“Dünyasını ve Ahiretini Kaybeden Kişiler”den Olmayalım!

ID 3817918 © Konstantin Sutyagin | Dreamstime.com
ID 3817918 © Konstantin Sutyagin | Dreamstime.com

Dünya ve ahiret hayatı tüm Müslüman alemi için önemli ve dengede tutulması gereken bir durumdur. Kendini dünya hayatına kaptıran Müslümanların ahiret hayatı, kendini ahiret hayatına kaptıran insanların ise dünya hayatı kötü olacaktır. Bu sebeple dünya işlerini yaparken aynı zamanda ahiret hayatı düşünülmelidir.

Sevap işleyerek, iyilik yaparak, günahtan ve kötülüklerden kaçarak güzel bir dünya hayatı yaşamak, dünya hayatını yaşarken de ahiret hayatı için güzellikler yapmak mümkündür. Hac suresi 11. ayette de bu durumdan bahsedilmektedir.

Hac suresinin önemi ve 11. ayeti: Hac suresinin bir kısmı Mekke’de diğer kısmı ise Medine’de inmiştir. Hac ibadetinden bahsettiği için bu ismi almıştır ve 78 ayetten oluşmaktadır. Hac suresinde kıyamet gününün dehşetinden, öldükten sonra dirilmekten, ahiret hayatından, hac ve kurban ibadetlerinden bahsedilmektedir. Ayrıca insanlara dünya ve ahiret hayatının bilincinde olması için uyarı yapılmıştır.

Hac suresinin 11. ayetinde “Yine insanlar içinde kimileri vardır ki, Allah’a şartlı olarak kulluk eder; öyle ki kendisine bir iyilik denk gelirse bundan pek memnun olur, ama başına bir imtihan sıkıntısı gelse hemen yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da âhiretini de yitirmiştir ve apaçık hüsran işte budur.” buyurulmuştur.

Dünyasını ve ahiretini kaybeden kişiler kimlerdir? Hem dünya hayatını hem de ahiret hayatını kaybeden kişiler şükretmeyi bilmeyen kişilerdir. Allah’ın kendisine yaptığı iyilik karşısında mutlu olan fakat imtihanla karşılaştığı zaman Allah’a yüz çeviren kişilerdir.

Bu kişiler iyi olaylarla karşılaştığı sürece çok mutlu fakat kötü olaylarla karşılaştıkları durumlarda çok şikayetçidirler. Dünya hayatına kapılmışlardır ve ahiret hayatını düşünmezler. Kıyamet günü yaptıkları şeylerle hesaplaşacaklarını unutarak yalnızca güzel zaman geçirdiklerinde Allah’a iman eden, onu seven ve onu öven kişilerdir. İyilikler karşısında Allah’a şükretmezler ve kötü olaylar karşısında sabır istemek yerine şikayet eden, halinden memnun olmayan, daha kötüsünü yaşamadığı için şükretmeyen insanlardır.

Hz. Muhammed’in dünyasını ve ahiretini kaybedenler için hadisi: Peygamber efendimiz dünya ve ahiret hayatında denge kuramamış, şükretmemiş, dünya hayatını yaşarken ahiret hayatını unutmuş olan insanlar için uyarıda bulunmuştur. Hz. Muhammed “Ne dünyası için ahiretini, ne de ahireti için dünyasını terk eden -her ikisinden de nasibini almayan kimse- sizin hayırlınız değildir. Çünkü, ahiretin ulaşım ve hazırlık yeri dünyadır. İnsanlara yük olmayınız.” (İbn Asakir) buyurmuştur.

Dünyasını ve ahiret hayatını kaybeden insanlar yaşadığı hayatta yaptıklarının sonucu kıyamet gününde ödeyeceklerini hatırlamamaktadır. İki hayatı dengede tutmaları gerektiğinin farkında değillerdir. Bu dünyada yapılan her iyi davranışın ve kötü davranışın onları ahiret hayatına hazırladığını düşünmezler, buna göre davranmazlar.

İslam dininde iki dünya da iç içedir, bu düzeni korumak yaratılışımızda olan bir gerekliliktir. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.” (Kasas 28/77) buyurulmuştur.

Kişi, şeytana uymayarak kendini sapkın yola düşürmemeli ve doğru yoldan sapmamalıdır. Allah’ın verdiği nimetlere şükrederek ve imtihanlarına karşı şikayet etmeyerek iki dünyasını da kaybetmemelidir. Bu kişiler dünyada da kötü hayat yaşayacağı gibi, ahiret hayatında da cehennem azabını boylayacaktır. Kendilerine doğru yolu gösteren Kur’an-ı Kerim’e uymalı ve Allah yolundan ayrılmamalılardır. Böylece hem ahiret hem de dünya hayatında azap çekmezler, huzur ve mutluluğa ererek cehennem azabından kaçarlar.