Günahlara pişmanlık ve tövbe ile son vermek mümkün mü?

Psikoloji 04 Oca 2021 Contributor

Tövbe Allah’tan af dilemeyi ifade eder, ancak günahlara pişmanlık ve tövbe ile karşı durmak aynı anda olmalıdır. Bu bakımdan peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir hadisinde şöyle buyururlar:

“Pişmanlık tövbedir.” (İbn Mace)

Tövbe, Arapça’da tevb teriminden türemiş bir sözcüktür. Bu bakımdan sözlük anlamıyla “geri dönmek ve rücu etmek” anlamını taşır. İslam inancında, belirli şartları taşıması kaydıyla tövbe eden kişinin günahları Allah’ın izniyle silinir. Bu bakımdan hem ayetlerde hem hadislerde çok geç olmadan tövbe kapısına yönelmek tavsiye edilir.

Pişmanlık hangi manaya gelir?

İnsan, fıtratı gereği hata yapmaya eğilimli bir varlıktır. Ancak yine aynı fıtrat içerisinde pişmanlık duygusuna da yer verilmiştir. Pişmanlık yapılan herhangi bir işin ardından; üzüntü, utanç ya da suçluluk hissedilmesi şeklinde ifade edilebilir.

Keşke ile başlayan tüm cümleler aslında bir pişmanlık belirtisidir. Buna göre bir eylemi yapmış olmaktan ya da eylemsiz kalıp harekete geçmemekten pişmanlık duyulması mümkündür. Pişmanlık, kişide dereceler halinde ortaya çıkar. Bunun en üst noktasıysa şüphesiz vicdan azabı şeklinde tabir edilir.

Günahlara pişmanlık ve tövbe ile kalkan oluşturmak mümkün mü?

Dinimizde günahlara pişmanlık ve tövbe arasında sıkı bir bağ bulunur. Buna göre, İslami kaynaklarda kul ne kadar büyük bir günah işlerse işlesin tövbe ettiğinde Allahü Teala tarafından affedileceğine yer verilir. Ancak bunun bazı şartları vardır. Samimi ve içten duyulan pişmanlık da bu şartlar arasında ilk sıradadır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, pişmanlığın da bir çeşit tövbe olduğunu buyururlar. Bazı İslam alimlerine göreyse tövbe esnasında pişmanlık duyulması yeterlidir. Bu bakımdan pişmanlık duygusunu tövbenin temel rüknü olarak kabul etmek mümkündür. Yapılan işin ardından üzüntü hissedilmesi ya da mahcubiyet duyulması, tövbede pişmanlık şartının sağlanması için yeterlidir. Ancak tövbenin daha başka şartları da vardır.

Tövbenin şartları nelerdir?

Tövbenin temelde dört şartı vardır. Bu şartların; vazgeçme, pişmanlık duyma, kararlı olmak ve kul hakkını ödeme şeklinde sıralanması mümkündür. Buna göre tövbenin ilk şartı yapılan günahtan ve sapılan yanlış yoldan derhal dönülmesidir. İşlenen günahtan vazgeçmeden tövbe etmeye çalışmak yalnızca dilde kalan bir eylemdir. Oysa tövbenin yerine ulaşması için hem samimi hem de gönülden olması gerekir.

Pişmanlık, yukarıda da anlatıldığı üzere tövbenin temel rüknüdür. Yaptığı işten dolayı üzüntü ve hicap hissetmeyen bir kimsenin tövbesi samimi sayılmaz. Üstelik bu kimsenin nasılsa tövbe ederim diyerek yeni günahlar işleme olasılığı da yüksektir. Oysa tövbede kararlı olmak gerekir.

İnsanın nefsi ve şeytanın vesvesesi, kulu günah işlemeye yönelten iki büyük faktördür. Bu sebeple tövbe ettikten sonra da nefsin ve şeytanın sesi kişiyi rahat bırakmaz. Ancak insanın tövbe ettiği günah karşısında kararlı durması ve bir daha aynı hataya düşmemek için azim göstermesi gerekir.

Tövbenin son şartı da kul hakkıyla alakalıdır. Buna göre tövbe edilen günahta kul hakkına girilmişse, bunun gereklilikleri yerine getirilmelidir. Bu gereklilik de hak sahibiyle helalleşmek ve söz konusu hakkın geri ödenmesi şeklindedir.

Kısacası, dinimizde insanlara tövbe kapısı her daim açıktır. Allahü Teala, büyük bir merhametin sahibidir ve affedicidir. Bu bakımdan en büyük günahlar bile O’nun katında affedilebilir. Bu noktada insana düşen başlıca sorumluluk tövbesinde samimi ve ısrarcı olmaktır. İçten duyulan bir pişmanlık da bu tövbeye atılan ilk adımdır. Pişmanlık hissedilmeyen tövbeyse yalnızca dilden dökülen sözcüklerden ibarettir.

YAZI: İPEK ATACAN