Dinimizde özrü kabul etmemek nasıl değerlendirilir?

Psikoloji Contributor
Ahlak
özrü kabul etmemek
Drew Hays-Unsplash

Kişi, kendisine karşı yapılan hatalardan sonra dilenen özrü kabul etmemek seçeneğine sahip olur. Ancak hata yapan ve gaflete düşen kimseler yaptıkları işlerden dolayı pişmanlık duyabilir. Böyle durumlarda özürleri kabul etmek, yanlışları affetmek büyük bir erdem haline gelir.

Yapılan hatalarda özür dilemek neden önemlidir? İnsanın sahip olması gereken ahlak kurallarından biri ne zaman özür dilemesi gerektiğini bilmesidir. İletişimi kolaylaştıran, toplumun yararına yapılan bir davranış olan özür dileme eylemi kişinin imanını arttırır. Hatalarının farkına varan ve yeniden tekrarlamayan bir birey haline getirir. İnsanı aşağılamak yerine yücelten bir erdeme sahip olunmasını sağlar.

İnsanlar, dünyaya yalnızca sevap işlemeleri için gönderilen canlılar değildir. Hata yapmak, yanlış kararlar vermek, istemeden de olsa günaha karışmak oldukça doğaldır. Ancak bu davranışların sonucunda nasıl davranılacağını bilmek daha önemlidir. Gerçekten üzülerek ve pişmanlık hissederek özür dilemek, kırılan kişinin gönlünü almak gerekir.

Özür, yalnızca insanlar arasında dilenmesi gereken bir davranış değildir. İnsanlar Allah’a karşı olan sorumluluklarını yerine getirmedikleri için pişman hissedebilir, yaptıkları günahlardan ve mekruhlardan dolayı üzülebilir. Bu durumlarda Allah’tan özür dilemek, tövbe etmek, aynı davranışı tekrarlamaktan kaçınmak gerekir.

İslamiyet’te kusurları örtmek, yapılan ayıpları gizlemek insana pek çok fazilet verir. Özür dileyen kişi yaptığı hatayı yenilemeyerek Allah’ın sevgisini kazanırken özrü kabul eden kişi affetme yüceliğini gerçekleştirir. Özrün kabul edilmesi iki kişi arasındaki bağları güçlendirerek güven ortamının oluşmasını sağlar.

Özrü kabul etmemek kişiye nasıl yükümlülük verir?

Özür dilemek ve özrü kabul etmek Allah’ın seveceği davranışlar arasındadır. Özrü kabul etmeyen kişiler için de bazı yükümlülükler bulunur. Bu durum, kişinin kalbindeki sevginin azalması, kötü davranışları daha kolay gerçekleştiren biri olmayı sağlar.

Yaptığı işlere mazeret gösteren ve pişmanlık duyan kişilerin özürlerini kabul etmek Hz. Muhammed’in sünnetleri arasında yer alır. Özrü bilerek kabul etmeyen kişiler bir sünnete karşı çıkmış, İslam’ın tavsiye ettiği affedici olma özelliğini yerine getirmemiş olur. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“Özrü kabul etmeyen, özür dileyenin günahını yüklenmiş olur.” (İbni Mace) Bu nedenle özrü kabul etmemek yapılan işin günahını üstlenmek anlamına gelir.  Özrü kabul etmekse yapılan hataların üstünü örtmeyi sağladığı için kişiye pek çok fazilet verir. Dilenen özür kabul edilmediğinde mekruh işlenmesine de neden olabilir.

Kendisinden dilenen özrü kabul etmeyen kimseler cennetten uzaklaşırlar. Fakat özrü kabul eden kimseler iyi bir işi yerine getirdikleri için sevap kazanırlar. Hem başkasının ayıbını örtmüş hem de kalbindeki kötü duyguları uzaklaştırmış olur. Allah’ın affediciliğini öğrenmek ve öğretmek açısından özürleri kabul etmek gerekir.

Özür dilemenin fazileti nedir?

Allah işledikleri pek çok günaha rağmen samimiyetle tövbe eden kullarını affeder. Bu nedenle affetmek Allah’a ait olan, insanlar tarafından da yerine getirilmesi gereken güzel bir davranıştır. Allah, kendisinin rızasını kazanmak için affeden ve özrü kabul eden insanların günahlarını bağışlar. Allah’ın sevgisini kazanmak için gerektiği durumlarda özür dileyen kişilerin özürlerini kabul etmek gerekir.

Özrü kabul etmeyen kimseler cennette yer alan Kevser havuzuna gidemezler. Ancak özrü kabul eden kişiler bu havuzdan su içebilirler. Kişilerin mazeretleri, pişmanlıkları veya hatayı yapma sebepleri sorulmadan dilenen özrün kabul edilmesi oldukça faziletlidir. En büyük fazileti ise Allah’ın affediciliğini kazanmak, salih bir amel işlemiş olmak olarak kabul edilir.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.