Geçmişe takılmak mı; dolu dolu yaşamak mı?

Zihinsel Sağlık İpek Atacan
adam gün batımında
Jeremy Perkins-Unsplash

İnsanın maneviyatı kimi zaman geçmişe takılmak eğilimi gösterebilir. Kişinin geçmişinden bağımsız bir ömür geçirmesi mümkün değildir. Çünkü yaşanan her anda neden ve sonuç ilişkisi vardır. Ancak geçmişten ders almak ve tecrübe edinmekle, yalnızca geçmişe odaklanıp burada takılmak farklı işlerdir.

Kur’an ışığında kadim günlerin önemi nedir?

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan ayeti kerimelerin büyük bir çoğunluğunda geçmişe ait kıssalara yer verildiği görülür. Bu kıssaların paylaşılmasının temel bazı sebepleri vardır. Bu sebepleri şu şekilde sıralamak mümkündür: İnsanın kendinden önce gelen kavimlerden ibret alması, başa gelen dertlere karşı dayanma gücü kazanması, sabır, şükür ve tevekküle yönelmesi.

İnsan, dünya yaşamındaki fani ömründe hem türlü nimetlerle hem de türlü zorluklarla karşılaşır. Dinimizde bahsi geçen kıssalarda mümin kimseler için türlü öğütler vardır. Bu bakımdan geçmiş; ibret almak, öğrenmek ve tevekkül etmek için vardır. Burada takılıp kalmak, pişmanlık duymak ve kimi zaman da isyan etmek için yoktur.

Maddi ve manevi bakımdan geçmişe takılmak neden sakıncalıdır?

İnsan; geçmişi, bugünü ve gelecek beklentileriyle var olan bir varlıktır. Günümüz bilimsel verileri ışığında geçmişe takılmak, insanın kendine verdiği büyük zararlardan biri olarak yorumlanır. Özellikle genç yaş grubundaki bireylerin geçmişlerine çok yoğunlaştıkları zaman depresyona yakalanma ihtimalinin arttığı bilinmektedir.

Geçmişe odaklanan bir bireyde bu alışkanlığın türlü negatif etkilerini görmek mümkündür. Bu etkilerden en büyüğü, yaşanan anın kaçırılmasıdır. Buna ek olarak geçmişte dönüp durmak insanda gelecek kaygısının oluşmasına da sebep olur.

Dini bakımdan ele alındığında da geçmişte çok takılmanın bazı sakıncaları olduğuna inanılır. Buna göre, İslam alimleri tarafından yapılan birtakım yorumlarda bu davranışın kader inancıyla çelişebileceği söylenmektedir. Bu bakımdan geçmişi yalnızca; anıları yad etmek, tecrübe ve ders almak için kullanmak doğru bir yoldur.

Geçmişi düşünmekten kurtulmanın yolları nelerdir?

Esasen geçmişe takılıp kalmak, insanların birçoğunun başına gelmiş bir durumdur. Bazı zamanlarda eski anılara sarılmak, bir kaçış yolu olarak görülebilir. Ancak bu durum abartıya kaçtığında, acilen önlenmesi gereken bir davranış biçimidir. Geçmişi düşünmekten kurtulmanın bazı basit adımları olabilir.

Kötü olaylarda iyi bir detay bulma, olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurma, bugünü değerlendirmek için adımlar atma ve yakın çevredeki insanları analiz etme; geçmişi düşünmekten kurtulma yolunda izlenebilecek basit yöntemlerdir.

Eskiden yaşanıp biten tüm olayları felaket olarak nitelendirmek, psikolojik açıdan oldukça zararlıdır. Oysa başa gelen tüm sıkıntılardan iyi bir ders çıkarmak mümkündür. Bu olaylar arasında kurulabilecek neden ve sonuç ilişkisi, bugün yaşanan iyi şeyler için şükretmeye vesile olabilir. Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan bir ayeti kerimeyi bu olayla bağdaştırmak mümkündür. Söz konusu ayette şöyle buyrulur:

“Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık vardır.” (İnşirah Suresi, 6. Ayet)

İnsan, sosyal bir varlık olduğu için zamanın büyük çoğunluğunda çevredeki diğer insanlarla etkileşim halindedir. Dolayısıyla çevremizdeki insanları iyi analiz etmemiz ve bizi nasıl etkilediklerini anlamamız gerekir. Sürekli negatif düşünen, olumsuz ve geçmişte yaşayan insanlar; bir diğerini de bu yönde etkileyebilir. Bu noktada, geçmişte takılmamak için insan seçimini de dikkatli yapmak gerekir.

Sonuç olarak, insanı geçmişinden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Ancak geçmişin nasıl değerlendirildiği son derece önemli bir ayrıntıdır. Eski yaşanmışlıklardan ders almak ve bu doğrultuda yaşamak, insan için hayırlı bir iştir. Sürekli geçmiş için hayıflanmanınsa kimse için bir faydası yoktur.

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.