Müminlerin Annesi Hz. Ayşe Kimdir

dreamstime_s_69221444

Hz. Ayşe kimdir? İslami kaynaklara göre 614 yılında Mekke’de doğmuştur. Hz. Ayşe (ra)’ın eşi olduğu Hz. Muhammed (sav)’e melekler tarafından rüyasında söylenmiştir. Hz. Ayşe İslam halifelerinin ilki olan Hz. Ebubekir’in kızıdır. Hz. Muhammed (sav) ile Medine’ye hicret ettikten 2 yıl sonra evlenmiştir.

Küçük yaşlardan itibaren İslam terbiyesi alarak yetişmiş olan Hz. Ayşe, Hz. Muhammed ile birlikte hayatın bütün safhalarında rol almış örnek bir şahsiyettir. O özellikle kadınlara kendi yaşantısı ve uygulamaları ile örnek olmuş ve kadınların sosyal hayat içerisinde var olabildiğini en güzel şekilde ispatlamıştır. Bedir savaşına katıldığı, Uhud savaşında da hemşirelik görevi yapıp su dağıttığı, birçok kaynakta ifade edilmektedir. Kur’an’ın “müminlerin annesi” olarak vasıflandırdığı Hz. Ayşe, Beni Mustalik Gazvesi dönüşünde bir iftiraya maruz kalmış, bu iftira sebebiyle Nur Suresi’nin 1121. ayetleri nazil olmuş ve Hz. Ayşe’nin temiz olduğu Kur’an ayetleriyle bildirilmiştir.

Hz. Ayşe kimdir ve Hz. Muhammed ile derin bağı nasıldır?

Müminerin annesi ile Hz. Muhammed arasındaki aile bağı; sevgi, anlayış ve hürmet esası üzerine kurulmuştur. Kendisine büyük yakınlık ve sevgi gösteren Hz. Muhammed ile koşu yaptığı, onun omuzuna dayanarak Mescid-i Nebevi’de mızraklarıyla savaş oyunları oynayan Habeşlileri seyrettiği bilinmektedir. Hz. Muhammed de onunla bir arada bulunmaktan, gece seyahatlerinde kendisiyle sohbet etmekten, davetlere onunla birlikte katılmaktan sorularına cevap vermekten pek memnun olurdu. Hz. Ayşe zekası, anlayışı, kuvvetli hafızası, güzel konuşması, Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’i en iyi şekilde anlamaya çalışması gibi vasıfları sayesinde özel bir mevki kazandı. Hz. Muhammed, hanımları arasında Hz. Hatice’den sonra en çok onu sevmiş ve bu sevgisini dile getirmiştir. Hanımları içinde yalnızca Ayşe ile birlikte bulunduğunda kendisine vahiy geldiğini açıklaması, onun diğer hanımlarından daha faziletli olduğunu ve Hz. Muhammed’in ona duyduğu sevginin ilahi kaynağa dayandığını göstermektedir

Hz. Muhammed’e karşı beslediği derin sevgi yanında ona itaat etmede ve emirlerini yerine getirmekte de çok titiz davranırdı. Geceleri namaz kılar, günlerinin çoğunu oruçla geçirirdi. Kimsenin aleyhinde konuşmayı sevmezdi. Kanaatkar, mütevazi aynı zamanda vakur ve cömert idi. Öksüz ve fakir çocukları himayesine alır, birçok köle ve cariyesini azat eder, onların terbiye ve yetiştirilmesine özen gösterir ve onları evlendirirdi.

Zekası ile öne çıkan biriydi

Çok genç olmasına rağmen, Hz. Muhammed vefat ettiği zaman onun sünnetlerini ve Kur’an-ı Kerim’i en iyi bilen, anlayan ve muhafaza eden sahabilerin başında yer almaktaydı. Hz. Muhammed’in yanında zekası, anlayış kabiliyeti, öğrenme arzusu, kuvvetli hafızası, aşk ve imanı sayesinde en iyi şekilde yetişti ve başkalarına nasip olmayan bilgiler edindi; hadis ve sünnetinin daha sonraki nesillere ulaştırılmasında büyük hizmetleri oldu. Günümüzde rivayet ettiği hadislerin sayısının 2210 olduğu bilinmektedir.

Hz. Ayşe kimdir sorusu birçoğumuzun aklına gelmiştir. Onun en belirgin özelliklerinden biri de İslam’ın esaslarını anlatmak konusundaki gayretleridir. Hz. Muhammed’in vefatından sonra onun evi, kadın erkek, büyük küçük birçok kimsenin huzuruna gelip kendisini dinlediği, varsa sorusunu sorup cevabını aldığı bir ilim ve irfan ocağı oldu. Bazılarının vefat etmiş olması, birçoğunun da fetihler sebebiyle muhtelif bölgelere gitmesi sonucunda Medine’de çok az sahabi kalmıştı. Hz. Ayşe’nin varlığı sayesinde, “Peygamber Şehri Medine” ilim merkezi olmaya devam etti.

Hz. Muhammed (sav) hicretin 11. yılı (Mayıs 632) rahatsızlanınca, diğer hanımlarının iznini alarak Hz. Ayşe’nin odasına geçti ve mübarek başı onun kucağında olduğu halde vefat etti ve onun odasına defnedildi. Hz. Ayşe, o odayı terk etmedi. Efendimizin kabri ile kendi yatacağı köşenin arasına bir perde gerdi. Ve bütün hayatı boyunca orada yaşadı. Hz. Ayşe annemiz ise altmış beş yaşlarında Ramazanın 17. Gecesi (14 Temmuz 678) vitir namazını kıldıktan sonra Medine’de vefat etti.