Günah Kavramı Üzerine

aliko-sunawang-YJEI4421P8k-unsplash
Fotoğraf: Aliko Sunawang-Unspalsh

Allah’ın buyruklarına aykırı düşen, temiz insanın yapmaması gereken bazı kurallara günah adını veriyoruz. İsm, günah kelimesinin tam karşılık anlamı. Zenb (cürm) sözcüğü ise, insanın Allah’ın rızasını kazanmasını engelleyen eylemlerini tarif eder. Kur’an-ı Kerim’de günahların küçük ve büyük olarak ayrıldığı açıkça belirtilmiştir.

İslamiyet’te kebire sözcüğü büyük günah anlamına geliyor. Bu sözcüğün kökeni de kebr sözcüğüdür. Kebr maddi ya da manevi açıdan büyük olan anlamına gelmekte. Küçük günahlara da bir başka isim verilmiş; sagire. Dinimizde tekrarlanarak işlenen küçük günahların da büyük günah olarak kabul göreceği biliniyor.

Dinimizin hoşgörü dini olduğunu biliyoruz. İnsan günah işlese de tövbe ederek, doğru yolu tercih edebilir.

“Allah kullarının tövbelerini kabul eder ve yaptıkları günahları bağışlar.” (Şura Suresi, 25. Ayet)

Dinimizde büyük günahlar nelerdir? Günahların en büyüğü Allah’a ortak koşmak ve onu inkar etmek. Peygamberimiz bir hadisinde “Size büyük günahların en büyüklerinden haber vereyim mi? Onlar: Allah’a ortak tanımak, ana babaya itaatsizlik ve yalancı şahitliktir.” (Buhari, “Edeb”, 6; Müslim, “İman”, 38; Tirmizi, “Tefsir”, 5)

Allah’ı inkar etmek ve ona ortak koşmak Kur’an’ın hadislerinde karşımıza çıkan en büyük günahtır. Haksız yere birini öldürmek de en büyük günahlardan diğeridir. Allah’ın verdiği canı alması gereken yine kendisidir. İnsanların çeşitli kötü niyetlerden cana kıymaları Müslümanlık’taki en büyük günahların başında gelir.

Zina da Allah’ın kullarına hiç yakıştırmadığı büyük günahlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kullarını seven ve onları cennetine almayı tercih eden yaradan zinayı kesin olarak yasaklamıştır. Onun zinayı ne kadar büyük bir günah saydığını Hazreti Muhammed bir hadiste dile getirmiştir:

“Ey ümmet-i Muhammed! Erkek veya kadın bir kulunun zina etmesini, Allah’tan daha çok kıskanan (hoşnutsuzluk ve nefretle karşılayan) hiçbir kimse yoktur. Ey ümmet-i Muhammed! Siz benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” (Buhari Nikah, 107)

İslamiyet’teki bir diğer günah, pek çok kötülüğü sebep olduğu için içki içmektir. İçki, insanın yaradılışına tamamen zıttır. Müslümanlık’ta ayık olmak, bilincin yerinde olmasına değer verilir. Uyanıklığı terk eden kişiler pekala yanlış yola sapabilir.

Faiz yemek bir diğer büyük günah olarak karşımıza çıkar. Karşılıksız mal elde etmek İslamiyet’te hoş karşılanmaz, faiz kazancı da bu durumu temsil ettiği için haram kabul edilir. Faiz zenginin daha zengin olurken fakirin de daha fakir olmasına sebep olduğu için de İslamiyet’le örtüşmez. Faize alışan insanlar, ziraat, zanaat ve ticaret gibi temel kazanç yollarından vazgeçerler.

Bazen halk arasında daha çok kadınların baş vurduğu bir yöntem olarak da karşımıza çıkan büyü yapmak en büyük günahlar listesinde. İlime saygı duyan Müslümanlık büyüden kaçınmayı öğütler. İnancı zayıf kişilerin bu yönteme baş vurduğuna inanılır. Olmasını istediklerinizi dua ederek, sabrederek beklemek ve olmuyorsa sizin için hayırlı olmadığı anlamını çıkarmakta fayda var.

Yalan söylemek ve yalancı şahitlik de büyük günah sayılıyor. Yalan bizim en değerli parçamız ruhumuzun çürümesine sebep olur. Yalanla kandırılan diğer kişiler değildir, Allah tüm yalanlara şahit olur.

İnsanın kendi canını alması da en büyük günahlardan biridir. Can bize bir emanettir, bu emaneti ancak veren sahibi alabilir.

“Kim, ne ile intihar ederse, kıyamet günü onunla azab olunur.” (Buhari, Cenaiz, 84; Edeb, 44, 73; Eyman, 7; Müslim, İman, 176, 177)

Tüm günahlardan uzak durmak için aklımızı ve ruhumuzu bize iyi gelen güzelliklerle doldurmalıyız. Dünyevi hırslardan arınmak ve bu dünyada neden var olduğumuzu bulmak için Kur’an-ı Kerim’e sığınmak mümkün. Allah bize olayları değerlendirmek için verdiği aklımız en güzel hediye. Onu iyiye ve hayra kullanım…