Dua ve İncelikleri

ID 140790244 © Serif Fejzic | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 140790244 © Serif Fejzic | Dreamstime.com

Kul ile Allah arasındaki en güçlü bağdır dua. Öyle bir bağ ki görünmeyen ama varlığı bazı anlarda hücrelere kadar hissedilebilen. Her ne kadar hissi yoğunluk esas olsa da her ibadetin usul adap ve incelikleri olduğu gibi elbette duanın da nasıl olması gerektiği konusunda hem Kur-an’ı Kerim de hem hadis kaynaklarında bilgiler yer alır.

Acizlik içindeki insanın tüm benliği ile Allah’a yönelmesi, maddi manevi tüm isteklerini yalnızca Allah’a yöneltmesi bu güçlü bağı sürekli ve güçlü kılar. Kur-an’ı Kerim’de ki şu ayet şöyle der: “De ki: “Duanız olmasa, Rabb’im sizi ne yapsın? ” (Furkan Suresi, 77. Ayet)

Rabb’imiz bizden dua ile sürekli ona yönelmemizi ve sadece ondan istememizi ister. Böylece acizlik içinde olan insanın nefesi olduğu sürece umudu hiç tükenmeyecektir. İnsan en umutsuz en düşkün olduğu anda her dertten her musibetten her günahtan büyük olan yüce Allah’a yönelmelidir. Yüce Allah ilahi kelamında bize böyle yol gösterir. Buna karşın insanoğlunun yaratılış olarak da ne kadar aceleci olduğu Kur-an’ı Kerim’de şu ayet ile belirtilmiştir:

“İnsan, hayra dua eder gibi, şerre dua etmekte (hayrı ister gibi şerri istemekte)dir. İnsan pek acelecidir” (İsra Suresi, 11. Ayet).

Belli ki bu da kulun terbiye etmesi gereken yanlarından biridir. Dua edince de hemen olsun bitsin duaları kabul olsun ister insan. Oysa ilahi düzende her şey olması gerektiği zamanda ve yerde olacaktır. Burada çarpıcı olan gerçek duamızın niteliğidir. Bilmeden belki de şerli bir şey istiyor olmamızdır. Tek başına bu ayet bile duanın ne kadar özel ve incelikli bir şey olduğunu anlatır. Diğer taraftan sabır ile beklemek duanın sonucunu görmek zor bir bekleyiştir insan için. Burada da kuldan istenen “sabır”dır. İçten ve yalvararak edilen dualardan sonra şimdi yıkılmadan yola devam etmeli ve sabır ile beklenmelidir. Sabır da dua ile istenir:

“Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve bizim canlarımızı Müslümanlar olarak al.” (A’raf Suresi, 126. Ayet)

Sürekli isteyen yalvaran insana Hz. Nuh’un dilinden dökülen şu güzel ve anlamı çok derin olan dua da öğretilir Kur’an-ı Kerim’de : “Rabbim! Şüphesiz ben hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten yine sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum.” (Hud Suresi, 47. Ayet)

Ve dua ile ilgili muhteşem ayetlerden biri de şudur : “Rabb’inize yalvararak ve gizlice dua edin, çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.”(Araf Suresi, 55. Ayet).

O gizli yol ki el açıp “Allah’ım elimden gelen budur” demek, acizliğini boyun bükerek göstermek, her şeyin Allah’ın mülkünde ve idaresinde olduğunu bilerek, ondan kendine bir lütufta bulunmasını istemektir. O haddi aşanları sevmez! İnsandan istenen duası kabul olunca da kendisine lütfedilenin yine kendine ait olmadığını bilerek yaşamasıdır. Dua üzere yaşamak ve hayra olan dualarımızın kabulünü umarak Kur’an’dan bazı dua örnekleri ile yazımızı bitirelim;

“Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Bakara Suresi, 201. Ayet)

“Rabb’imiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabb’imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabb’imiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!” (Bakara Suresi, 286. Ayet)

“Ey Rabb’im! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; Ey Rabb’imiz! Duamı kabul et!” (İbrahim Suresi, 40. Ayet)

 

 

 

 

.