Günümüz putları nelerdir?

Toplum Contributor
Görüş
günümüz putları
Max Henk-Unsplash

Yaşadığımız çağ, modernizmin yarattığı günümüz putları sayesinde insanoğlunu giderek varoluşunun anlamından uzaklaştırmaktadır. Ve bunu öyle göz boyayarak yapmaktadır ki çoğu insan, kendisine dayatılan her şeyin çağın bir gereği olduğu yanılgısına düşer. Türlü göz boyayıcı hilelerle bize unutturulmaya çalışılan, insanın ne denli üstün yaratılış özelliklerine sahip olduğudur.

Dünya hayatını kurgulayan büyük bir üst akıl gölgesinde, insanın ne kadar aciz, güçsüz ve çaresiz olduğu fikri empoze edilerek bireyler ve toplumlar kuşatılmak istenmektedir. Yaratılış gayesi unutturulmaya çalışılan insan, gerçek Rabbi yerine, dünyayı kurgulayan üst aklın dayatmasıyla kendi eliyle yarattığı şeylere büyük anlamlar yüklemektedir.

Harikulade maddi yaratılış özellikleri yanında, insanoğlunu yaratılmışlara asıl üstün kılan yönü; akıl, ruh ve kalp gibi manevi özelliklerdir. Esasen insan, maddi alemle ilahi alem arasında bir köprüdür. İnsanoğlunun bedeni madde alemine aitken ruhuysa nefha-i ilahidir. Yani insan, her iki alemle de irtibat halindedir. Bu yüzdendir ki insanın gerçek mutluluğu, iyi bir kul olması, maddesi ve manası arasındaki dengeyi kurmasına bağlıdır. Kişi bu durumun idrakinden uzaklaştıkça Rabbinden de uzaklaşması kaçınılmaz olmaktadır.

Günümüz putları ne ifade eder?

Kişiyi Allah’tan uzaklaştıran maddi manevi her şey bir nevi puttur. Yüce Allah dışında kul olduğumuz, biat ettiğimiz her şey nefsimizin bir putudur. Bu bazen para, makam-mevki, bazen şan-şöhret, itibar ve zenginlik hatta sevdiklerimiz dahi olabilir.

İnsan, birtakım duygularla dünyaya gelir. Onun doğuştan getirdiği bu duygular dünya hayatının canlılık, renk ve anlam kazanmasını sağlar. Ancak tüm bunlar yeterince kontrol edilmez de din, ahlak ve ilimle yönlendirilmez, meşru sınırda tutulmazsa kişiye zarar verir. Onun maneviyatını unutup maddeyi gaye edinmesine yani nefsini ilahlaştırmasına; tüm enerjisinin, düşünce ve yeteneklerinin bu doğrultuda kanalize olmasına neden olur.

Bunlardan nasıl korunmalıyız?

Akıl, dinle bütünleşip, duygu, düşünce ve davranışları iyiye, doğruya, güzele yönlendirerek kul ve Rabbi arasında sağlam bir bağ kurarsa, insan nefsinin esiri olmaktan kurtulur. Bu sayede dünya nimetlerinin gerçek hayat için bir araç olduğuna vakıf olur. İlahi rıza doğrultusunda Rabbine kavuşma idrakine ulaşır.

“Nefsinin arzusunu ilah edineni gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir.” (Casiye, 23. Ayet)

Mekkeli putperestlerin din ve inanç zihniyetini ifade eden bu ayet, aslında evrensel anlamda insanın genel zaaflarına dikkat çekmektedir. Tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde de insanlığın en temel sorunu, nefsinin arzularını, güç, makam ve maddi ihtiraslarını; haktan, adaletten, irfanın ışığıyla aydınlanan doğru inanç ve düşünceden üstün tutmalarıdır.

Kur’an nasıl uyarıyor?

Kur’an bu ve benzeri ayetlerle dinin değişmez ölçülerini, emir ve yasaklarını hiçe sayıp çiğneyenlerin ilahi varoluş karşısındaki durumunu sergiliyor. Bu sapkınlık durumunda olanlar, tümüyle arzularının ve ihtiraslarının tutsağı olarak nefsini putlaştırıp ona biat etmektedir. Nitekim onun ilahlaştırdığı, boyun eğdiği azgın ihtirasları yani içini kuşatan kendi yarattığı putlarıdır.

“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Münakifun, 9. Ayet)

Hayatın merkezi durumuna getirdiğimiz, uğruna Allah’ın rızasını ve emirlerini feda ettiğimiz her şey aslında birer puttur. Mal, zenginlik, eş, evlat, itibar, ideoloji gibi daha pek çok şey, affı mümkün olmayan şirk ve küfre alet edilebilir, birer puta dönüşebilir. Makam, mevki ve zenginlik sahibi olup, nerden gelip nereye gittiğini unutarak gurur ve kibirle makamın mutlak sahibini unutmak ise kendini ilahlaştırmanın en tehlikeli boyutudur.

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.