Güçlü mümin ve özellikleri nelerdir?

Felsefe 22 Ara 2020 Contributor
syed-aoun-abbas-97o4XH0htUs-unsplash
Syed Aoun Abbas-Unsplash

İslami kaynaklarda sıklıkla geçen kavramlardan biri de mümin ve özellikleri şeklindedir. Bu bağlamda, gerçek ve güçlü mümin bazı iyi hasletlere sahiptir. Bu kimselerin taşıdıkları vasıfların da yardımıyla hem dünya hem de ahiret yaşamında mutluluğa erebileceğinin müjdesi verilir.

Mümin ne demek?

Mümin teriminin sözlük anlamı “güven içinde olmak” şeklinde açıklanır. Ancak İslam bilginleri mümin teriminin manasını iman mastarıyla özdeştirirler. Bu bakımdan mümin, iman eden ve güvenen şeklinde yorumlanır. Kısacası, Allahü Teala’ya iman eden ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in O’nun peygamberi olduğuna inanan ve İslam’ın öğretilerini gönülden tasdik edenler mümin kişilerdir.

İslami literatürde, Kur’an ayetleri incelenerek, mümin kişiler için cehennemin ebedi olmayacağı yorumu yapılır. Bu bağlamda, iman üzere son nefesini veren müminlerin ebedi yurdu cennet ve içerisindeki nimetlerdir.

Kur’an’da bahsedildiği üzere mümin ve özellikleri nelerdir?

Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bir bölümünde mümin ve özellikleri söylenir. Farklı surelerde geçen bu ayetlerde müminin; adaletli, bağışlayıcı, dürüst, helal peşinde koşan, şükür sahibi ve yardım sever olduklarından bahsedilir. Bu kimseler Allah’a gönülden iman ederler, boş işlerden ve yalan söylemekten uzak dururlar. Allahü Teala karşısında aciz olduklarının farkındadırlar ve mütevazi olmalarıyla ön plana çıkarlar.

Dinde aşırılığa kaçmamak, israftan sakınmak, selam vermek ve Kur’an’a göre hareket etmek de yine mümin kişinin özellikleri arasındadır. Müminde olması beklenen tüm bu vasıflar aslında hem dünya hem de ahiret yaşamına güzellik katmak içindir.

Güçlü ve gerçek müminlerden oluşan bir toplumda huzursuzluk yaşama ya da kaos oluşma ihtimali neredeyse yoktur. Çünkü bu kimseler, attıkları tüm adımlarda Allahü Teala’nın varlığını hatırlar ve buna göre hareket ederler. Dolayısıyla; hırsızlık, iftira ya da cinayet gibi kötü eylemlere yönelmekten imtina ederler. Böylece fertten başlamak üzere tüm toplumda güven ortamı hazırlanmış olur.

Yalnızca menfaatleri doğrultusunda hareket eden, ailesini ve komşularını rahatsız eden, çalışanın hakkını gözetmeyen ya da rüşvetle iş yapıp yaptıran bir kimse mümin olmaz. Bu kimselerin çoğaldığı toplumlarda adalet işlemez ve devamlı bir endişe hali baş gösterir.

Müminlerin birbirlerine karşı sorumlulukları nelerdir?

Mümin kişinin Allahü Teala’ya karşı sorumluluğu olduğu kadar, diğer din kardeşlerine karşı da bazı sorumlulukları vardır. Kur’an-ı Kerim içerisinde konuyla ilgili, “Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin velileridir; iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onları Allah merhametiyle kuşatacaktır. Şüphesiz Allah mutlak güç ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 71. Ayet) buyrulur.

İlgili ayetten de anlaşılacağı üzere müminler birbirinin velisi kabul edilir. Yani iyiliği yapmak kadar teşvik etmek de son derece önemlidir. Zorlukta dayanışma ve yardımlaşma halinde olmak, din kardeşine selam vermek ve topluca ibadet etmek de müminlerin diğer sorumlulukları arasındadır. Tüm bunlara ek olarak mümin kişi duasında mutlaka diğer müminlere de yer verir.

Sonuçta, dünyada sınav halinde olan insanın sosyal bir varlık olduğu herkes tarafından kabul edilir. Bu bağlamda, Allah’a gönülden bağlı olmak ve iman etmek mümin olmanın birinci şartıdır. Ancak bunlara ek olarak mümin kişinin taşıması gereken iyi hasletler vardır. Kişi, bu noktada Allah’a karşı olduğu kadar diğer mümin kardeşlerine karşı da sorumludur. Toplumda güven ortamı yaratmak ve İslam’a uygun bir yaşam tarzı belirlemenin yolu bir olmaktan geçer.

YAZI: İPEK ATACAN