Ev Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

ID 2285423 © Minpin | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 2285423 © Minpin | Dreamstime.com

Son günlerin yeni gündemi ev almak. Kovit-19 salgını nedeni ile düşen ev kredileri, ev almak isteyenlerin umudu oldu. Kredilerin düşmesi bir yandan da ev sahiplerinin fiyat yükseltmesine de sebep oldu. Bazı krizlerin fırsat yaratıyor olması hayata karşı umut da doğuruyor.

Ev alırken ihtiyacınız doğrultusunda doğru konutu bulmak ve iyi bir gayrı menkul uzmanı ile çalışmak önem kazanıyor. Geçtiğimiz aylara oranla satışların artması piyasaya da hareketlilik getirdi.

İslam’da yuva sahibi olmanın manevi anlamda önemi büyük. Kuran-ı Kerim’de ev sözcüğü yerine mesken sözcüğünün kullanıldığını görüyoruz. Hz. Peygamber: “Üç şey insanın saadetinden, üç şey de mutsuzluğundandır. İnsana mutluluk veren üç şey: İyi bir eş, geniş bir ev ve iyi bir binektir. İnsanın mutsuzluğuna sebep olan üç şey ise: Kötü eş, kötü ev ve kötü binektir” buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I,168; III, 407).

İnsanın hayata hazırlandığı yer evidir, dinlenmeyi, huzuru da yine evinde bulur. Ezan sesinin duyulmadığı evler de olumsuz olarak görülür. Komşuların iyiliği de yine iyi ev özelliklerinden görülmüştür. Zor zamanlarda komşu yardımı büyük önem taşır. Yine komşuların çevresine huzursuzluk vermeyen, selamı esirgemeyen, iyi niyetli kişiler olması beklenilen özellikler arasında.

Hz. Peygamber: “Eğer uğursuzluk denen bir şeyden söz edilecekse bu, şu üç şeydedir: Ev, eş ve binek vasıtası” buyurmuştur. (Buhari, Cihad, 47; Müslim, Selam,1 I8, 119; Tirmizi, Edeb, 58; Ibn Mace, Nikah, 55).

Dinimizde ev yapımına insanlar teşvik edilir. Aile içinde ev alanlar desteklenir.  “Her kim bize memur olursa evlensin, hizmetçisi yoksa hizmetçi tutsun ve evi yoksa ev edinsin.” (Ebu Davud, Imâre, 10; Ibn Mace, Ruhn, 24; Ahmed 6. Hanbel, Müsned, III, 467). Aile hayatı ve onun düzeni huzurlu bir toplumun  yapı taşı.

Diğer yandan ihtiyaç fazlası mal ve mülk edinmek dinimizin hoş karşılamadığı bir durum. Huzeyfe Ibnül- Yemam, Hazreti Muhammed’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Her kim bir ev satar da kıymeti ile bir benzerini satın almazsa o parada bir bereket yoktur.” (Ibn Mace, Rühun, 24) Ev satarak parasını başka keyfi zevkler için harcamanın hoş karşılanmadığını görüyoruz.

İhtiyaç yokken yapılan her bina, insan için bir vebal sayılmış (Ebu Davud, Edeb, 160), bina yapımına aşırı düşkünlük ise, kıyamet alametlerinden sayılmıştır. (Buhari, Isti`zan, 53).  Şükür sahibi olmak ve aç gözlülük etmemek dinimizin en temel inanışlarından biri. Yaptığımız her aşırılık kendimize olduğu kadar dünyaya da zarar veriyor. Ev sahipliğinde de aşırıya kaçmamak, ihtiyaç dışı ev sahibi olmak hoş karşılanmıyor.

Dinimizde bir başkasının evine girip çıkmak da kurallara bağlanmış. “”Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz.” (Nur Suresi, 27-29. Ayetler) Bir başkasının evine girerken müsaade istemek Müslümanlar için önemli bir kuraldır çünkü evler mahrem kabul edilir. Müslümanlar evden çıkarken de müsaade isterler. Tırmizi’ye   göre evin mahremiyeti üzerine detaylı bilgi vardır. Bulunduğumuz evde kapalı odaların kapısını açmamak, perdesi kapalı yerleri aralamamak da önemli bir kural. ( Tırmizi, Zühd, 16)

Eve girildiğinde selam verilmesi de bir diğer değer verilen konu. Hz. Peygamber  Enes b. Malık`e şu tavsiyede bulunmuştur: “Yavrucuğum, ailenin yanına girdiğin zaman selam ver. Bu, kendin ve ev halkı için berekettir.” (Tirmizi, Isti`zan, IO). Evlerin bereketi Müslümanlar için önemlidir, selam bereketi arttırır, selamsız olmak hoş karşılanmaz. Herkese huzurla yaşayacağı  evler nasip olması dileğiyle.