Hamilelikte Şeker Yüklemesi Tartışması Sürüyor

alicia-petresc-c3KZP4azG6g-unsplash
Alicia Petresc-Unsplash

Şeker hastalığı (diyabet) kanda yüksek şeker düzeylerinin oluşmasına sebep olan bir hastalıktır. Bazı kadınlarda hamile kalmadan önce diyabet zaten var olabilir. Bazı kadınlarda ise “gestasyonel diyabet” olarak isimlendirilen gebelik şekeri ortaya çıkabilir. Neredeyse her 150 hamileliğin 1’inde hamilelik öncesi şeker hastalığı görülebilmektedir.

Halk arasında gebelik hamilelik şekeri olarak bilinen gestasyonel diyabet, şeker hastalığı olmayan bir anne adayında da oluşabiliyor. Anne ve bebek sağlığı açısından risk yaratabilen bu durum, hamilelerin yaklaşık yüzde 5’inde rastlanıyor. Yüzde 90’ı ise gebelik sırasında fark edilir. Hamilelik döneminin 24. ve 28. haftalarında yapılacak şeker yükleme testi ile gebelik şekeri tespit edilebilir.

Hamilelikte şeker yükleme testi yaptırmanın anne ve bebek sağlığı açısından zararlı olup olmadığı en çok merak edilen ve tartışılan konulardan biri. Bu konudaki baskın anlayış, gebelik süresince anne ve bebekte oluşabilecek herhangi bir sağlık probleminin önceden tespit edilebilmesi için şeker yükleme testinin yaptırılması gerektiğini savunuyor.

Hamilelikte oluşabilecek gebelik şekeri yüksek riskli, riskli ve riskli olmayan grup olarak üçe ayrılır. Vücut kitle indeksi yüzde 30’un üzerinde olan gebeler yüksek risk grubundadır. Tekrarlanan gebelik kayıpları, açıklanamayan bebek kayıpları ve kötü gebelik öyküsü olan kadınlar risk grubundadır.
Ayrıca iri bebek doğumu yapanlar, ailesinde diyabet öyküsü olanlar, polikistik over (yumurtalıklarda irileşme ve küçük kistler oluşması) hastaları, 25 yaş üzeri kadınlar, önceki gebeliğinde diyabet öyküsü olanlar ve zor doğum yaşayan (omuz takılması) kadınlar da bu grupta yer alır.
25 yaş aralığında olan kadınlar, ilk gebeliği olanlar ve ailesinde herhangi bir şeker hastalığı olmayan kişiler ise risk grubu dışındadır.

Şeker hastalığı gebelikte ya da gebelik öncesinde de başlamış olsa, anne adayı ve bebek için bir takım riskleri de beraberinde getirir. Şeker hastalığına sahip anne adaylarında, şeker düzeyleri gebelik süresince ne denli düzgün devam ederse, diyabetin açacağı riskler o denli azalır.

Hamilelik sırasında kendini göstermeye başlayan şeker hastalığında (diyabet), görülebilen riskler, hamilelikten önce zaten var olan şeker hastalığına göre daha azdır. Şeker hastası anne adaylarının hamilelik sürelerince yüksek tansiyon, hamilelik zehirlenmesi, düşük ve erken doğum gibi riskler şeker hastası olmayan bir anne adayına göre daha yüksek olmaktadır.

Hamilelikten önce ortaya çıkmaya başlayan şeker hastalıklarında bebekte kimi anomalilerin ortaya çıkma olasılığı artar. Fakat hamilelikte ortaya çıkan gestasyonel şeker hastalığı bebekte anomalilere yol açmaz. Açsa dahi bununla ilginin çok az olabileceğine dair araştırmalar yapılmaktadır.

Anne adayında hamilelikten önce zaten mevcut olan şeker hastalığına sahip kişilerde hamilelikten hemen önceki birkaç ay ve hamilelik süresince şeker düzeyleri ne denli normal devam ederse, bebekte oluşabilecek anomali gelişme olasılıkları o denli düşecektir. Şeker seviyeleri sürekli yüksek seyreden ve kontrol edilmeyen hamileliklerde bu risk daha yüksektir. Bu nedenle HbA1C ve glikoz takipleri çok önemlidir.

Gebelik şekerinin tanısı için güncel yaklaşım olarak kabul edilen 75 gramlık şeker yükleme testi anne adayına uygulanır. Test sonuçlarında açlık kan şekeri 92 mg/dl, 1. saat kan şekeri 180 ml/dl, 2. saat kan şekeri 153 gr/ml altında ise bu değerler normal olarak kabul edilir. Ancak çıkan sonuçlardan herhangi bir değer yüksek ise anne adayı risk grubundadır.

Ancak, gebelik diyabetini teşhis etmenin başka yöntemleri olduğunu ve şeker yüklemesi testinin zararlı olduğunu savunan, tıp dünyasında tepkiyle karşılanan başka bir görüş de her geçen gün etkinliğini artırıyor.

Gebelikte şeker yükleme testinin her hamileye mutlaka yapılması gereken bir test olmadığı, sadece belli risk gruplarında yapılması gerektiği belirtiliyor.

Örneğin, kısa adı NHS olan İngiliz Devlet Sağlık Hizmetleri (National Health Service), tarama testini tüm hamilelere değil “bir veya daha fazla risk faktörüne sahip olan hamilelere” tavsiye ediyor. Gebelik diyabetinin, açlık/tokluk kan şekeri ve insülin seviyelerinin, HbA1c’nin ölçülmesiyle de teşhis edilebilecekken, şeker yüklemesinin bir zorunluluk gibi gösterilmesine karşı çıkılıyor.

Tüm bu tartışma ve araştırmaların sonucunda şunu söyleyebiliriz; hamilelikte  şeker yükleme testinin anne ve bebek sağlığı bakımında zararlı olup olmadığı konusu hala tartışma konusu.