Fal Baktırmak Niçin Günah?

niklas-tinner-gfRmJHfo7lE-unsplash
Fotoğraf: Niklas Tinner-Unsplash

İnsanoğlu tabiatı gereği göklerde ve yerde olanı hep merak etmiştir. Doğuştan gelen bu temel duygu sayesinde insanoğlu yeni şeyler öğrenmiş, ufkunu genişletmiş, yeni icatlar bulmuştur. Bu duygu kontrol edildiği zaman insana fayda sağlar; ancak aşırıya kaçtığı zaman zarar verir.

Meraklı insan, çevresinde olan biten birçok şey gibi kendi hayatını da merak eder. En çok merak ettiği konular arsında ise geleceğinin ne olacağı sorusudur. İnsanın geleceğini merak etmesi kimi zaman, geleceği gördüğünü iddia eden falcılara, büyücülere gitmesine sebep olabilir.

Cahiliye dönemi dediğimiz İslamiyet öncesi dönemde krallardan halka herkes geleceklerinin mahiyeti konusundaki meraklarını gidermek için kahinlere, büyücülere, falcılara gitmiş, hatta onların bu işi meslek haline getirmelerine neden olmuştur. İslamiyet’in gelmesiyle birlikte gelecekteki olayları bildiğini söyleyerek insanları kandıran falcı ve büyücüler yasaklanmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de şu ayette bu konuya açıklık getirilmiştir:

“De ki: ‘Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Onlar (Bu konuda bilgiçlik taslayanlar) ne zaman (öleceklerinin ve sonra )dirileceklerinin şuurunda bile değildirler.” (Neml Suresi, 65. Ayet).

Allah isterse dileği zaman gelecekten haber verir ve olacak olayları dilediği resulüne bildirir. Onların dışında kimse geleceği göremez. Bunu ayet ve hadislerle açıklayabiliriz:

“Allah size gaybı bildirmez; fakat dilediği Peygamberine gaybı bildirir.” (Al-i İmran Suresi, 179. Ayet)

“Falcının, büyücünün veya başka birinin gaybdan verdiği haberlere inanan, Kur’an-ı Kerim’e inanmamış olur. [Taberani]

İslam dininde fal baktırmanın günah sayıldığı kadar büyü yaptırmak ve büyücülere gitmek de en az onun kadar günah ve haramdır.

İbni Ebi Zeyd hazretleri diyor ki: “Cinci tarikatçıya inanmak, insanı cinden kurtardığına inanarak, ona ücret vermek caiz değildir. Büyü çözene de para vermek caiz değildir.”

Falcıya, büyücüye giderek onların söylediklerine inanmak, yap dediklerini yapmak Kur’an-ı Kerim’i inkar etmekle aynı manadadır. Büyü yapmanın ilimi yoktur. Büyücünün yaptıkları veya yazdıkları şeyler ilim irfan açısından uygun değildir.

Müslüman büyü yaparak Allah’a şirk koşmuş olur. Amacı hayırlı bir iş için dahi olsa (sevdiğine kavuşma, yapılan büyüyü bozma) çok günah ve haramdır. Büyü yapanın namazı kabul olmaz ve Allah’ın cennetinden mahrum bırakılır. Büyü yapan da yaptıran aynı günahın içindedir.

Günümüzde birçok insan gelecekten haber almak için astrolojiyi ve astrologları takip ediyor. Peki, fal baktırmakla astrolojiye inanmak arasında ne fark vardır? Astrolojiye inanmak günah mıdır?

Osmanlı döneminde yıldızname olarak bilinen astrolojiyle müneccim başları ilgilenir, gezegenlerin ve yıldızların konumuna göre padişaha takvim hazırlar, savaş, tahta çıkma, evlilik, göç etme gibi konuların uygun zamanlarını bildirirlerdi. Ancak bir süre sonra maksadını aştığı ve gelecekten haber verme boyutuna geldiği için yasaklanmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de burçlar üzerine ayet mevcuttur; ancak Kur’an-ı Kerim’de geçen burç kavramı ile astrolojideki burç kavramı birbirinden çok farklıdır.

“Hakikaten biz gökte burçlar, yarattık ve temaşa edenler için süsledik.” (Hicr Suresi, 16. Ayet).

Ayette geçen “burç” kelimesinin anlamı güneş sisteminde yer alan 12 takım yıldızının adıdır ve astronominin konusunu oluşturur. Bu konuda araştırma yapmak, gökyüzünü, evreni, güneş sistemini incelemek ve anlamaya çalışmak bakımından astronomiyle ilgilenmenin bir sakıncası yoktur; ancak bunu günümüzdeki astroloji olarak bilinen yıldızların konumuna göre karakter analizi yapmak veya gelecekten haber vermek sureti ile yorumlamaya kalkmak günahtır. Bu bir nevi kehanette bulunmak, falcılık yapmaktır, tevhit inancına aykırıdır.

Merak duygularının peşinden giderek “Gelecekten nasıl haberdar olurum?” sorusuna cevap arayan insanlar; fal, büyü, astroloji gibi yollara başvurmuşlardır.

Dinimizde günah ve haram olan bu yollar dışında bir de istihare vardır. İstihare gelecekten haber almak maksadıyla yapılan dini bir ritüel değil ama kişinin kendisi için hayırlı olanı Allah’tan istemesidir. İslam dininde vardır ve sünnettir. İnsan, kararsız kaldığı çok önemli bir mevzuda kendisi için onun hayırlı olup olmadığını Allah’a sormak için rüyaya yatar, eğer sonucunda gördüğü rüya güzelse olumlu yönde kararını verir.