Ehli Beyti Sevmek Neden Önemli?

mio-ito-tYNLwRxFsQc-unsplash
Fotoğraf: Mito İto-Unsplash

Kelime manası ile “Bir çatı altında yaşayan kişiler” anlamına gelen Ehli Beyt ile Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve onun soyundan gelen kimseler ifade edilir. Hz. Muhammed (S.A.V) bir hadisinde, “Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’an kıraati.” (Münavi) buyurmuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere Müslüman bir kişinin peygamberini sevmesinin yanı sıra onun ailesini sevmesi de önemli bir konudur. Zaten Hz. Muhammed’e gönül veren bir kimsenin Peygamber Efendimiz’in hanesini sevmesi de doğal olarak oluşan bir durumdur.

Ehl-i Beyt içerisinde kimler vardır? Ehl-i Beyt’in tam olarak kimlerden oluştuğu konusunda kesin bir cevaba ulaşılamaz. Ancak yapılan tarihi araştırmalar ve din alimlerinin görüş birliğine göre Ehl-i Beyt, on dört kişiden oluşur. Bu kişiler; Hz. Muhammed (S.A.V), Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Zeynelabidin, Hz. Muhammed Bakir, Hz. Cafer Sadık, Hz. Musa Kazım, Hz. Ali Er-Rıza, Hz. Muhammed Taki, Hz. Ali Naki, Hz. Hasan Askeri, Hz. Mehdi’dir.

Ehl-i Beyt’i sevmek neden önemli? Dünyada görülebilecek örnek aile yaşantısı kuşkusuz Hz. Muhammed’in reisliğinde olmuştur. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz ve onun saliha hanımlarının önderliğinde olgun ve bilgili evlatlar yetiştirilmiştir. Hz. Muhammed’e sevgi bağıyla bağlanmak tüm müminlerin bir vazifesi olduğu gibi, onun soyundan gelenlere de muhabbet beslemek tüm Müslümanların görevidir.

Kendisi, kavmini Kur’an-ı Kerim’e bağlanma konusunda uyarmış ve bunun ardından da bazı tavsiyeler vermiştir. Buna göre Peygamber Efendimiz ümmetine, “Size bir de Ehl-i Beyt’imi bırakıyorum. Allah’tan korkun da Ehl-i Beyti’me saygılı davranın! Allah’tan korkun ve Ehl-i Beyt’ime saygılı davranın!” demiştir. Bu sözler üzerine efendimize Ehl-i Beyt’in kimler olduğu sorulur. Peygamber Efendimiz de “Hanımları da Ehl-i Beyt’tendir. Onun aslı Ehl-i Beyt’i, kendisinden sonra da sadaka almaları haram olanlardır.” buyurur. Bunun üzerine Peygamberimiz’e sadaka alması haram olan kişiler sorulur. Hz. Muhammed de, “Ali, Akil, Cafer ve Abbas’ın aileleridir.” (Müslim) buyurur. İşte bizim Ehl-i Beyt’in kimler olduğunu anlamamızı sağlayan hadis-i şerif de budur.

Ashab-ı Kiram ve Ehl-i Beyt sevgisi… Hz. Muhammed bir hadisinde “Allah’ı nimetleriyle perverde kıldığı için sevin. Beni de Allah’ı sevdiğiniz için sevin. Ehl-i Beyt’imi de beni sevdiğiniz için sevin!” (Tirmizi) buyurur. Bu hadisten anlaşılacağı üzere; Allah, peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi, iç içe geçmiş bir zincir gibi düşünülebilir. Bunlardan biri eksik olursa, diğer ikisi de tam olmaz. Ashab-ı Kiram da bu hassasiyeti gösteren kimselerden oluşur. Allah dostu bu kimseler hem Hz. Muhammed’e hem de onun ailesine büyük bir hürmet ve derin bir muhabbet beslerdi.

Sevgi, yalnızca insana duyulan bir duygu değildir. Kişi, birini sevdiği zaman onun; yediği yiyeceği, giydiği kıyafeti ve onunla alakalı her şeyi sever. Yani duyulan sevgi, gittikçe büyür ve kişinin elinin değdiği her şeye sirayet eder.

Ashab-ı Kiram’ın Ehl-i Beyt sevgisi de tam olarak bu şekildedir. Onlar Hz. Muhammed’i ve onun elinin değdiği her gönlü severler. Bu bağlamda, Ashab-ı Kiram’dan olanların Hz. Muhammed’in bir yakını binek hayvana bineceği vakit, hemen üzengiyi tuttuğu görülür. Aslında basitmiş gibi görünse de bu davranışın altında Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyt sevgisi yatar. Bizlere düşen de onların sevdiği gibi Ehl-i Beyt’i sevmektir.

Salih bir Müslümandan beklenen Allah’ın peygamberine derin bir muhabbetle bağlı olmasıdır. Bundan sonra da Hz. Muhammed’in değer verdiği şeylere değer vermesidir.

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!