Hayrın ve Şerrin Farkında Olarak Yaşamak…

irina-iriser-mNz9Pa3tz34-unsplash
Fotoğraf: Irina Iriser-Unsplash

Yaşam, biz insanların yaşadıkları süre boyunca yaşadıklarının ve deneyimlediklerinin bütünüdür. Hepimiz yaşamımız boyunca kararlar alarak bu yolcukta ilerleriz. Aldığımız bu kararların iyi veya kötü neticesi bizim deneyimlerimizi oluşturur ve bizi biz yapar. Bazılarımız kararını vermeden önce hazırlık yapar araştırır ona göre adımlarını atarken bazılarımız da çok ani gelişen olaylar karşısında bir karar vermek zorunda kalır. İşte o an istemediğimiz bir sonuçla karşılaştığımızda ‘Bu neden başıma geldi.’ gibi beklentilerimizin yönünü değiştirecek olumsuz neticeler elde edebiliriz. Bunun için hayıflanır, üzülür, negatif duygu ve düşünler içinde döner durur, kendimizi kahrederiz. İşte öyle bir anda “Her şerde bir hayır, her ‘hayır’da bir şer vardır” düşüncesi bizi teselli eder ve pozitif düşünmemize yardımcı olur.

Bu sözün insan psikolojisine doğrudan olumlu etkisi vardır. Hayat insana her zaman istediklerini anında sunmayabilir. Mesela istediğimiz okulun sınavlarını kazamamak, işten atılmak, evlenmek istediğimiz kişiyle kavuşamamak gibi örneklerle çoğaltabileceğimiz bir çok olayın, olumsuz neticesi görür o an için kendimizi mutsuz , kaybetmiş ve zayıf hissedebiliriz; ancak biraz sabır eder zamana bırakırsak yaşanan olayın aslında bizim hayrımıza olduğunu görebiliriz. Hatta çoğumuz bazen istediğimizin, istediğimiz gibi olmadığı için şükür eder ve kendimizi şanslı sayarız.  Burada önemli olan olaylara hangi açıdan baktığımızdır. Mevlana’nın dediği gibi “Sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünür gülistan olursun, diken düşünür dikenlik olursun.” İnsan düşüncelerinin davranışlarının bütünüdür. Şer olarak nitelendirdiğimiz hoşumuza gitmeyen bir durumu eğer iyi düşünürsek onu hayrımıza çevirebiliriz. Bunun aksini düşünerek üzülmemizin beden ve ruh sağlığımıza olumsuz etkisinden başka bir amacı yoktur.

İslam dini, Allah’ın yarattıklarının en güzeli olan insanın, fıtratını eskiliklerini en iyi bilen dindir. Nefsiyle mücadele içinde olan insan, bazen Allah’ın bizim için neyin hayırlı olduğunu bilenin O olduğunu unutabilir. İstediği olmadığı için isyan edebilir Allah’a şirk koşabilir.

“Olur ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, halbuki hakkınızda o bir hayırdır. Ve olur ki siz bir şeyi seversiniz, halbuki hakkınızda o bir şerdir. Allah bilir, siz bilmesiniz.” (Bakara Suresi, 216. Ayet)

Allah kullarının asla acı çekmesini istemez. Eğer bir iş olmuyorsa Allah’ın ilahi düzenine inanmamız ve sabırla beklememiz gerekir. O işimiz olmuyorsa da bizim için daha güzelinin geleceğine inanarak sabırla beklememiz hem nefsimize hakim olmamıza hem de tevekkül inancına sadık kalmamıza yardımcı olur. Kemale ermek de bu yoldan geçer çünkü bilir ki Allah kulunun en iyi olmasını isteyendir. O olgunluk ve sabırla gelecek olanın daha iyi olacağını bilerek bekler.

İslam dini Müslüman’a bakış açısı kazandıran bir din olma özelliği taşır. Olaylara pozitif perspektiften bakmamıza yardımcı olan İslam dini, bu özelliği ile kişinin benden ve ruh sağlığına da olumlu etkisi vardır. Allah’ın kuluna istediğini hemen veremeyerek ona sabretmeyi öğretir ve zorluklarla mücadelede esneklik kazandırır.

Her mümin, dünya hayatında bir sınavda olduğunu bilmelidir. Dünyada ahireti için çalışan insanın sınavdan geçtiğini bilmesi ve ona sabırla katlanması ona ahiret hayatını kazandırır. Peygamber Efendimiz ve sahabelerinin de hayatları hep acı keder içinde geçmiştir ama onun Allah’a olan güveni sabırla beklemesine yardımcı olmuştur.

Eğer her şey istediğimiz an olsaydı o zaman Allah sevgililer sevgilisi olan Peygamber Efendimiz’in acı çekmesini istemez en ufak bir zorlukta onu yanına alırdı. Efendimiz dünyadaki sınavını vermiş iyi bir kul olduğunu ispat etmiş ve sevgilisi olan Allah’a kavuşmuştur çünkü Alla ona en güzel sonu hazırlamamıştır.