SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Hayatın Anlamlarından Biri; insan ve Doğa

Doğal Çevre 30 Kas 2020
davide-cantelli-r0q06hjTgOc-unsplash

Dünyada sürekli etkileşim içinde bulunan insan ve doğa sayesinde yaşam sürebilmektedir. Hz. Adem’in ilk çiftçi olması da insanla doğanın birbirinden ayrılamaz bütün hale geldiğini gösterir. Doğayı koruyan, ona zarar veren, onu kurtarmak için çalışmalar yapan hep insan olmuştur.

İnsan ve doğa arasındaki etkileşim nasıl tanımlanır?

Doğa, insanın yaşamını sürdürebilmesi için var edilmiştir. İnsansa doğa üzerinde yaptığı çalışmaların tamamından sorumlu haldedir. Bu sebeple doğayla olan ilişki kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişiklik gösterebilmektedir.

Allah, doğadaki her olayı kusursuz bir düzen içinde, insanın içinde yaşamını sürdürebileceği bir biçimde yaratmıştır. Farklı alanlarda düşünülemeyen insan ve doğa yaşamını beraber sürdürebilmek zorundadır. Doğanın yok olması demek, insanlığın da bitmesi demektir.

İslam’da Allah’ın yarattığı her varlığa Allah’a olan sevgiden ötürü değer verilmesi gerekir. Yeryüzü ve gökyüzü de Allah’ın yaratmasıyla oluştuğu için onlara değer vermek, korumak ve gelecek nesillere olduğundan daha güzel şekilde bırakmak gerekir. Bu sebepten ötürü doğaya zarar vermekten olabildiğince kaçınılmalıdır.

Doğayla iç içe olmanın kişiye sağladığı faydalar nelerdir?

Doğa, insana pek çok açıdan hizmet etmektedir. Bu hizmetler yiyecek ve içecekler olduğu gibi ev eşyalarının yapılması için odun, ilaçlar için şifalı otlar, kozmetik için çiçekler olmak üzere çeşitli alanlara ayrılabilmektedir. Ancak doğanın sağladığı faydalar yalnızca onların tüketilmesiyle oluşan durumlar değildir.

Doğayla iç içe olmak, Allah’ın yarattığı her bir varlığın renklerinin ve şekillerinin kusursuzluğunu görmek, insanın ruh sağlığına direkt olarak olumlu etkiler yapar. Çıplak eller ve ayaklarla toprağa dokunmak kişinin sinir ve stresini azalarak daha pozitif yaşamasını sağlar.

Doğanın içinde yaşanan bir ortamda oksijen seviyesi şehirlere göre daha yüksek, gürültü kirliliği ise ciddi oranda azdır. Bu sebeple uyku sorunları yaşayan kimselere doğal ortam iyi gelmektedir. Kanser, nefes darlığı, astım gibi hastalıkların özellikle ormanlık alanlarda tedavi edilmesi önerilir.

Şehir yaşamından uzaklaşarak doğayla kucaklaşmak insana eğlenceli vakit sunar. Allah’ın verdiği nimetlerin değerini göstererek imanın kuvvetlenmesine destek olur. Ayrıca doğanın düzen içinde ilerlediğini, bu düzeni bozanınsa insan olduğunu gösterir.

İslam’da doğayı korumanın önemi nedir?

İslam inancında doğayı korumak, her şeyden öte Allah’ın yarattığı varlıkları korumak demektir. Bu sebeple doğa için yapılan her güzel iş kişiye iyi ameller kazandırırken, onu tahrip etmek ve zarar vermek kötü ameller kazandırır.

Kur’an-ı Kerim’de pek çok kez Allah’ın nimetlerine şükretmek gerektiği vurgulanmıştır. Doğa da Allah’ın kulları için verdiği nimettir. Hayvanlarının eti ve sütü, ağaçların meyveleri, otların şifaları için Allah’a şükretmek gerekir. Doğaya verilmiş olan her zarar, Allah’ın nimetlerine verilmiş olan zarardır.

Doğanın korunması, gelecek nesillere aktarılması ve düzenin bozulmaması için yapılması gereken durumlar vardır. Bunlardan ilki, bireysel olarak doğayı korumaktır. Ağaç ekmek, çöpleri toplamak, doğaya atık atmamak ve çevreyi kirletenleri uyarmak başlıca sorumluluklardır.

Çocuklara doğa sevgisini aşılamak, İslam’ın doğaya olan bakışını göstermek ve Hz. Muhammed’in çevreye nasıl davrandığını anlatmak da diğer bir sorumluluktur. Çocuklar, geleceği mimar edecek olan kişilerdir, onlar çevreyi ne kadar severse doğa o kadar korunmuş olur.

Doğada bulunan her varlık Allah’a secde eder ve Allah’ı zikreder. Onlara verilen zarar, Allah’a zikredilmesinin önüne geçer. Bu sebeple insan ve doğa ilişkisinde dengeyi korumak, çıkarlar uğruna doğayı harap etmemek gerekir. Unutmamak gerekir ki, insan istediği taktirde doğayı güzelleştirebilme gücüne sahiptir.