Evlilikte Denklik Nedir?

Photo 181950440 © Amer Yacoub - Dreamstime.com

Nikah akdi, evlilik ve aile birliği; dinimizde oldukça değer gören kavramlardır, peki evlilikte denklik nedir ve imanın yeri nasıldır? Hem Kur’an-ı Kerim ayetlerinde hem de Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde evlilik ile alakalı konulara yer verilir. Hz. Muhammed’in bir hadisinde, “Üç şeyi geciktirmeyin, Vakti gelince namazı, hazır olunca cenazeyi ve denk birini bulunca bekarı evlendirmeyi.” (Tirmizi) buyrulur.

İlgili hadisten de anlaşılacağı üzere, dinimizde evlilik teşvik edilir ve geciktirilmemesi gerektiği konusunda türlü uyarılar yapılır. Kadınların ve erkeklerin evlilik yolunda; eş seçiminde en baştan dikkatli olmasıysa, bu birliğin daha uzun süreli devam ettirilmesini sağlar. Buna göre eşlerin; dini, ahlaki, sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan mümkün olduğunca uyumlu olması gerekir.

Dini terbiye, güzel ahlak ve evlilik: Kur’an-ı Kerim ayetlerinde ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde evlilik ile alakalı en sık yapılan vurgu iman ve inanç denkliği üzerinedir. Bunun sebebi evlilik birliğinden meydana gelen çocukların İslami açıdan yeni nesilleri devam ettirecek olmasıdır.

Çocuk, dini ve ahlaki eğitimine öncelikle hane içerisinde başlar. Dolayısıyla ilk öğretmenlik vazifesini de evlilik tarafları olarak anne ve babalar üstlenir. Farklı inançlara sahip olan ebeveynlerin, çocuğa ortak bir dini eğitim vermesi mümkün değildir. Bu sebeple de eş seçerken dikkat edilmesi gereken ilk kural karşı tarafla iman ve inanç bakımından uyum sağlayabilmektir.

İman ve inanç bakımından uyum yakalayabilmenin evlilik boyunca çocuğa olduğu kadar bireysel olarak da faydaları vardır. Buna göre, Müslümanlığı güzel bir şekilde yaşayan eşler evlilik süresince birbirlerini ibadet ve salih amel işleme konusunda da motive ederler. Sürekli Allah’ın zikredildiği bir evlilik yaşanan evden de bereket eksik olmaz.

Sosyal ve kültürel denklik

Sosyal denklik ile kast edilen evlilik için niyet eden eş adaylarının ortak bir kültürde ve aynı geleneklerle yetişmiş olmasıdır. Aralarında sosyal açıdan uyum yakalan çiftler evlilik boyunca ve büyük ihtimalle; kıskançlık, aşağılama, hor görme gibi davranışlardan uzak bir iletişim şekli kurarlar. Bu sayede de hem psikolojik hem de fizyolojik olarak yakalanan uyum, zaman içerisinde herhangi bir zarara uğramaz.

Tarafların kişilik ve şahsiyet özellikleri de sosyal denklik içerisinde ele alınabilir. Yumuşak sözlü, tevazu sahibi ve hoşgörülü insanlar; ikili ilişkilerde daha başarılıdır. Bu sayede de aile ortamında huzur ve mutluluk vardır. Ancak, zaman içerisinde değişime uğramak insanın fıtratında yer alan bir olgudur. Yani insanların karakter özelliklerinin de evlilik içerisindeki bir gün değişebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Ekonomik denklik: Ekonomik denklik, aslında evlilik noktasında dikkat edilmemesi gereken ancak günümüzde baskın olarak ön plana atılan bir kriterdir. İslam inancında Allahü Teala, canlıların rızkına kefil olarak kabul edilir. Bundan sonra da insanın alın teriyle çalışması ve geçimini sağlamak üzere hareket etmesi gerekir.

Zenginlik de fakirlik de Allah’tandır!

Yarının garantisi olmayan yanıltıcı dünya yaşamında, zengin kimse tüm mal varlığını bir anda kaybedebilir. Fakir bir kimsenin çalışıp kazanarak mal mülk edinmesi de olağandır. Bu bakımdan eş seçiminde yalnızca ekonomik denklik aramak son derece yanlıştır. Bu bilgiler ışığında asıl değerlendirilmesi gereken kişide helal ve haram ayrımının olup olmadığıdır.  Çünkü helal ve haramın ayrımında olan kimse aile bireylerinin boğazından Allahü Teala’ya uygun olmayan bir lokma geçirmez. Haram yiyenlerin bu dünya ve ahirette karşılaşacağı neticeler de ortadadır.

Öyleyse evlilik niyetiyle eş seçiminde dikkat edilmesi gereken ilk nokta iman ve inançta biriktir. Peki, evlilikte denklik nedir? Sonrasında sosyal, kültürel ve huy bakımından denk olan kimselerin evlenmesinde bir sakınca yoktur. Yalnız bu nokta ailelerin gönül rızasının olması da önemli bir husustur.