Duygusal açlık belirtileri ile nasıl başa çıkılır?

Zihinsel Sağlık Contributor
hamburger patates kızartması
Mike-Unsplash

Vücutta yaşanan duygusal açlık belirtileri hemen hemen her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Hissedilen yoğun duygulardan kaynaklı olan bu durumun önüne geçmek için izlenebilecek pek çok yol vardır. Ancak bu esnada fiziksel ve duygusal açlık arasındaki farklar iyi bilinmelidir.

Duygusal olarak açlık nedir?

Aslında tok olunduğu halde hissedilen açlık hissiyle yemek yemek duygusal açlık olarak tanımlanır. Genellikle yoğun olarak hissedilen öfke, hüzün, can sıkıntısı gibi durumlar nedeniyle ortaya çıkar. Ani şekilde ortaya çıktığı için fiziksel açlıkla birbirinden ayrılması kolaydır.

Tokken yenilen yemeklerde tatlıya yönelme ihtiyacı vardır. Aslında duyguların açlıkla ve yemekle bastırılması istendiği için hızlı ve kontrolsüz tüketimler gerçekleşebilir. Ancak yemeğin hemen ardından bir pişmanlık hissi belirdiği için kişinin kendini kötü hissetmesine neden olur.

Bir yeme bozukluğu olan duygusal açlık, tokluk hissini yok edebilir. Aniden yemek yendiği fark edildiğinde tokluk hissiyle beraber mide bulantısı da görülebilir. Fazla alınan kalorilerden dolayı halsizlik, yorgunluk, tansiyon ve kan şekerinde ani yükselmeler meydana gelebilir.

Çocuklarda duygusal açlık belirtileri nasıl ortaya çıkar?

Yaşanan olumsuz olaylarda çocukların duygularını kontrol edebilmeleri oldukça zordur. Aile içindeki tartışmalar, sosyal ortamdaki huzursuzluklar nedeniyle kendilerini yemeğe verebilirler. Sevilmediklerini hissettikleri, kendilerini yetersiz gördükleri zamanlarda duygusal açlık belirtileri gösterebilirler.

Gelişim evresinde olan çocukların sağlıklı beslenebilmeleri oldukça önemlidir. Duygusal açlıktan kaynaklanan açlık hissiyle yediklerini kontrol edemeyecekleri için hızlı kilo artışı yaşanabilir. Bunun beraberinde başka sağlık sorunları da meydana gelebileceği için ailelerin çocukların beslenmeleri konusunda dikkatli olması gerekir.

Tok olduğu halde birden acıkan çocuklar, gördükleri tatlı yiyecekleri hızla yemeye başlarlar. Ancak suçluluk duygusu hissetmeyebilir, yaptıkları yanlışın farkında olmayabilirler. Fiziksel ve duygusal açlık arasındaki farkları anlamayacakları için yalnızca kendilerinin aç olduğunu düşünerek yemek yiyebilirler. Çok sık tekrarlanabilen bu durumlarda bir uzmandan destek alınması çocuklara fayda sağlar.

Yiyeceklerle ödüllendirilen veya cezalandırılan çocuklarda duygusal açlığın görülme oranı daha yüksektir. Herhangi bir yiyecekle aralarında bağ oluştuğu zaman o yiyecekten tamamen kaçma veya sürekli yeme eğilimi gözlemlenebilir. Onların sağlıklı ve dengeli beslenmelerine özen gösterilerek, yemeklerle duygusal bağ kurmalarına engel olunmalıdır.

Görülen belirtilerin kaybolması için neler yapılabilir?

Ani açıklık hissi duyulduğunda ilk yapılması gereken gerçekten aç olup olunmadığını sorgulamaktır. Son yemek yenilen saate ve ne kadar yemek yendiğine bakılarak bu sorunun cevabı kolayca verilir. Yemek yemeden önce sakinleşmek adına on dakika beklenmesi gerekir. Bu sayede açlık hissi kaybolmazsa kişinin fiziksel anlamda aç olduğu ortaya çıkar.

Spor, yoga, meditasyon gibi bedeni kullanarak yapılan sakinleşme hareketleri açlıkla başa çıkmayı kolaylaştırır. Yine de dayanamayarak yemek yendiği zaman kötü hissetmek yerine bir sonrakinde daha dikkatli olunması gerektiği düşünülmelidir. Yakın çevreden konuyla ilgili destek alınması sürecin daha kolay ilerlemesine yardımcı olur.

Stresli anlarda yemeğe başvurmanın bir çözüm olmadığı kabul edilmelidir. Zorluklar yemek yendiği zaman geçmeyeceği için rahatlamaya çalışmalıdır. Yemek yeme ihtiyacına neden olan ana problemin çözülmesi yeme bozukluklarının önüne geçebilir.

Kısaca, duygusal açlık her yaş grubunda görülebilen ve yoğun hissedilen duygular nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur. Kontrol edilmesi mümkün olan bu yeme bozukluklarında uzmanlardan destek alınabilir. Bireyin tek başına yemek yemeyi durdurması da mümkündür. Önemli olan nokta hissedilen açlığın duygusal mı fiziksel mi olduğuna karar vererek harekete geçmektir.