Hayatın merkezinde hoşgörü dini islam

İslam 27 Şub 2021 Contributor
hoşgörü dini islam
Johnny Cohen-Unsplash

Günümüzde tahammülün sınırları azalmışken merceğimizde hoşgörü dini islam var. Hazreti Muhammed kimsenin sözünü kesmezdi. Bugünden bakınca insan hayret ediyor değil mi? Herkesin sözünü sonuna kadar dinler onları kesmezdi. Hoşuna gitmeyen bir konu konuşulduğunda bile söz kesmez sadece konu ile ilgili görünmezdi. Bu davranışları onun hoşgörü anlayışının bir parçasıydı. Onun hoşgörüsü belli kişilere değil herkeseydi.

Dostlarına olduğu kadar düşmanlarına da hoşgörülü davranırdı. Kimseye hiddetlenmezdi. Kalp kırmamak onun çok dikkat ettiği bir noktaydı. Mekke’de ona inanmayıp kendisine kötü davrananlara hiçbir zaman olumsuz bir davranışta bulunmadı. Ondan öldürecek kadar nefret eden düşmanları vardı. Hazreti Muhammed Mekke’yi fethettiğinde kendilerine kötülük yapacak mı diye endişe ettiler ama o hoşgörüsünü göstererek kimseye bir kötülükte bulunmadı.

Kudüs ve Endülüs fethedildiğinde ne oldu?

İslam dinin hoşgörüsünü ortaya koyan bir başka olay Kudüs’ün fethinden sonra gerçekleşti. Hz. Ömer ve İslam ordusu Kudüs’e girdiği vakit, Kudüs’teki Hıristiyanlarına hiçbir şekilde zarar verilmedi. Oradaki Hıristiyanlara din, vicdan ve serbest yaşama hürriyeti verildi. O zaman halk büyük bir şaşkınlık yaşadı, kendi devletleri bile onlara bu özgürlüğü tanımamıştı. Müslümanlar 800 yıl İspanya’da yaşadılar, oraya hakim oldukları zamanda hiçbir Hıristiyan’ı zorla dininden döndürmediler. 1492 yılında Endülüs’teki son İslam devleti olan Grenada, Hıristiyanların eline geçtiğinde ise Müslümanlar aynı hoşgörüyü bulamadılar. 800 yıl Müslüman olan Endülüs İslam Devleti’nden bugün İspanya’da yaşayan Müslüman kalmamıştır.

İslam’ın kelime anlamı; barış

İslam Arapça’da barış anlamına gelmektedir. Adından anlaşıldığı gibi, İslam dini insanlar arasında barışı sağlamak üzere gelmiştir. İslam dini olumsuz tüm davranışları hayatımızdan uzak tutmamızı öğütler. Küfür, zulüm ve zorbalık hiçbir koşulda kabul görmez. Bu davranışları sergilediğimizde affedici bir unsur kabul olmaz. İnsanın insana yaptığı zulüm Allah tarafından yasaklanmıştır. Ne olursa olsun, insanın insanı öldürmesi ya da ona kötü davranması kabul edilemez.

Farklı fikirler, hoşgörü dini islam sayesinde yaşar

İslam dini, kullar arası anlaşmazlığı ve dayatmayı sevmez. Farklılıklara saygı duyulmasını ister. İnsanların birbiri hakkında olumsuz konuşmasını da doğru bulmaz. Müminler konuşacakları zaman kimseye zarar vermemeli, kimseyi yermemelidir. Bir kez daha anlıyoruz ki, İslam tam anlamıyla yaşansa dünyamız barış içinde yaşayacak. Güçlüler güçsüzleri ezmeyecek. Aynı fikirde olmayanlar birbirlerine zulmetmeyecekler. İslam dinini kabulde özgür irade şarttır. Kişi kendi gönlünde bu dini kabul etmelidir. İbadette zorlama olmamalıdır. Allah ve kul arasına girmek doğru değildir. Kimse kimsenin inancını sorgulayamaz. Dışarıdan kalplerdeki Allah sevgisi ölçülemez.

“Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır.” (Bakara Suresi, 2/256. Ayet)

Kuran-ı Kerim’de tarif edilen İslam son derece modern ve ilericidir. Olaylar karşısında anlayışlı ve bir orta yol buldurmaya yönelik tutumları tavsiye eder.

“Sen af yolunu benimse” (Araf Suresi, 199. Ayet)

Hayatın içinde hep aynı fikirde olduğumuz kişilerle olmak mümkün değildir, her şey dünyada zıttı ile var. Dinimizde hayır ve şerrin de Allah’tan geldiğine inanıyoruz. Karşımıza çıkan olumsuzlukların da içinde kaybolmadan yaşayabiliriz. Kavga ile ilişkilerin düzelmediği, öfkelerin büyüdüğü bilinen bir gerçek. Karşımızdaki kişiyi dinlerken gerçekten duyabiliriz. Farklı fikirlerde olanlara anlayış gösterebiliriz. Böylece ülkemize ve dünyaya huzur gelmesi için bir çaba göstermiş oluruz. Hoşgörü kalpleri açan anahtardır.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI