Haram parayla hayır işlemek olur mu?

Helal 29 Oca 2021 Contributor
haram parayla hayır işlemek
Adonis1969-Dreamstime.com

Helal ve haram!. Bu iki kavram ve helal yoldan para kazanmak, İslam dininin temelini oluşturur. Peki, haram parayla hayır işlemek mümkün olur mu? Bu sorunun yanıtını merak ediyorsanız birlikte yazımıza göz atalım.

Hayatın her alanında helal yaşamak

Ticarette, aile hayatında hak yememek İslam dininin esaslarındandır. Kul hakkına girmeden helal yoldan para kazanmaksa bir mümini mümin yapan olması gereken bir davranıştır. Aksi kabul edilemez. Haram yoldan kazanılan paradan kimseye hayır gelmez.

Kul hakkı yemek… Yüce Allah’ın isimlerinden biri de Hakk’tır. Kul hakkına girmek, hel de yetim hakkı yemek Allah katında en affedilemez günahlardan sayılır. Şüphesiz Allah affedicidir. Neyin affedilir neyin affedilemez olduğunu kuşkusuz Cenabı Hakk bilir. O her şeyin en doğru bilenidir. Allah’ın yerine hüküm vermeye kalkmak bir mümine yakışmaz. Ancak kul hakkı yemenin çok büyük bir günah olduğu bizzat hadis ve ayetlerde çok net bir şekilde ifade edilmiştir.

Haksız yere kazanılan paradan kimseye hayır gelmez. Bir annenin bir babanın evlatlarının kursağından haram lokma geçirmemesi çok önemlidir. Onları o şekilde büyütüp yetiştirebilmek ebeveynin esas görevidir.

“Helalinden olsun bizim olsun” atasözünü mutlaka duymuşsunuzdur. Haksız yoldan, haram, hile hurdayla kazanılan paradan, edinilen kazançtan helal, bir mümine yaraşır şekilde bir hayat sürmek mümkün değildir.

Haram parayla hayır işlemek mümkün mü?

İslam alimleri bu konuda hemfikir. Aynı görüş içerisindeler. Örneğin Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu haram parayla hayır işlemek konusuna şu şekilde bir açıklama getirmiştir: Eğer helal olamayan bir şekilde kazanılmış bir para varsa ortada; ilk evvela bu paranın hak sahiplerine muhakkak iade edilme yoluna gidilmelidir. Asıl sahiplerine para geri verilmelidir. Eğer haram yolla elde edilmiş paranın asıl sahibi vefat etmişse o zaman para, vefat eden mal sahibinin mirasçılarına verilmelidir.

Diyelim ki haksız yere kazanılmış haram bir para var. Ve o paranın asıl sahibi vefat etmiş ve mirasçısı da bulunmuyor. O zaman para fakire dağıtılmalıdır. Aynı zamanda meblağ çok yüksekse ve asıl sahibi ya da mirasçısı yoksa o zaman hastane, okul gibi mülkler için harcanabilir. Ancak bilinmelidir ki bu açılan okullardan ya da hastanelerden dolayı bir sevap beklemek doğru değildir.

Kişi böyle bir hareket yaparsa sadece kendisine ait olmayan bir parayı elinden çıkarmış olur. Her ne kadar sonradan hayırlı işlere harcamış olsa da ilk başta o parayı haram yoldan elde etmiştir bir kere. Onun günahı, vebali bakidir.

Haramdan sevap beklemek nafile

Sonradan hayırlı işlere harcadığı için sevap beklemek nafiledir bir bakıma. Örneğin siz birinin parasına haksız yere aldınız. Belki o kişi sizin haksız elinden aldığınız parası nedeniyle büyük bir ekonomik buhrana girdi ve çoluk çocuğu aç kalacak hale geldi. Hatta daha da detaylandıralım o kişi bu yük altında ezilip, üzülüp sağlığından oldu. Ve kalp krizi geçirip vefat etti. Bu üzüntüyle, çoluk çocuğunun açlık seviyesinde yaşamasına gönlü razı gelmedi ve hastalanıp vefat etti. Ki bu durumun gerçek hayatta yaşandığına da birçoğumuz şahit olmuşuzdur. İşte kul hakkına girmek bu kadar ciddi bir durumdur. Günahı da işte bu yüzden bu kadar büyüktür.

Cam kırılınca aynı olur mu? Haram yolla kazanılmış paranın İslam dinine uygun şekildeki iade yöntemini aktardık. Ancak tabii burada kırılıp sonradan yapıştırılmaya çalışılan cam bir vazo mecazi söz konusu. Yani en güzeli kırıp dökmemek, hileye harama hiçbir zaman başvurmadan helalinden kazançla yaşamak!