Bacıyan-ı Rum Teşkilatı Nedir?

Photo 42560290 © Dagobert1620 - Dreamstime.com

Bacıyan-ı Rum Teşkilatı kavramını kısaca şu şekilde açıklayalım. Anadolu’nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlayan dört teşkilattan biridir; kelime anlamı olarak “Anadolu Bacıları” demektir. Dünyanın ilk kadın teşkilatıdır. Bacıyan-ı Rum Teşkilatı, Anadolu’nun maddi ve manevi gelişiminde büyük hizmetleri olan Ahilik teşkilatına bağlı bir kadın örgütlenmesidir.

Bacıyan-ı Rum, Ahilik teşkilatını kuran Ahi Evran’ın Hanımı Fatma Bacı tarafından 13. yüzyılda kurulmuştur. Fatma Bacı’nın yaşadığı dönem, siyasi çalkantıların yoğun olduğu bir dönemdir. Toplumda etkin rolü nedeniyle Moğol istilası sırasında esir düşmüştür.

Rükneddin Kılıçaslan, Hülagü Han’dan Moğol esiri Fatma Bacı’yı serbest bırakmaları için girişimde bulunmuş ve Fatma Bacı serbest bırakılmıştır. Hacı Bektaş-ı Veli, talebesi olan ve ilminden istifade eden Fatma Bacı’ya kendisinden sonra postnişini bırakmıştır. Anadolu’da abdalların piri Hacı Bektaş-ı Veli, Anadolu’da Abdalların piri olarak kabul edilirken; Fatma Bacı da Bacıların piri olarak kabul görmüştür.

Bacıyan-ı Rum Teşkilatı ve kazandırdıkları nelerdir?

Anadolu Selçuklu zamanında esnaf ve zanaatkarların dahil olduğu, hem dini hem mesleki eğitim verildiği Ahiler birliği; üretilen malı kontrol ettikleri gibi üreticiyi de yetiştirirlerdi. Taşıdıkları Tasavvufi boyut nedeniyle Anadolu zanaatkarlarının dini hayatlarına yön verirlerdi. Ahlaki ve mesleki eğitimin yanında dini ve ahlaki eğitime de önem verdiler. Bacıyan-ı Rum da kadınlar arasında aynı görevleri üstlenmişlerdi. Bacıyan-ı Rum teşkilatı, Ahilik örneğinde olduğu gibi çalışmalarını sadece maddi unsurlar için yapmamış, İslami değerler ışığında ona maneviyat katmış ve bu ruhu eyleme dönüştürmüştür.

Bacıyanlar ekonomiye katkısı nasıl olmuştur?

Ekonomi, eğitim ve sosyal alanlarda maddi ve manevi yapıyı birbirine harmanlayarak Anadolu’yu Anadolu yapan yapının özünü ortaya koymuşlardır. Bacıyan-ı Rum Teşkilatı, kadınlar arasındaki yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluk ve merhamet duygusunun Anadolu’da gelişmesine katkı sağladığı gibi Türk dilinin, Türk kültürünün ve İslam anlayışının kadınlar arasında yayılmasını da hızlandırmıştır.

Anadolu Bacıları olarak da anılan Bacıyan-ı Rum’a mensup olanlar yerleştikleri en ücra yerlerde dahi o bölgenin halkıyla kısa sürede kaynaşmış, hanımlar arasında dini konularda otorite olmuşlardı. Ahi zaviyesinde gelen konuklara yemek hazırlamada, savaş zamanlarında ordunun ihtiyacı olan elbise ve savaş malzemelerinin bakımında ve onarımında önemli görevler üstlenmişlerdi. Bacıyanlar bulundukları topluluktaki kadınları organize ederler, bakıma muhtaç yaşlıları gözetir, ihtiyaç sahibi evlenecek genç kızlara yardım eder, çeyizlerini düzer, onları evlendirirlerdi. Yetim çocukların bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesinden de Bacıyan-ı Rum sorumluydu.

Bacıyanlar aynı zamanda eli iş tutan, zanaat bilen kadınları çadır, halı ve kilim dokuması, nakışçılık, örgü, ip ve ipek üretimi dallarında yetiştirirlerdi. Bacıyan-ı Rum, üyelerine şu telkinde bulunurlardı: “İşine, eşine, aşına sahip ol.” İşine sahip ol, bilgini becerini geliştir çalış ki yuvanın düzeni olsun. Eşine sahip ol ki, yuvasına bağlı olsun. Tasarruf et, savurgan olma ki aşın ocağın devamlı tütsün.”

Türk örf ve adetlerinin, maddi ve manevi değerlerinin genç kuşaklara aktarımı konusunda Bacıyan-ı Rum teşkilatının etkisi büyüktür. Anadolu insanı ortaya koyduğu güçlü yapısıyla köklü bir medeniyet inşa etmiştir. Anadolu medeniyetinin inşasında kadınların ve Bacıyanların etkinliği, hiç şüphesiz yadsınamaz bir öneme sahiptir. İslamiyet’in kabul edilmesiyle beraber kadınlar yaşadığı toplum tarafından değer kazanmaya başlamıştır. Ancak, Türk kadınları, tarih boyunca toplumun her katmanında etkin bir rol oynamıştır.

Aile yönetiminden devlet yönetimine kadar her alanda aktif görev almıştır. Tarihi Orta Asya’ya uzanan Türk kadını Anadolu’ya köklerini yansıtmış, geçmişten gelen aktif rolünü, İslam’dan aldığı güçle Anadolu’da “Bacıyan-ı Rum” adında dünyanın ilk kadın teşkilatını kurarak kurumsallaştırmıştır.