Dinlemeyi bilmek neden çok önemli?

Eğitim Contributor
iki erkek konuşuyor
ChrisRedan-Dreamstime

İnsan devamlı iletişim halinde olan bir varlık olduğundan konuşmak kadar dinlemeyi bilmek de önemlidir. Zaten dinlemenin önemi üzerine hem dini hem de ahlaki bakımdan pek çok tavsiyeyle karşılaşmak mümkün. Kur’an-ı Kerim’in bir bölümde işitme ve itaatin bir kulluk vazifesi olduğu yönünde işaret de vardır.

İslami bakımdan dinleme ahlakı nedir?

Dinimizde günlük yaşamla alakalı pek çok konunun ahlaki bir boyutu vardır. Konuşma ve dinleme ahlakı da bu noktada ele alınan hususlardan biridir. Söz konusu durumda dinleme, işitmekten farklı bir mahiyettedir. Çünkü kulağımızla duyduğumuz tüm sesler işitme olarak ele alınabilir, oysa dinlemek aynı zamanda anlamak manası taşır.

Anlamak manasında kullanılan dinleme eylemi, kişinin karşısındakini anlama ve benimseme çabasıdır. Bu çabanın bir sonucu olarak kişi; duydukları arasındaki farkı anlar, uyarıyı fark eder ve bunu ciddiye alır. Kısacası, yüksek bir farkındalık kazanmış olur. İnsan ilişkilerinde çıkan pek çok karmaşanın sebebi dinlemek yerine devamlı konuşmayı tercih etmektir. Dolayısıyla dinlemeyi bilmek her açıdan ahlaki ve faydalı bir beceridir.

Kur’an’da dinlemeyi bilmek hakkında ne buyrulur?

İslam’ın kutsal kitabı ve Müslümanların karanlık yoldaki feneri olan Kur’an-ı Kerim içerisinde ibret almak isteyenler için pek çok bilgi yer alır. İnsanlar içerisinde dinlemeyi bilenler içinse bir müjde verilir. Söz konusu ayeti kerime içerisinde şöyle buyrulur:

“Sahte tanrılara kulluk etmekten kaçınan, yüzünü ve özünü Allah’a çevirenlere müjdeler olsun! Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz’an sahipleri de onlardır.” (Zümer Suresi, 17 ve 18. Ayet)

Bu ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere Müslümanlar arasından dinlemeyi bilenler için çokça müjde ve hayır vardır. Yalnız burada dinlemeyi bilmenin yanı sıra söylenenler arasından doğruyu ve güzeli bulup, buna uymak da önemlidir. Böyle davranan kimseler ayeti kerime içerisinde akıl ve iz’an sahibi olarak tasvir edilmiştir.

Sözü dinleyip, en güzeline uymak ne demektir?

Dünya yaşamı, Allahü Teala tarafından yaratılan tüm insanlar için farklı imtihanlarla doludur. İnsanın yaradılış gayesi Allah’a kulluk etmektir. Kendilerine dünyadaki fani ömürlerini kullanmak ve kulluk vazifelerini layığı ile yerine getirmeleri içinse, diğer varlıklardan farklı olarak, akıl ve irade verilmiştir.

İnsan; iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı ve günahla sevabı ayırt edebilecek becerilere vakıftır. Dolayısıyla kişi başına gelenleri analiz edebilir, dinleyebilir ve sağ duyusu ile seçimlerine yön verebilir. Zümer Suresi içinde de bahsi geçtiği üzere sözü dinleyip, en güzeline uymak yine kişinin kendi elindedir. Bu noktada gerektiğinde düşünmek ve dinlemek, gerektiğindeyse konuşmayı bilmek gerekir.

Dinlemenin önemi yalnızca dini kaynaklarda değil aynı zamanda atalarımızın tecrübelerinde de değinilen bir konudur. Bu bakımdan, çokça dinleyen ve olabildiğince az konuşan insanlar erdemli sayılmışlardır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in konuşma adabı incelendiğinde de kendisinin buna benzer biçimde davrandığı görülebilir.

Dinimizde; çok ve boş konularda konuşma, yüksek sesle konuşma ve bir başkası konuşurken onun sözünü kesme gibi davranışlara hoş yaklaşılmaz. Bunun tam zıddı olacak şekilde Müslümanlara tevazu içinde olmaları, az konuşmaları ve bolca dinlemeleri tavsiye edilir.

Bu şekilde davranmak hem dünya işleri hem de ahiret işleri konusunda insan için daha yararlıdır. Yalnız, bahsi geçen dinlemek ve işitmek terimleri arasındaki anlam farkının iyice benimsenmiş olması gerekir.