Gıpta edilecek iki kişi kimdir?

İslam Contributor
gıpta edilecek iki kişi
Justin DoCanto-Unsplash

Dinimizce gıpta edilecek iki kişi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisinde açıkça ifade edilmiştir. Bu kimseler kendilerine has bazı niteliklere sahiptir. Peki nasıl özelliklere sahiplerdir? Söz konusu hadiste şu şekilde buyrulur:

“Yalnız şu iki kişiye gıpta edilir. Biri, Allah’ın mal verip hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kişi; diğeri de Allah’ın kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkasına öğreten (yani ilmini infak eden) kimsedir.” (Buhari)

Gıpta edilecek iki kişi hangi ortak özelliği taşır?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisinden de anlaşılacağı üzere gıpta edilecek iki kişi ortak bir özelliğe sahiptir. Bu ortak özelliğin adı da cömertliktir. Bu kimselerden biri malını ve mülkünü paylaşırken, diğeri de ilmini paylaşır. Dinimiz yardımlaşma ve paylaşma üzerine kurulmuştur. İnsana farz kalınan pek çok ibadetin de cömertlik ve paylaşma üzerine olduğu unutulmamalıdır.

Allahü Teala dilediği kulunu mal ile dilediğini ilimle dilediğini de her ikisiyle birden mükafatlandırır. Kulun sahip olduklarına daima şükretmesi gerekir. Şükrün en güzel göstergelerinden biri de infaktır. İnsan elindekileri Allah yolunda paylaştıkça, aynı zamanda şükretmiş sayılır.

Allah yolunda harcamanın önemi nedir?

İnfak, Kur’an-ı Kerim içerisinde yoksul düşme ve harcama yapma gibi farklı manalarda kullanılan bir sözcüktür. Hadislerin bir kısmında da infak terimine değinildiği görülebilir. Kur’an içerisinde bahsi geçtiği üzere infak, mümin kimselerin niteliklerinden de biridir. Ancak hangi malın kime ve ne şekilde harcanması gerektiği konusunda da bazı ayrımlar vardır.

İslami anlayışta açıkça belirtilen bazı hususlar vardır. Buna göre dinimizde helal ve haram ayrımı net bir çizgi ile belirtilmiştir. Müslüman kimselere de alın teriyle kazanmaları ve bu kazancı da helal yerlere harcamaları emredilir. Doğru yoldan sapmadan ve dinle çelişmeden kazanan, harcayan insan Allah yolunda demektir. Bu kimseler hadiste belirtildiği üzere gıpta edilecek kimseler arasındadır.

İlmi ve bilgiyi paylaşmanın önemi nedir?

İslam inancının temel kaynağı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kur’an-ı Kerim’dir. Vahiy edilen ilk ayette de insanlara okumaları emredilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere dinimizde ilme ve bilgilenmeye son derece önem verilir. Zaten insan aklı ve iradesiyle diğer varlıklardan farklı bir noktadadır, üstün sayılan meziyetlerin sahibidir.

İlim peşinde koşmanın ve ilim öğrenmenin İslam inancındaki değeri çok büyüktür. Hatta bazı hadislerde ilim öğrenmenin hem kadın hem de erkekler için farz olduğu belirtilir. (Beyheki)

Dinimizde ilmi öğrenmek kadar, bundan başkalarının nasiplenmesini sağlamak da önemlidir. Kişi öldüğü vakit, dünyada yapmış olduğu eylemlerden nasiplenemez. Sevabı da günahı da olduğu kadarıyla yanına kalır. Yani, amel defteri kapanır. Ancak bazı işler ve kimseler bu konuda istisnadır. Bunlardan biri de öldükten sonra dahi istifade edilecek bir ilim bırakabilenlerdir.

Gelecek nesillere kaynak alınabilecek bir ilim bırakmak, insanların bundan hayır görmesini destekler. Dolayısıyla da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in deyimiyle gıpta edilecek kimseler arasına girerler.

Kısacası, insanlık tarihi hesaplanamayacak kadar geriye uzanır; dünyaya ayak basan herkes de birbirinden farklıdır. Bunlardan bir kısmı acınacak haldeyken bir kısmı da imrenilmeyi ve övülmeyi hak ederler. Hz. Muhammed imrenilecek iki kişiyi hak yolunda harcayanlar ve ilmini paylaşanlar olarak işaret etmiştir. Bu kimseler servetin ve ilmin Allah’tan geldiğini bilerek, şükre devam ederler. Şükrü göstermesinin bir yolu da sevilen malı paylaşmaktan geçer.

YAZI: İPEK ATACAN