Güzel Huylu Olmak ve İlk 5 Sn Kuralı!

Photo 123835319 © Charleneljz - Dreamstime.com

Güzel huylu olmak bir insanın en güzel giysisidir! Bunun yanında insanın temel ihtiyaçlarından biri de giyinme ve temiz bir görünüme sahip olmaktır. Giyinme sayesinde insan örtünür, gizlenebilir ve güzelliğini de gösterebilir. Giyinme, insan dışındaki varlıklardan da örneklendirilebilen bir durumdur. Buna örnek olarak ağaç yaprakları ya da meyve kabukları gösterilebilir.

Atalarımız giyinme ile ilgili çok sayıda öğüt de bulunur ve tecrübelerini paylaşır. “İnsan elbisesi ile karşılanır, sözleri ile ağırlanır” atasözü de bu tecrübelerden biridir. Bu bağlamda, kişi karşılandığı toplumda ilk etapta giyim kuşam ve temizliği ile dikkat çeker. Ancak bu karşılamanın değeri, kişinin konuşmasıyla ve düşünceleri ile devamlılık kazanır.

Güzel huylu olmak ve temiz giyinmek neden önemli?

Kur’an’da yer aldığı üzere insanlara verilen elbiseler birer örtüdür. Güzel huylu olmak ise giydiğimiz kıyafetlerin çok ötesinde bizi insanlara anlatır.  Üstelik insanı dışarıdan gelebilecek fiziksel etkilere karşı da koruyucu bir vazife üstlenmektedir.

Konuyla ilgili bazı ayeti kerimeler şu şekilde sıralanabilir:

“Ey Adem oğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise yarattık. Takva elbisesi, işte o daha hayırlıdır.” (Araf Suresi, 26. Ayet),

“Yine Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgelikler yaptı, dağlarda size sığınıklar yarattı; size sıcağa karşı kendinizi koruyacak elbiseler, maruz kalabileceğiniz düşman gücünden sizi koruyacak zırhlar yapma imkanı bahşetti.” (Nahl Suresi, 81. Ayet)

Hz. Muhammed’den bir kıssa: Malik bin Nadla’dan aktarıldığı üzere kendisi bir seferinde dağınık bir giyim ile Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i ziyarete gider. Onun bu halini gören Hz. Muhammed, kendisine malının olup olmadığını sorar. Malik bin Nadla da; deve, koyun, at sürüsü, arpa ve buğdayının olduğu cevabını verir. Bunun üzerine de Hz. Muhammed, “Allah sana mal mülk ihsan etmişse onun nimetinin ve ikramının eseri üzerinde görünsün.” (Ebu Davud) buyururlar.

İlgili kıssadan anlaşılacağı üzere, kişinin giyinip kuşanması ve kendine temiz bakması öğütlenir. Ancak bu elbiselerin, kibir ya da gurur gibi kötü niyetlerle kullanılması yasaklanır. Üstünlük taslamak gibi bir davranışa düşmek, mümin bir kimseye yakışan haslet arasında değildir.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in bu konudaki tutumu nasıldı?

O, her konuda olduğu gibi giyim kuşam konusunda da özenli olmaya dikkat etmiştir. Bu konuda da daima en iyiyi aramış ve Müslümanları da böyle davranmaya teşvik etmiştir. Sahabe de onun ne giydiğini, hangi giysilerden uzak durduğunu özenle takip etmiştir. Hz. Muhammed’in çevresindeki Müslümanları elbiselerinin; rengi, kumaşı ya da şekli konusunda bazı şekillerde uyardığı da bilinir.

Doğru giyinme adabı nasıl olmalıdır?

Elbise, kişinin ilk etapta temizliğini ve asaletini yansıtan, şekilsel bir ögedir. Ancak bu dış görünüş ile birlikte kişinin sahip olduğu tevazunun da dışarıya hissettirmesi gerekir. Bu bağlamda, giyilen kıyafetteki özen ve temizlik ile bu kıyafeti kibir ile giyme arasındaki farkın ayrılması gerekir.

Her insanın içerisinde bulunduğu koşullar ve imkanlar farklıdır. Yani, salih bir Müslümanın mali gücünün de elverdiği ölçüde ancak kendini beğenmişlik hissetmeden güzelce giyinmesi gerekir. Bu noktada israf yapmamaya dikkat edilmelidir. Nitekim Kur’a-ı Kerim’de konuyla alakalı şöyle buyrulur:

“Ey Ademoğulları’ Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Araf Suresi, 31. Ayet)

İlgili ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere Allahü Teala insanları türlü nimetler ile donatmıştır. Güzel kıyafetler de bu nimetler arasındadır. Kişiye düşen vazife ise bu nimetlerden payına düşeni şükür ile kabul etmek, ibadet edeceği ay da bir topluluğa çıkacağı zaman da güzelce giyinmektir.