SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Haklı olana hakkını vermek neden çok önemli?

Helal 06 Şub 2021
hakkını vermek
Mauro Tandoi-Unsplash

Herhangi bir konuda hak davası yaşandığı zaman haklı olana hakkını vermek gerekir. Allah, insanların birbiri üzerinde hakları bulunmasına imkan vermiş ve bir başkasının hakkına girmeyi yasaklamıştır. Bu nedenle, haklı kimselerin haklarını teslim etmek, kul hakkına girmeden dünya hayatını tamamlamak gerekir.

Kul hakkı ne demek?

İnsanların birbiri üzerinde bulunan haklara kul hakkı denir. Kul hakkı, her Müslüman’ın uzak durması gereken bir durumdur. Yapılan kul haklarının affedilmesi için öncelikle hakkına girilen kişiden helallik istenmesi, ardından tövbe edilerek aynı hatanın tekrarlanmaması gerekir. Kul hakkı, helallik alınmadan affedilen günahlar arasında bulunmaz.

Kul haklarının bağışlanması için hakkı alınan kişinin hakkını alan kişiyi affetmesi gerekir. Eğer ki hakkı alınan kişi karşısındaki kişiyi affetmezse, o zaman Allah’ın adaletiyle haklı olan kişiye bu borç ödenir. En büyük veballerden biri olan kul hakkının işlenebilmesi oldukça kolay olmasına rağmen affedilmesi zordur.

Haklı olana hakkını vermek neden önemlidir?

İnsanlar arasında pek çok durumda kul hakkı söz konusudur. Ahiret yaşamını doğrudan etkilediği için insanların cennete veya cehenneme gitmesini belirleyen unsurlardan biri olabilir. Bu nedenle bir başkasının hakkını alan kimse o hakkı teslim etmeli, ardından helallik isteyerek kendisini affettirmelidir.

Hakkı olan kişiye hakkını vermek hem insana hem de Allah’a karşı borçtur. İnsani sorumluluklardan biri olan bu durumda hak verilmezse kul hakkına girilmiş olur. Kul hakkına girmenin günahı oldukça büyük olduğu için her müminin bu davranışı yerine getirmekten kaçması gerekir. Kur’an-ı Kerim’de kul hakkı konusunda şöyle buyrulmuştur:

“Hayır, hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz. Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.” (Fecr, 89/17-19)

Bu nedenle özellikle yetim ve öksüz kimselerin hakkına girerken, miras konularında aile bireyleri arasında hak davası yaşanırken dikkat etmek gerekir. Çünkü Allah, hak davalarında önce kullarının affetmesini bekler, ardından kendisi affeder. Kullarının affetmediği kullarını Allah da affetmez.

Hangi işlerin yapılması kul hakkına girmeye neden olur?

Kul hakkı, insanların birbiri üzerinde bulunan hakların tamamını kapsadığı için pek çok hareketin sonucunda kul hakkına girilmiş olabilir. Bu bağlamda; bir kişinin arkasından konuşmak, rüşvet almak veya vermek, alınan borcu ödememek veya ödemeyi geciktirmek birer kul hakkıdır. Ayrıca dedikodu yapmak, hakaret içeren sözlerde bulunmak, birini yaralamak, haksız kazanç elde etmek de kul hakkına örnektir.

Bir kimseyi zor duruma düşürecek sözler söylemek, iftira atmak, can veya mal kaybına sebep olabilecek hareketlerde bulunmak kul hakkına neden olabilir. Miras konusunda aile bireylerine haklarını vermemek, bir kimsenin vaktini boş geçirmesini sağlamak, diğer kişilerin haksızlığa uğramasına neden olmak da kul hakkına örnektir.

Kul hakkı yalnızca bir kişi üzerinde değil, birden fazla kişi üzerinde de oluşabilir. Bu durumun en büyük örneği devlete zarar verecek hareketlerde bulunmaktır. Devlet mallarına zarar vermek, rüşvet ve torpil sayesinde makam sahibi olmak pek çok kişinin üzerinde kul hakkına neden olur. Ayrıca devletin parasını çalmak, devlete olan borcu ödememek, devletten haksız yerine maddi ve manevi destek almak bu duruma örnektir.

Kısaca, kul hakkı insanların birbirlerine yaptıkları haksızlıklardan dolayı oluşur. Hem Allah’a hem de insana karşı günah işlendiği için iki kez affedilmesi gerekir. Bu bağlamda insanların birbirlerini affetmesinin ardından Allah’ın affını ve rızasını almak gerekir.

YAZI: İPEK ATACAN