tarafından da dile getirildiği üzere küslüğü bitirip, ilk selam veren kişi de hayırlı olarak nitelendirilir.

Küslüğü sürdürmenin negatif etkileri neler?

Dargınlık ve küslük insan ilişkilerini zedeleyen ve hatta zaman zaman da bu ilişkilerin tamamen kopmasına neden olan hallerdir. Oysa insanın başta yakın çevresi olmak üzere diğer insanlara da ihtiyacı vardır. İslam inancı hoşgörü dini olarak anılması sebebiyle devamlı olarak insanlar arasındaki ilişkiyi korumayı hedefler. Küslüğün yasaklanması ve uzun süre sürdürülmemesi de bunu korumanın bir yoludur.

İnsanlarla iletişim kesmemeye yönelik pek çok hadisi şerifle karşılaşmak mümkündür. Din kardeşine üç günden fazla küs kalmamak ve sıla-i rahimi kesmemek bu hadislerden bir kaçıdır. Söz konusu hadislerden de anlaşılacağı üzere küslüğü başlatmamak ve olası durumda buna bir son vermekte Müslüman kişi için hayır vardır.

Dünya işleri ve geçici sebeplerden dolayı Müslümanların birbirine küsmesi dinen caiz sayılmaz. Bu işin hem dünyevi hem de uhrevi bazı negatif etkileri vardır. Küs kalmak başta olayın taraflarını, ardından da bu tarafların yakın çevrelerini huzursuz eden bir durumdur. Küslük sürdükçe taraflar arasında zaman içinde kin ve haset de doğabilir.

Küslüğün uhrevi boyutuysa dini kaideleri çiğnemek olarak nitelendirilebilir. Ayet ve hadislerde belirtildiği üzere küs kalmak insan açısından faydasız ve zararlı bir iştir. Dolayısıyla her iki bakımdan ele alındığında dargınlık ve küslük kişi için herhangi bir hayır taşımaz. Bu bakımdan ahlaki bir kusur ya da dini bir günah söz konusu olmadığı sürece küslük çıkarmakta herhangi bir yarar yoktur.