SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Fuzuli işler kula ne kaybettirir?

Toplum 28 Oca 2021
Fuzuli işler
The Creative Exchane-Unsplash

İçten gelerek edilen bir dua, Yüce Allah’a tüm bağlılığımızla kılınan namazlar, hem fiziksel hem zihinsel olarak nefsimize hakim olarak tutulan oruçlar; kısacası tüm ibadetler bu dünyadaki yaşama gayemizin temelini oluşturur. Fuzuli işler insan için neden zararlıdır? Bu sorunun yanıtını yazımızda bulmaya çalıştık.

İbadet etmek ve çalışmak…

İki ana kavram! Allah’a iman edip, bir mümin olarak ibadetlerimizi tam olarak yerine getirebilmek en önemli dünyevi görevimizdir. Ahiret hayatını düşünerek dünya hayatını tam anlamıyla görevlerimizin hakkını vererek yerine getirmeliyiz. Namaz kılmak, oruç tutmak, dua etmek İslam’ın buyruklarıdır kuşkusuz. Bir de her amelimizde Allah’ı anmak kullar olarak hükümlülüklerimizdendir. Alın teriyle, helalinden kazanç sağlamak bir Müslüman’ın hayat felsefesidir. İslam dini aile, iş, arkadaş, eş, evlat, ebeveyn; kısaca hayatımızın her alanındadır.

İslam inancı temeline oturtulmuş bir dünya hayatı bir Müslüman’ın yükümlülüğüdür, sorumluluğudur. Ev kadınıysak evde çalışmak, iş insanıysak iş yaşamında çalışmak her işimizi hayırlı, hak yemeden icra edebilmek kıymetlidir. Hayırlı, Allah inancıyla ameller için emek vermek bir insanı kul yapar. Emek vermek en temel görevlerimizin başında gelir. Emek vermeden hiçbir iş layıkıyla tamamlanmış olmaz.

Fuzuli işler nelerdir?

O kadar çoktur ki tek tek saymak mümkün değildir. Ancak fuzuli, boş iş kavramının ana hatlarını belirlersek bu ölçü bizim idrakımızı kolaylaştıracaktır. Dinlenmek fuzuli bir iş midir? Asla! Diyelim ki bir ilkokul öğretmenisiniz ve Ramazan ayındayız. Besmele çekerek güne başladınız. Okulunuza gittiniz. (Bu arada hiç dikkat ettiniz mi; hiçbir öğretmen okula giderken” iş yerine gidiyorum” demez! Onun için çocuklar, okulu eğitim yuvasıdır ve aslında iş yeri olmasına rağmen okul der.)

Oruç ağzınızla çocuklarınıza, öğrencilerinize ders anlattınız. Okul çıkışı evinize geldiniz. Eşinizle birlikte iftarınızı hazırladınız. Çoluk, çocuk ailece orucunuzu açtınız. Sofrayı topladınız, temizlediniz. Namazınız kıldınız. Bir güzel çayınızı demlediniz ve şimdi de dinlenme vakti. Böyle geçen hayırlı, iman dolu, emek dolu bir günün ardından dinlenmek sizin hakkınız değil de kimin hakkı?

Dinlenme adı üzerinde bir iş yapıp yorulup bedenimiz, zihnimizi dinlenmeye almaktan gelir. Çiftçiler toprakları dahi nadasa almazlar mı? Kastettiğimiz fuzuli iş tabii ki bu değildir.

Boş bir yaşam adeta yaşanmamıştır

Şimdi de başka bir “dinlenme” örneği verelim. Ramazan ayındayız, gençsiniz, eliniz ayağınız tutuyor. Herhangi bir sağlık sorununuz yok. Ancak siz ne çalışıyor ne oruç tutuyorsunuz. Tüm günü evde hiçbir iş yapmayıp, bütün gün televizyonun karşısında uzanıp, telefonda sosyal medyaya girerek geçiriyorsunuz. Ne ev işi yapıyorsunuz, ne ailenizle ilgili bir iş yapıyorsunuz ne de profesyonel hayatta bir iş yapıyorsunuz.

Özetle hiçbir şekilde çalışmıyorsunuz ve ibadet de etmiyorsunuz. Onun yerine fuzuli işlerle meşgul olup, boş bir yaşamı tercih ediyorsunuz. İslam dininde tembelliğin, fuzuli yaşamın yeri yoktur.

Çalışmalı, ibadet etmeliyiz. Dinlenme zamanı tabii ki gelecektir. Ancak tüm yaşamı dinlenerek geçiremeyiz! Tabii ki bizler de televizyon izleyebiliriz, müzik dinleyebiliriz, kitap okuyabiliriz. Bunlar fuzuli işler demek değildir. Kastettiğimiz zamanının çoğunu ya da tamamını televizyon karşısında hiçbir şey yapmadan gereksiz şeyler izleyerek vakit kaybeden kişiler.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadisi şerifinde şöyle buyrulmuştur:

“İki günü birbirinin aynı olan zarardadır.” (Tirmizi)

Çalışmak, hayırlı ameller işlemek çok önemlidir dinimizde. İslam dininde gereksiz işler yapmak caiz değildir. Canımız bize yüce Allah’tan emanet. Ona, Yüce Allah’ın emaneti canımıza iyi davranmalıyız! Hayırlı ameller işlemeliyiz.