Eş ve Anne Olarak Kadın!

Photo 108931419 © Vichyle - Dreamstime.com

Eş ve anne olarak kadın için ne gibi sorumluluklar vardır? Dinimizde büyük bir öneme sahip olan aile, temelinin eşlerin nikahıyla atıldığı bir kurumdur. Sonrasında çocukların da katılımı ile bu kurum genişler. Aynı çatı altında yaşayan; anne, baba ve çocuklara ise birbirinden farklı sorumluklar düşer. Bu bağlamda kadınların; evlat, eş ve anne olarak türlü sorumlulukları vardır.

Evlat olarak kadın: Annelik, daha gebelik döneminde başlayan ve ömür boyu devam eden zahmetli bir süreçtir. Bu bakımdan, dinimizde annelik kavramının yeri büyüktür. Bu sebeple de evlatlara kız ya erkek olması fark etmeksizin anne ve baba hakkına riayet etmeleri tembihlenir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan bir ayette şöyle buyurulur:

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle.” (İsra Suresi, 23. Ayet).

Yaşlanmak, insanın fıtratında yer alan ve kaçınılması mümkün olmayan bir durumdur. Bu bağlamda, evlatların da bir gün yaşlanacaklarını göz önünde bulundurarak ebeveynlerine şefkat ile yaklaşması gerekir. Bu noktada, yaşamının hangi döneminde olursa olsun annelerin kalbini kırmamaya da özen gösterilmelidir.

Eş olarak kadının görevleri

Ailenin temeli eşlerden oluştuğu için, bu yuvanın huzurlu olması da eşler arasındaki geçim ile doğru orantılıdır. Bu bakımdan birbirine karşı hoşgörülü olan ve sorumluluk bilinci taşıyan eşlerin mutlu olmaları daha kolaydır.

Kadın hem aile hem de çocuklar bakımından bazı sorumluluklar taşır. Bu sorumlulukların başında; çocukların eğitimi ile ilgilenmek, hane içindeki konularla ilgili sır tutmak, eşine karşı sevgi ve saygı beslemek vardır. Ancak bu noktada aile içerisindeki tüm bireylerin birbirlerinin yüklerini hafifletmesi gerekir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde şöyle buyrulur:

“Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin velileridir; iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onları Allah merhametiyle kuşatacaktır. Kuşkusuz Allah mutlak güç ve kudret sahibidir.” (Tevbe Suresi, 71. Ayet)

İlgili ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere, eşlerin bir vazifesi de karşısındakini iyi yola sevk etmek ve kötülüğe bulaşmasını engellemektir. İbadette sürekli olabilmenin bir yolu da eşlerin birbirleri üzerindeki teşviki ile olur.

Anne olarak kadın: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir hadisinde, “Cennet annelerin ayakları altındadır.” (Nesai) buyururlar. Burada bahsi geçen anneler, evlatlarını türlü zahmetlere rağmen İslam’ı değerleri doğrultusunda yetiştirmeye çalışır.

Çocukların öğrenmeye başladıkları ilk eğitim kurumları şüphe yok ki aileleridir. Bu durumda ilk öğretmenleri olarak anne ve babalara çok fazla görev düşer. Annelik, gebelik ile başlayan ve kesintisiz bir şekilde devam eden bir iştir. Kur’an-ı Kerim içerisinde annelerin çocuklarını türlü acılarla taşıdıkları ve zahmetlerle emzirdiklerine dikkat çekilir. Bu bakımdan annelere dinimizde değer verilir.

Anneye bir emanet olarak verilen çocuklar…

Çocukların terbiyesinden ve ahlakından belli bir çağa gelinceye kadar anne sorumludur. Bu bakımdan, çocukların ahlaklı ve salih birer insan olabilmesi için öncelikle anne ve babanın iyi birer örnek olması gerekir.

Çocuklar, büyüdükleri evin aynalarıdır. Bu sebeple de anne ve babalarından gördüklerinin büyük bir kısmını doğrudan dışarı yansıtırlar. Merhametin ve şefkatin şekil almış hali olan anneler bu noktada çocukları üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahiptir. Hane içerisinde sağlıklı aile bağları olan bir çocuk, yetişkinliğinde de anne ve babasından gördüğü gibi davranmaya devam eder. Öyleyse evlatlarımıza sahip çıkalım ve onları hem iyi birer Müslüman hem de iyi birer insan olarak yetiştirmeye çalışalım.