SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Hak edene beddua edilir mi?

Dua 09 Şub 2021
beddua edilir mi
Karsten Würth-Unsplash

Beddua ne demek? Hak eden kişiye beddua edilir mi? Beddua etmek günah mı? Bu tür soruların yanıtlarına yazımızda yer verdik. Anlamı nedir? Bed Farsça “kötü” anlamına gelir. Beddua ise kötü dua demektir. Esasen beddua duanın derin felsefesiyle ters düşen bir manaya, ihtivaya sahiptir.

İslam dini barış dinidir. Dua, İslam’ın temelini oluşturur. Allah’a el açıp dua ederken her zaman hayırlı şeyler için yakarıp yalvarmalıyız. Yüce Allah’tan bir şey isterken “Allah’ım hayırlısıysa nasip et.” sözüne dualarımızda muhakkak yer vermeliyiz.

Beddua edilir mi?

Edilebilir. Ancak caiz değildir. Hatta çok istisnai durumlar dışında beddua etmek günahtır. Öyle ki İslam tarihine bakıldığı vakit peygamberlerin de beddua ettikleri görülmüştür. Ancak biz kullar beddua etmekten kaçınmalıyız. Rabbimize dua ederken her zaman hayırlı işler için dua etmeliyiz.

Esasen beddua tehlikeli bir kavramdır. Çünkü bir insan hakkında kötü dilekte, kötü temennilerde bulunmak için o kişinin ya da kişilerin sizin ırzınıza, arınıza, namusunuza, malınıza mülkünüze, çoluk çocuğunuza, ailenize, kendi canınıza bilerek ve haksız yere kast etmiş olması gerekir.

Aksi durumda herkes birbirine her kızdığında hükmü kendi verir ve beddua eder ve sistem bozulmaya yüz tutar. Beşeri ilişkilerde her zaman anlaşmazlıklar, yanlış anlaşılmalar, zaman zaman haksızlıklar dahi yaşanabilir. Her kavga ettiğimiz, tartıştığımız insana beddua edersek İslam dininin hoşgörü ve barış fikriyatından sık sık uzaklaşmış oluruz. Bu nedenle aslolan beddua etmemektir.

Ne yapmalı?

Canımızı yakan, ailemize, bize, yakınlarımıza bilerek ve isteyerek, haksız yere kast eden kişilere beddua etmek yerine onları Allah’a havale etmek yapılabilecek en tutarlı ve yerinde hareket olacaktır. Ne de olsa Cenabı Hakk her zaman mazlumun yanındadır.

Yüce Yaradan her şeyi her zaman bilir, görür ve işitir. Size karşı yapılan haksızlıkları Allah bilir ve görür. O nedenle o kişiler sizin canınızı çok yaktığında Cenabı Hakk’ın adaleti, sosuz gücü ve kudreti bu kişilerin cezalarını verecektir. Ama bu fani dünyada ama ahiret hayatında, takdiri ilahi ancak ve sadece Yüce Allah’a aittir.

Belirttiğimiz gibi beddua o denli karışık bir kavramdır ki biz aciz kullar vara yoğa beddua ettiğimiz vakit, günahların en büyüğü olan şirk koşmayı bile yapmış olabiliriz haşa. Allah’a havale etmek en güzelidir. En hayırlısı bu erdemli davranıştır. Ayrıca o kişinin olumsuz enerjisini, negatif bakış açısını, olumsuz bir sözle, beddua ile siz de kendinize çekmemiş olursunuz.

Öte yandan eğer beddua etmeye niyet ettiğimiz kişi suç ölçüsünde canımızı yaktıysa ülkenin hakkı, hukuku ölçüsünde mahkemeye başvurup o kişi ya da kişiler hakkında davacı olabiliriz. Hakkımızı yargıya intikal ettirip orada aramalıyız. Bir yandan da bize kötülük eden o kişi ya da kişileri yine tabii her zaman olduğu gibi Yüce Allah’a havale etmeliyiz.

Özür geri çevrilir mi?

Diyelim ki bir kişi sizin canınızı çok yaktı. Ama siz yine de o kişiye beddua etmediniz. “Allah’ım sana havale ediyorum.” deyip bu tür negatif bir durumun içinden hayırlı bir şekilde sıyrıldınız. Bir süre sonra da o kişi sizden özür diledi. Pişman olduğunu belirtti ve o kişinin gerçekten pişman olduğuna ikna oldunuz. O halde ne yapmalısınız? Uygun olan eğer kininiz, öfkeniz o kişiye karşı hala devam etmiyorsa özrünü kabul etmenizde yarar var. Ayrıca o kişiye sizden değil Yüce Allah’tan af dilemesini, yaptığı fenalık için tövbe etmesini istemeniz en hayırlı davranış olacaktır.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP