Emanete Hıyanet Etmek Münafıklık Belirtisi midir?

quran sculpture
Emanete hıyanet olmaz.

İslam inancında verilen sözde durmak ve alınan emaneti aynı şekilde teslim etme konusunda büyük bir hassasiyet vardır. Bu bağlamda, Kur’an-ı Kerim ayetlerinde ve hadislerde müminlere dosdoğru olmaları, söz ve emanet konusunda da güvenilir olmaları emredilir. Güvenilir olmakla da kişinin sözüne itimat edilmesi, maddi ve manevi anlamdaki her türlü şeyin de ona emanet edilebilmesi kastedilir.

Emanet kaç çeşittir? Emanet, İslam inancında farklı şekillerde ele alınan bir konudur. Bu konuda emanet; Allah’a, kişinin kendisine ve halka karşı olmak üzere üç şekilde işlenir. Allah’a karşı emanet taşıyan bir kimse O’nun emir ve hükümlerine riayet eder. Kendisine Allah tarafından verilen her türlü nimeti de yine O’nun yolunda harcar. Bunun zıttı bir durum söz konusu olduğunda kişi Rabbine karşı emanete ihanet etmiş olur.

İnsanın kendine karşı emin olması hem dünya işlerinde hem de dini konularda doğru yolda olması ile mümkündür. Bu bağlamda, kendine karşı emanet bilinci olan kimse faydalı işler yapmaya özen gösterir ve zararlı bir iş yapmaktan da imtina eder.

Halka karşı olan emanet ise konuyla alakalı akla gelen ilk anlamdır. Bununla; insanlar arasında hak gözetmek, kimsenin canına ya da malına zarar vermemek kast edilir. Yönetimde bulunan bir kimsenin halka eşit davranması ve emanet edilen bir mala zarar vermemek; halka karşı olan emanetin birer örneğidir.

Peygamber Efendimiz emanet konusuna nasıl bakar? Emanet kavramı aynı zamanda bir peygamberlik vasfıdır. Bu bağlamda, tüm peygamberler sözünde doğru insanlardır ve asla yalan söylemezler. Kendilerine verilen emanetlere de hıyanet etmezler. Hz. Muhammed’in “Emin” olarak tanınması ve her türlü eşyayı emanet alması da bunun en güzel örneğidir. Kendisi, emanet kavramına oldukça değer vermiş ve bunu hadislerinde sık sık dile getirmiştir. Peygamber Efendimiz’in emanet ile ilgili söylediği bazı hadisler ise aşağıdaki gibidir.

“Şu altı şeyi yapacağınıza söz verin, ben de size cennete gireceğinize söz vereyim. Bunlar; namaz kılmak, zekat vermek, emanete riayet, zinadan sakınmak, helal yemek ve dili (elfaz-ı küfür, yalan, gıybet, lanet gibi) kötü sözlerden korumaktır.” (Taberani)

“Kıyamete yakın, insanlar, alışverişlerinde, birbiriyle olan münasebetlerinde emaneti gözetmezler. Güvenilir insan çok azalır. ‘Falanca yerde güvenilir bir insan varmış’ denir. O insanın kalbinde de hardal tanesi kadar iman yoktur.” (Müslim)

Peygamber Efendimiz’in hadislerinden anlaşılacağı üzere emanete riayet etmek, dinimiz açısından oldukça önemli bir konudur. Emanete sahip çıkmanın Allah katındaki değeri de oldukça büyüktür. Kıyamet gününün yaklaştığının bir işareti de etrafta güvenilir kişilerin kalmamasıdır. Hz. Muhammed, ümmetini emanete hıyanet edecek olan bu kişilere karşı uyarmış ve emanet konusuna bu şekilde dikkat çekmiştir.

Emanete hıyanet etmek neyin alametidir? Peygamber Efendimiz, Ebu Hüreyre’den rivayet edile n bir hadisinde, “Münafığın alameti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.” (Buhari) buyurur. Bu hadisten anlaşılacağı üzere münafıklık, içinde kafir olan ancak dışında mümin görünmekle olur. Münafıklığın tüm alametleri de hıyanetlik üzerine kuruludur.

Yalan söylemek, verdiği sözde durmamak ve emaneti korumamak; temelde güvenilir olmamak ile ilişkilidir. Bunlardan her birisi dini hükümler ile çelişen ve toplumda huzurun kaçmasına sebep olabilecek davranış biçimleridir. Bu sebeple de münafıklık olarak işaret edilirler. Hayırlı bir Müslüman, münafıklıktan uzak durur ve münafık olmamak için çaba gösterir.