Harama Götüren Şey de Haramdır; İyi Niyet Haramı Helal Yapmaz

ID 119558484 © Elena Odareeva | Dreamstime.com
ID 119558484 © Elena Odareeva | Dreamstime.com

İslamiyet’te niyetler kadar bu niyetlerin sonuçları da önemlidir. Niyeti iyi olan kimselerin gittiği yol harama çıkabilir. Niyeti kötü kimseler ise istemeden güzel ameller işleyebilir. İslamiyet’in emir ve yasaklara karşı koyduğu genel kurallara göre ameller belirlenir.

İslamiyet’in emir ve yasakları nelerdir? İslam, düzen içinde olan bir dindir. Kullarından da Allah’a ibadet konusunda düzen ister. Kur’an-ı Kerim ile Müslümanlara gönderilen kutsal kitapta bazı emir ve yasaklar yer almaktadır.

İbadetlerin zorunluluğu, yapılması gereken davranışlar, yemesi ve içmesi yasaklanan rızıklar bulunur. Bu emir ve yasaklar, Allah’a iman eden herkes için eşit olarak geçerlidir. Emir ve yasaklara uymayan kişiler günaha girer ve yaptıklarının cezasını ahirette çeker.

Namaz kılmak, oruç tutmak, zina yapmamak, yalan söylememek, sadaka vermek, Allah’a şirk koşmamak, Hz. Muhammed’i kabul etmek gibi emir ve yasaklar Allah’ın dinini kabul etmek için gereklidir. Emir ve yasaklar insanları Allah’a ve cennete yakınlaştırır.

Hacca gitmek, zekat vermek, kurban kesmek gibi ibadetler ise yalnızca bir kısım için emredilmiş ibadetlerdir. Allah, kendisi için ibadet etmek isteyen fakat maddi olarak durumu olmayan kullarını zor durumda bırakmamıştır. Yalnızca dinen zengin olan kimseler bu ibadetleri yapmakla yükümlüdür.

İslamiyet’in emir ve yasaklara karşı koyduğu genel kurallar nelerdir? İslamiyet, güzel amellerin içinde kötülük istemez. Yapılan her ibadet doğru ve net olmalıdır. Sevabın içinde haram bulunmamalıdır. Niyetler kadar yapılan ibadetlerin sonuçları da değerlidir.

İyi niyetli olan kimselerin iyi işler için işlediği günahlar, o günahı helal yapmaz. Ameller niyetlere göre olsa bile, İslam’ın koyduğu kurallar çerçevesinde başka bir yol bularak o işi yapmak gerekir.

İyi niyet, haram davranışa götürdüğü sürece iyi olmaktan çıkar. Güzel ameller işlemek isteyen kimseler, işlerine haram olan hiçbir şeyi bulaştırmadan yapmalıdır.

Haramı doğrudan işlememek ama kötü işler yapılacağını bile bile yardım etmek de İslam’da haramdır. Harama götüren yollarda bulunmak ama haram işi bizzat işlememek, insanı korumaz. Günahın bulunduğu her ortamdan uzaklaşmak ve iyiye yönelmek gerekir.

Miktarın farklılığı haramı ve sevabı değiştirmez. Küçük bir davranış olsa bile haram, haramdır; sevap, sevaptır. İkisinin birbirine eşit olma durumu yoktur. Bir olayın hem haram hem de sevap içermesi mümkün olsa bile biri daha ağır basar.

Helal ve haramlar konusundaki fetvalar nasıl verilir? Kur’an-ı Kerim, insanlara doğru yolu göstermek için indirilen kutsal kitaptır. İçinde haram ve sevap olan işleri belirten ayetler bulunmaktadır. Fakat Kur’an’da geçmeyen bazı durumlarda, cevaplar araştırılarak olayın haram ve helal oluşuna karar verilir.

Müftü tarafından verilen fetvalar, Kur’an ve sünnete aykırı olamaz. İslam’ın gerekliliklerine göre ilim sahibi bir alim fetvaları verir ve konular hakkındaki en uygun kararı bildirir.

Kur’an’da hükmü bilinmeyen konularda yardım almak gerektiği belirtilmiştir. Allah, “Senden önce de ancak kendilerine vahiy indirdiğimiz kişileri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.” buyurur. (Nahl, 16/43)

Fetvalar, İslam’ın indirildiği dönemde başlamıştır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV), sorunları olan kimseler için çözümler üretirdi. Fetva verme görevi de kendisine aitti. Gerektiği durumlarda başkalarını da müftü olarak görevlendirmiştir.

Allah’ın yapılmasına izin verdiği şeyler helal, yasakladığı şeyler ise haramdır. Allah, her kulunun işlediği amelleri bilir. Niyetlerinin ne olduğunu, ne için o ameli işlediklerini henüz insanlar var olmadan önce bile kaderlerine yazmıştır. İşlenen her amelin karşılığı ise ahiret gününde alınacaktır.