Dinimizde Kötülüğe Karşı İyilik

Manzara, denize açılan merdiven.
Clement Souchet-Unsplash

Dünya yaşamında karşılaşılan zorluklara karşı dinimizde kötülüğe karşı iyilik yapılması tembih edilir. Bu bağlamda hem Kur’an ayetlerinde hem de Hz. Muhammed’in bazı hadislerinde türlü uyarılarla karşılaşmak mümkün.

Konuyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Bir kötülüğün karşılığı ona denk bir davranıştır, ama kim bağışlar, düzeltme yolunu tutarsa onun mükafatını Allah verir. Şüphe yok ki O haksızlık edenleri sevmez.” (Şura Suresi, 40. Ayet)

İlgili ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere kötülüğe kötülükle aynı şekilde karşılık vermek insan için bir seçenektir. Ancak kötülüğe karşı iyilikle cevap vermenin Allahü Teala katındaki değeri farklıdır.

Yapılan kötülüklere ne şekilde karşılık verebiliriz?

İnsan için sınavların yaşandığı yer olan dünya hayatı türlü kötülük ve iyiliklerle donatılmıştır. Bu bağlamda, insanların birbirine karşı kötü işler yaptığı ya da zulmettiği de sıkça gözlenen bir durumdur.

Kötülüğe uğramış bir kişinin buna cevaben yapabileceği türlü seçenekleri bulunur. Bunlar; kötülüğe eşit bir biçimde cevap vermek, kötülüğe misliyle cevap vermek, sabretmek ve sessiz kalmak, bağışlayıcı olmak ve iyiliği tercih etmektir. Buradan da anlaşılacağı üzere kişi istediği cevabı vermekte özgürdür. Ancak dinimizde kötülüğe karşı iyilik yapılması övgüyü hak eden bir tavırdır.

Dinimizde kötülüğe karşı iyilik yapmanın faydaları nelerdir?

Kötülüğe karşı iyiliği seçmek ahlaki değerler açısından yüksek karşılığı olan bir davranış biçimidir. Haksızlığa ve kötülüklere karşı bu tarzda bir tavır takınmanın hem ferdi hem de toplumsal açıdan faydaları vardır. Buna göre, kötülüğü iyilikle karşılamanın ilk faydası düşmanlıkların ileri boyuta taşınmasını önlemektir. Bu sayede taraflar arasındaki tartışma kin gütmeden sona erebilir.

Uğranan kötülüğe iyilik yaparak cevap vermenin ferdi faydasıysa, nefsin körlenmesidir. Kin, öfke ve intikam gibi duygular kişinin nefsinden doğan kötü hasletlerdir. Bunları yenmenin ve bastırmanın bir yolu da kötülüğe karşı iyilik eli uzatmaktır. Bu duruş, İslam öğretileri içerisinde Allahü Teala’nın mükafatlandıracağı bir tutumdur. Bu bakımdan kişinin ahiret yaşamında huzura ermesine de yardımcı olur.

Hz. Muhammed kötülüklere karşı ne yapmıştır?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed yüksek ahlaki vasıflar taşıyan bir kimsedir. Yaşamı boyunca sergilediği duruşla da Müslümanların en güzel örneği olmayı başarmıştır. Kendisi hakkında aktarılan rivayetlerde Hz. Muhammed’in; güvenilir, adaletli ve bağışlayıcı olduğuna dair vurgular vardır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ömrü boyunca kötülükle mücadele ettiği bilinir. Bu mücadelede adaletten şaşmadığına ve affedici olduğuna da dikkat çekilir. Bu bağlamda kendisinin kötülük yapanların bu davranışlarını yüzlerine vurmadığı bilinir.

Sahabiler tarafından aktarılan bazı rivayetlerde, Hz. Muhammed’in kendisini öldürmek isteyenleri dahi affettiği söylenir. Hatta, kötü sözlere aynı şekilde karşılık veren zevcesi Hz. Aişe’yi de yumuşak sözlü olması için uyardığı aktarılır. Buradan da anlaşılacağı üzere Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, kendisi ölsün isteyenler için bile son derece bağışlayıcıdır. Bu kimselerin cezasını vermesi içinse Allahü Teala’ya sığınmaktadır.

Sonuç olarak, dünya yaşamı uzun ve beklenmedik olaylarla doludur. Bu yaşamı paylaştığımız diğer insanlardan kimi zaman kötülük görmemiz de doğal bir olaydır. Bu olaya karşı verilen cevapsa kişinin hem ahiret hem de dünya yaşamı açısından oldukça önemlidir.

Kötülüğe karşı kötülük etmek bir seçenektir. Fakat bu şekilde davranmak tarafların husumetini artırarak nefisle hareket edilmesine sebep olur. Kötülüğe karşı iyilikle cevap vermekse ancak ahlaklı kişilerin yapabileceği bir iştir. Böyle kimseler nefislerini bastırarak kötü hasletlerden arınmaya başlarlar.