Doğru Beslenme ve Diyet

saglikli_yemek_brooke_lark_unsplash.
Sağlıklı bir beden, sağlıklı beslenmeden geçer. Fotoğraf: Brooke Lark-unsplash.com

Fizyolojik ve psikolojik açıdan sağlıklı olmanın en önemli faktörü doğru beslenme ve diyet alışkanlıklarıdır. Dünya Sağlık Örgütü araştırmalarında ölümle sonuçlanan vakaların %70’inin kanser, felç ve kardiyolojik hastalıklardan kaynaklandığı görülür. Bu hastalıkların %50’sinin sebebi de ne yazık ki yanlış beslenme alışkanlıkları olarak ifade edilir. Bu bağlamda hem bilimsel araştırmalar hem de İslami kaynaklarda doğru beslenmenin sağlık üzerinde temel unsur olduğu kabul edilir.

Doğru beslenmenin sağlığıma olumlu etkileri

Doğru beslenme ve diyetin tanımı; tüm besin gruplarının dengeli bir biçimde ve yeterli miktarda tüketilmesidir. Besin gruplarından birine ağırlık vererek beslenmek, yetersiz besin almak ya da çok fazla yemek tüketmek, sağlık açısından problem oluşturan sebepler arasındadır. Peki, doğru beslenirsek vücudumuzda ne gibi olumlu değişiklikler yaşanır?

Vücut gelişimimiz normal ilerler ve hücreler daha kolay onarılır.

Bağışıklık sistemi güçlü olduğu için çoğu hastalık hafif atlatılır.

Tırnak, saç ve cilt yüzeyi son derece sağlıklı görünür.

Eksik ya da fazla besin alınmadığı için aşırı zayıf ya da kilolu olunmaz.

Çalışma verimi yüksektir, unutkanlık problemi yaşanmaz.

İslam’da doğru beslenmenin önemi büyük…

Kur’an-ı Kerim, Müslüman’ların hem dini hem de sosyal açıdan her türlü konuda başvurabileceği bir kaynaktır. Bu bağlamda, Kur’an-ı Kerim’de temiz olan şeylerin Müslüman’lara helal olduğu konusuna değinilmektedir. Yani İslamiyet’te doğru beslenme kavramı temizlik ve helal olma durumlarına göre değerlendirilir. Kur’an’da: “Allah size yalnızca murdar eti, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkasının adına kesilmiş olanı haram kıldı. Ama biri zorda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça kendisine günah yoktur.” (Bakara Suresi, 173. Ayet) buyrulmuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere murdar eti ve domuzla alakalı her türlü besin insana haram kılınmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de yer alan helal ve haram kavramları günümüzün bilimsel araştırmalarında da desteklenir. Bu bağlamda Kur’an’da yasak olan domuz etinin tenya gibi problemlere sebep olduğu, alkol ve uyuşturucunun da vücuda sayısız zararı olduğu ispatlanmıştır.

Allah, insanın vücuduna bilerek zarar vermesini de yasaklamış ve bu yiyeceklerden uzak durulmasını emretmiştir. İslami inançlara göre, bir insanın bedeni kendisine emanet edilmiştir. Bu bağlamda emanet verilen bedene iyi bakma sorumluluğu taşınmaktadır. Sağlıklı beslenmek de bu sorumluluğun yerine getirilmesi için olmazsa olmaz bir kuraldır.

Peygamberimiz’in beslenme alışkanlığı nasıldı?

Hz. Muhammed (S.A.V), Kur’an-ı Kerim’i Müslüman’lara tebliğ etmenin yanı sıra buradaki uyarıları da kendi yaşamına birebir uyarlamıştır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz’in helal olan yiyeceklerden beslendiği ve müminlere de helal kazanç konusunda öğütler verdiği görülmektedir. Bunlara bakarak; Hz. Muhammed’in yemek yemeden önce ellerini yıkadığı, sonra da taze ve temiz besinleri tükettiği dikkat çeker.

Günümüzde artarak yayılan obezitenin temelinde aşırı besin tüketimi yatmaktadır. Oysa İslam Peygamberi, yemekten doymadan kalkar ve çevresindekilere de bunu tavsiye ederdi. Yapılan tıbbi araştırmalar, aşırı yemenin hazımsızlık başta olmak üzere farklı sindirim sistemi problemlerini tetiklediğini kanıtlamaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere yeteri miktarda beslenme, sağlıklı olmanın ilk adımıdır. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz “Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe ve üçte birini de nefese bırakınız.” (Tırmizi) buyurmuştur.

Hz. Muhammed’in (S.A.V) yemek seçmediği ve yapılan yemeği de eleştirmediği bilinmektedir. Ancak kendisi şifalarını da göz önüne alarak bazı besinleri övmüştür. Günümüzde sağlık üzerindeki iyi etkileri kanıtlanan bu besinler; bal, sirke, çörek otu, hurma ve üzüm olarak sıralanmaktadır. Hz. Muhammed yenilen ve içilen tüm gıdaların insan davranışını etkilediğini bilirdi. Bunun için de Allah’a bunların hayırlı işlere vesile olması için dua ederdi.

Uzmanlar tarafından Covid-19 salgın hastalığıyla baş edebilmenin en önemli yolunun, bağışıklığımızı güçlendiren besinler tüketmek olduğu bildirildi. Dolayısıyla özellikle bugünlerde bu uyarıları dikkate alıp, sağlıklı, dengeli ve ölçülü beslenmeliyiz.