Farklı Açılardan Savaşın Etkileri

Barış, savaşın etkileri temsilcisi güvercin.

Savaş, insanlığın varoluşuyla birlikte ortaya çıkan bir olgudur ve savaşın etkileri oldukça yıkıcı olarak ifade edilmektedir. Dünya, tarihin bütün dönemlerinde küçük ve büyük olarak adlandırılan çok sayıda savaşa şahitlik etmiştir. Bunların neticesindeyse hem ferdi hem de toplumsal anlamda olumsuz sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Savaş kavramının tanımı nedir?

Savaş kelimesinin tanımı en kısa haliyle “topyekün silahlı mücadele” şeklindedir. Savaşlar, farklı amaçlarla başlasa da neticede büyük trajediler yaşanmasına sebep olan bir olaydır. Bu kaos ortamı özellikle çocukların dünyasında geri dönülmez yıkımlara sebep olur.

İslamiyet inancının savaşa bakış açıyla ilgili bazı yanılgıların varlığından bahsetmek mümkündür. Buna göre İslam’ın savaş yanlısı bir din olduğu yorumları tamamen yanlış anlaşılmadır. Kur’an-ı Kerim içerisinde bu konuyla alakalı bazı ayetlere ulaşmak mümkündür.

Savaşla alakalı bir ayeti kerimede, “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.” (Bakara Suresi, 190. ayet) buyrulur. Buradan da anlaşılacağı üzere dinimizde savaşmanın bazı sınırları vardır.

Mülteci bir çocuk açısından savaşın yıkıcılığı nedir?

Dünya genelinde zaman zaman yaşanan savaşın etkileri çocuklar açısından daha yıkıcıdır. Çocukluk dönemi, yetişkinliğin belirlenmesinde de önemli bir faktördür. Dolayısıyla çocuklukta savaş nedeniyle alınan fizyolojik ve psikolojik travmalar neredeyse yaşamın tamamını etkiler.

Uzun yıllardır çocuklar, yaşanan savaşlar neticesinde mağdur olmaktadır. Aile bireylerini kaybeden, yaralanan, kötü muameleyle karşılan ve göç etmek zorunda kalan çocukların sayısı oldukça fazladır. Hastalık, yoksulluk, evsizlik ve yetersiz beslenme de savaşın çocuklara bıraktığı miraslardır.

Savaş sebebiyle ülkesinden uzaklaşmak durumunda kalan çocukların bütün düzenleri bozulur. Artık mülteci olarak yaşama devam etmeye çalışan bu çocukların birçoğunun sağlıksız şartlarda yaşadığı ve eğitim hakkına erişemediği de bilinen bir durumdur. Savaş ve çatışmaya tanık olmaları sebebiyle çocuklarda travmaya bağlı stres bozukluğu görülür. Bu çocuklarda ruhsal anlamda büyük bir; tedirginlik, hissizlik, korku, gerilim ya da öfke patlamalarına benzer tavırlar izlenebilir.

Savaş ortamı insanları ferdi ve toplumsal açıdan nasıl etkiler?

Savaş, çocuklar için olduğu kadar yetişkin bireyler ve toplumun geri kalanı için de felaketlerle doludur. Buna göre savaşın ferdi olarak en büyük zararı ölüm korkusunu beraberinde getirmesidir. Çatışma ortamlarına şahit olan insanlar hem kendi hem de sevdikleri için can korkusu yaşarlar. Fiziksel ve psikolojik olarak zarar görme de yine savaşın doğal bir sonucudur.

Toplumsal olarak bakıldığında ise savaşların; siyasi, askeri, çevresel ve ekonomik sonuçları vardır. Buna göre, savaşın kaybedeni aynı zamanda siyasi otoritesini de büyük ölçüde kaybeder. Savaş boyunca verilen can ve mal kaybı da toplumsal açıdan ekonomiye büyük darbeler vurur.

Savaş sırasında kullanılan; nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlarda gelişen teknolojiyle birlikte bir artış görülmektedir. Bu silahların kullanılması kitlesel ölümlere yol açar. Ancak, Birleşmiş Milletler tarafından kullanımı yasaklanan bu araçların farklı bir sonucu daha vardır. Bu da hem doğal hem de beşeri yapılara verilen tamir edilemez hasarlardır. Savaş sebebiyle çevreye verilen zararların etkisi uzun yıllar devam etmekte ve gözlenebilmektedir.

Sonuç olarak savaş hem dini inançlar hem de insanlık bakımından başvurulması gereken son eylemdir. Savaşın beraberinde getirmiş olduğu maddi ve manevi kayıpların etkisi uzun yıllar boyunca devam eder. Bu kargaşaya tanıklık eden çocuklar da savaşın izlerini bir ömür boyu taşımaya devam ederler.