Ezan İlk Kez Ne Zaman ve Kim Tarafından Okundu?

ID 95909810 © Isa Ozdere | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 95909810 © Isa Ozdere | Dreamstime.com

Ezan, kendine has sözcüklerle, namaz vaktinin geldiğini Müslümanlara bildiren bir ilamdır. Bu bağlamda, dünyanın her yerinde gün içerisinde beş kez ezan sesi yükselir. Ezanın okunduğu yer minare, ezan okuyan kişi ise müezzin olarak nitelendirilir. Kuran’ı Kerim’in bazı ayetlerinde ezan için duyuru ve çağrı yakıştırması yapılır. Bu bağlamda, bir ayette ezan şöyle geçer: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” (Cuma Suresi, 9. Ayet)

İlk ezan nasıl okundu? Hz. Muhammed (S.A.V), namazın geldiğini müminlere duyurmak amacı ile sahabeden gelen türlü teklifleri değerlendirmiştir. Ancak kendisi, sancak dikmek ya da boru çalmak gibi önerileri hoş karşılamamış ve geri çevirmiştir. Bu konunun istişare edildiği bir gece, Abdullah bin Zeyd’e ezan-ı Muhammedi iletilir. Bundan sonra da Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek durumu anlatır. Hz. Ömer de aynı rüyayı gördüğünü tasdik edince Peygamber Efendimiz, “Ey Bilal kalk ve Abdullah bin Zeyd’in söylediklerini tatbik et!” (Ebu Davud) buyurur. Bunun üzerine Bilal-i Habeşi, İslam’da ilk kez müezzinlik yapar.

İslam’ın ilk müezzini olan Bilal-i Habeşi kimdir? Bilal-i Habeşi, Mekke’de dünyaya, Habeşistanlı köle bir aileye mensuptur. Peygamber Efendimiz, İslam’ı tebliğ ettiğinde iman eden ve bunu yüksek sesle dile getiren yedi kişiden biridir. Sahibi, Ümeyye bin Halef bu tercihi sebebiyle Bilal’e türlü eziyetler yapmıştır. (İbn Sad)

Bilal-i Habeşi uğradığı işkencelere rağmen İslam’ı reddetmez ve direniş gösterir. Hatta onun bu direnişi Mekke’de bulunan müşrikleri bile etkilemeyi başarır. Hz. Ebu Bekir de Bilal’e edilen işkencelere dayanamaz ve Ümeyye bin Halef’e Bilal’e karşılık kendi kölesini vermeyi teklif eder. Ümeyye bin Halef, bahsi geçen köle Bilal’den daha güçlü olduğu ve kendi dininden olduğu için bu teklifi kabul eder. Böylece Bilal, gördüğü işkencelerden kurtulur.

Ezanın faziletleri nelerdir? Ezan, namazı haber veren bir çağrı olmasının yanında türlü faziletleri de içerisinde barındırır. Bu bağlamda bazı hadislerde ezan okunduğu vakit, şeytanın ezanın duyulmadığı bir yere kadar kaçtığını bildirir. (Buhari)

Peygamber Efendimiz, ezan okunurken dua etmenin faziletini de şu şekilde dile getirir: “İki dua vardır, asla reddedilmez veya çok nadir reddedilir: Ezan esnasında yapılan dua ile Allah yolunda cihad ederken insanların birbirine girdikleri andaki dua.” (Ebu Davud) Efendimizin hadislerinden anlaşılacağı üzere ezan, Müslümanlar açısından oldukça faziletlidir. Bu bağlamda, ezan sesi yükseldiğinde şeytan ve onun vesvesesi insanı terk ederek, uzağa kaçar. Bunun yanı sıra, ezanla birlikte edilen dua da reddedilmez. Yani, ezan İslam alemi için faziletli ve faydalı sayılan nimetler arasındadır.

Ezan dinleme adabı nedir? Ezan, Kur’an dili ile okunan ve Allah’ı zikreden bir duyururdur. Bu sebeple de hem okunurken hem de dinlenirken bazı adap kurallarına uyulması gerekir. Bu kuralların özellikle çocuklara erken yaşlarda öğretilmesi gerekir. Bu bağlamda, uyulması gereken belli başlı adap kuralları şu şekilde sıralanabilir.

Ezana saygı duymak ve bitene kadar onu dinlemek. Ezan esnasında yatılıyorsa kalkmak ve toparlanıp oturmaya özen göstermek. Ezan sırasında yüksek sesle konuşmamak ve açıksa televizyon, radyo gibi aletlerin seslerini kısmak. Ezan bittiği vakit Allah’a şükretmek ve “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed” diyerek, Peygamber Efendimiz’e salavat getirmek. Ezan, namaz için Allah’ın daveti olarak düşünülebilir. Bu bağlamda, ezan duyulduğu vakit namaza icabet etmek gerekir.