Hadis Alimi Ne Demek? Kütüb-i Sitte’yi Yazan Hadis Alimleri Kimlerdir? 

© Kitti Kahotong | Dreamstime.com
© Kitti Kahotong | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim ayetleri, ve sünnetin temelini oluşturan hadisler, İslamiyet’in başlıca kaynaklarıdır. Hadis-i şerifler ile Hz. Muhammed’in sözlü ve fiili davranışları ile ilgili bilgilere ulaşılır. Bu bağlamda doğru hadislere ulaşmak son derece önemli bir konudur.

Doğru olduğu tüm İslam alimleri tarafından kabul edilen altı hadis kitabı bulunur. Bu kitapların tümü Kütüb-i Sitte olarak isimlendirilir. Kütüb-i Sitte’yi yazan büyük hadis alimleri ise; İmam-ı Buhari, İmam-ı Müslim, İmam-ı Tirmizi, İmam-ı Ebu Davud İmam-ı Nesai ve İbni Mace’dir.

İmam-ı Buhari: Muhammed bin İsmail el Buhari, Buhara şehrinde dünyaya gelmiş bir hadis hafızıdır. Kendisi daha küçük yaşlarda hadislerle ilgilenmeye ve hadis hafızlarını dolaşarak onlardan öğrendiklerini ezberlemeye başlar.

Kütüb-i Sitte’nin ilk serisi olan el-Camiu’s Sahih’i yazar. Burada bulunan 7000 civarındaki hadisi seçerken de bunların sahih olmasına özen gösterir. Hadis öğrenme yolunda türlü seyahatlere çıkan Buhari, Müslim ve Tirmizi gibi hadis alimlerinin de hocalığını yapmıştır.

İmam-ı Müslim: Müslim bin Haccac, İslami literatürde kabul gören hadis kitaplarından ikincisini (Camiu’s Sahih) yazar. Kendisi İmam-ı Buhari’nin öğrencisi olup, tıpkı hocası gibi küçük yaşlarda hadis ilmi ile ilgilenmeye başlar. Onun Buhari’ye olan saygısı ve hayranlığı Sahih-i Müslim gibi değerli bir eser meydana getirmesine vesile olur.

İmam-ı Buhari ve Müslim’in kitapları İslami literatürde sahih sayılır ve bunlara Sahihan ismi verilir. Bu kabulün altında yatan sebep ise her iki hadis aliminin de kitaplarına hadisleri geçirirken çok titiz davranmasıdır. Bu bağlamda, her iki kitap içerisinde de mükerrer hadislere çok sık rastlanmaz.

İbni Mace: Künyesi, Ebu Abdullah olan İbni Mace Kütüb-i Sitte’de yer alan Sünen-i İbni Mace’nin sahibidir. Kendisi zamanının ilim merkezi kabul edilen bir kısım yerleri gezmiş ve büyük hadis alimleri ile karşılaşmıştır. Bu karşılaşmalar neticesinde de alimlerin bilgilerinden istifade etmiştir.

İbni Mace, kendinden sonra gelen hadis alimleri tarafından güvenilir bir kimse olarak nitelendirilir. Yalnızca hadis ilmi ile uğraşmakla kalmamış aynı zamanda tefsir ile de alakadar olmuştur.

İmam-ı Ebu Davud: Sicistan’da doğan Ebu Davud Süleyman, hadisleri dinlemek için Irak, Horasan, Suriye, Hicaz ve Mısır’ı dolaşır. Sonrasında da buralardan öğrendiği hadisleri içeren bir eser (Sünen) yazar.

Ebu Davud, Sünen içerisinde zayıf olduğu düşünülen bir kısım hadislere de yer verir. Ancak bu durumu eserlerinde detaylı bir şekilde açıklar. Bu bağlamda, Sünen içerisinde bulunan hadisleri doğruluğu bakımından farklı başlıklar ile ele alır. Bu başlıklar; sahih olan hadisler, sahih görünen hadisler ve sahihe yakın olan hadisler şeklindedir.

İmam-ı Tirmizi: Ebu İsa Muhammed bin İsa olarak doğan Tirmizi; İmam-ı Buhari, Müslim ve Ebu Davud’un öğrencisidir. Kendisi genç yaşlarda öncelikle memleketindeki hadis alimlerini sonrasında da diğer ülkelerde bulunan hadis alimlerini dinlemeye başlar.

Tirmizi, Sünen isimli eserinde tıpkı Ebu Davud’un yaptığı gibi bir sınıflandırmaya gitmiştir. Bu bağlamda zayıf olduğu bildirilen hadislerin ardından da mutlaka açıklamaya yer vermiştir.

İmam-ı Nesai: Künyesi Ebu Abdurrahman olan İmam-ı Nesai, hadis ile alakadar olmaya Horasan’da başlar. Bundan sonra da değişik ülkelere seyahat eder ve zamanın alimlerinden değerli dersler alır. İmam-ı Nesai ibadete düşkünlüğü ve haramdan sakınması ile de tanınan bir alimdi. Attığı her işte yalnızca Allah’ın rızasına nail olmayı hedeflerdi. Kendisinin rivayetlere koyduğu raviler ise İmam-ı Buhari ve İmam-ı Müslüm’ünkilere oranla daha sıkı olma özelliğine sahiptir.