Edepsizliğe Karşı Sabretmenin Dinimizdeki Yeri ve Önemi Nedir?

ID 135687496 © Ricky Tozz | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 135687496 © Ricky Tozz | Dreamstime.com

Edep, en genel manası ile toplumun geleneklerine ve ahlaki değerlerine uygun tutum ve davranışlar olarak nitelendirilen bir terimdir. Kur’an-ı Kerim içerisinde bu terimin doğrudan kullanılmadığı görülür. Ancak, İslam edebe ve edepli çocuklar yetiştirmeye son derece önem veren bir inanç sistemine sahiptir.

Edep, yazılı kurallar ile desteklenmez. Ancak toplumun önceki nesillerinden aktarılan bazı prensipler zaman içerisinde korunur ve yazılı olmasa bile büyük bir değer görür. Bu bakımdan edebi hem dini hem de ahlaki prensipler olarak nitelendirmek mümkündür.

İslamiyet’te kabul gören edep kuralları nelerdir? Gerçek Müslümanların yaşamlarındaki ölçülerin her biri aslında bir edep kuralıdır. Bu bağlamda, insanlar arasındaki her türlü ilişkide doğru hitap sözcüklerini kullanmak; kişinin edebinin en basit örneğidir. Edepli bir kimse, anne ve babası başta olmak üzere; büyüklerine, eşine, din kardeşlerine ve çocuklarına nasıl seslenmesi gerektiğinin bilincindedir. Bunu yaparken kelimelerini özenle seçer ve büyüklük küçüklük tarzındaki yaş ayrımlarına da takılmaz.

Gelişen dünyada özellikle genç olarak nitelendirilen yaş grubunda, konuşma dilinin gitgide bozulduğu dikkat çekmektedir. Bu bozulma ilk etapta masum gibi gözükse de aslında bütün toplumu etkiler. Dili bozulan bir toplum, zaman içerisinde köklerinden tamamen uzaklaşmaya başlar. Bu sebeple Müslüman kimselere düşen temel vazife edebini ve ahlakını yaşamın her döneminde korumaya çalışmasıdır.

Edepli bir kimsede hitabet dışında da pek çok özellik bulunur. Bu bakımdan; alçakgönüllü olmak, kibir ve gurur tarzındaki kötü huyları bastırmak ve menfaat gözetmeden insan ilişkisi kurmak da edepli olmanın birer işaretidir.

Edepsizliğe karşı sabır göstermek: Sabır, sözlük anlamı ile zorluklara göğüs germek ve sıkıntılara karşı isyan etmeden katlanmaktır. Kur’an-ı Kerim içerisinde bununla ilgili: “Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz.” (Al-i İmran Suresi, 200. Ayet) buyrulur.

Sabır ile ilgili Kur’an-ı kerim ayetlerinden anlaşılacağı üzere Allah, sabreden kullarını sever. Herhangi bir edepsizlik karşısında sabır göstermek, mümin kişilerin vazifesidir. Bu kimselere karşılık vermeyerek, kişi dili sebebi ile düşebileceği çoğu günahtan da korunmuş olur. Peygamber Efendimiz de ümmetine edepli ve hayalı davranmasını tembih eder.

Hz. Muhammed’in bu konudaki bazı hadisi şerifleri şu şekildedir: “Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet’in ahlakı da hayadır.” (İbni Mace); “Haya ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.” (Ebu Nuaym); “Mümin, ayıplamaz, lanet etmez, çirkin söz söylemez ve hayasız değildir.” (Tirmizi)

Edepli çocuklar yetiştirmek: Evlatlar, Allah tarafından anne ve babalara verilen en büyük emanetlerdir. O’nun bu emanetine layığı ile sahip çıkmak ise ancak; terbiyeli, edepli ve dini donanımı tam olan çocuklar yetiştirmekle mümkün olur. Çocuğun fiziki eğitimi aslında doğum ile birlikte başlar. Bu eğitim zaman içerisinde gelişir ve kademeler şeklinde yükselir.

Bir çocuğun edep anlayışını kavraması küçük yaşlarda olur. Karakteri oturmuş bir kimseye farklı alışkanlıklar kazandırmak neredeyse imkansızdır. Bu sebeple çocuğun temel eğitimlerinin erginlik çağına ulaşmadan önce anne ve babası tarafından verilmesi gerekir. Edepli bir çocuk yetiştirmek içinse ilk olarak nefsi emarenin tanıtılması gerekir.

Nefis, kişinin doğru yolda ilerlemesine engel olan en büyük faktördür. Bu bakımdan, nefis ile ilgili temel kavramların çocuğun anlayabileceği şekilde öğretilmesi gerekir. Bundan sonra çocuğun her istediğini yapmasına izin vermemek ve insanlarla ne şekilde konuşması gerektiği öğretilerek edep öğretisine başlanabilir.