Gafil Olmamak için Allah’ı Anmak! 

Imam
ID 158241845 © Rodolphe Trider | Dreamstime.com

Nefsin arzularına uyarak bir şeyi terk etmek, ihmal etmek, uyanamamak anlamında olan gaflet, kişinin ne bu dünya için ne de ahiret hayatı için görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesidir. Amaçsız yaşayarak hayatını ziyan edenlerin gözü körelmiş, kalbi mühürlenmiştir. Gaflette olan kişi için sadece boşa geçen zaman vardır. Hiçbir şey yapmadan nefsinin arzu ve isteklerine dalmış derin bir uyku halindedir. İnsanın bu gaflet uykundan uyanması için Allah’ı hatırlaması gerekir. Çünkü Allah gafil olanları sevmez. Bu uykundan uyanabilen insan değişimi kabullenmiş ve ona gelecek olan güzellikleri kucaklaşmayı hak etmiş kişidir. Çünkü Allah’ı hatırlamıştır ve yanlışından dönerek kalbini inanç kapılarına açmıştır.

Gafil olma hali, insanın Allah’ı zikretmeyip ibadetinden eksik kalmasıdır. Gafil insanın duasının kabul olması için gaflet uykusundan uyanarak günahlarına tövbe edip Allah ile olan muhabbetini arttırması gerekir. Beşeri olan insan kusursuz yaratılsa da zaafları vardır. Yanlışa düşmek, hata yapmak, nefisinin arzularına yenilmek insanlık halidir; ancak yaptığı hataları fark edip tövbe ederek Allah’a teslim olma gaflet uykusundan uyanmaktır. İnsan beşer şaşar. Bu normal bir durumdur. Önemli olan uyanışa geçmektir.

İnsanda maddi ve manevi olarak 2 gaflet hali vardır. Manevi gaflet sürekli kaygı, korku, endişe stres içinde olmaktır. Oysa kulun Allah’a olan güveninin tam olması onu bu gafletten kurtarıcıdır. Maddi gaflet ise sadece dünya hayatını düşünerek ahireti için hiçbir ibadette bulunmadan yaşamaktır. Manevi gaflette olan insan eğer o gaflet uykusundan uyanmazsa ansızın Azrail’in pençesine düşebilir. Gafil avlanma budur. Kişinin gafil avlanmaması için her daim Allah’ı zikretmesi ve ibadetleri tam yapması gerekir.

Kulluk görevlerini yerine getiren insanın gaflette olması mümkün değildir. Bu hayat hepimiz için geçici bir alemdir. Bu fani dünyanın zevk ve sefasına dalıp yaşamak ve öbür dünyamız için hiçbir şey yapmamak bizi gaflet ateşinde yakar. Manasız, amacı olmadan yaşayan insan, ruhi sıkıntılara düşer. İnsanın sağlıklı bir zihninin olması için hayatının bir amaca bağlanması şarttır. Kişinin amelleri uğrunda koyduğu hedefler onu yaşama bağlar. Gafletten kurtarır.

İslam dininde Allah kullarının her alanda dengeli ve ölçülü yaşamasını ister. Onun için sadece manevi gafletten kurtulmak için tüm vaktini dünyevi işlerini önemsemeden, ihmal ederek yaşamak da gaflette olmaktır. İnsan hem manevi hem de maddi gafletten kurutulmak için yaşamalıdır.

“Gafil olduğu halde, gafletinden habersiz kimseye şaşılır. Şu kişiye de şaşılır ki ölüm onun peşinde iken, o dünyanın peşinde koşar. Rabbi kendinden hoşnut olup olmadığını bilmeden kahkaha ile gülene de şaşılır.”(Ebu Nuaym)

“Gaflet üzere uyuyan, Kıyamette öyle dirilir. O halde kendinizi Allah’ü Teâlâ’yı anarak uyumaya alıştırın!” (Deylemi)

Yüce Allah yarattığı kullarının eksiklerinden dolayı gaflete olacağını da bilendir. Kullarını ona kulluk etmesi için yaratan Allah gaflet uykusundan uyandırmak için de pek çok imkanlar vermiştir. Günde beş vakit namaz kılan, oruç tutan , hacca giden , zekat veren insan gaflet uykusundan uyanır kendine gelir silkelenir. Gafil avlamak şeytanın en sevdiği iştir. Allah’ı zikretmeden yaşayan insan da onun için kolay bir avdır; ancak dikkatli uyanık olan insan onu kahreder.

Gafletten uzak kalmak Allah’ı anmaktır fakat Allah’ı anmak sadece ibadet etmekle yeterli olmaz. Allah’ın kullarına emrettiği hoş davranışı ve güzel ahlakı terk etmek de gaflettir. Örneğin kibirli olmak ya da adil olmayarak zulmetmek gaflettir. Herkesin gafleti de kendi makamına göre tecelli eder. Kiminin gafleti bir günahın içinde bocalamak iken kimin gafleti de bir günaha bulaşmadığı halde Allah’tan bir an uzak kalmaktır. En büyük gaflette ise Allah’tan uzak kalmaktır.

Allah kullarını gaflet uykusundan uyandırmak için başına bazı kötü olayları musallat eder. Bu kulunu daha iyi bir insan olması için uyarıdır. Onu günahından uzak durması ve doğru yolu bulması için arayışa sokar. Kim bilir son zamanlarda insanlığın başına gelen birtakım felaketler ve musibetler de bu manayı taşımaktadır. İnsanlığı gaflet uykusundan uyandırmak Allah’ın ikazıdır.