Hazreti Muhammed’in (SAV) Örnek Ticari Ahlakı

© Sonyasgar | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim, insanın hem dini hem de ticari hayatında denge kurmasını sağlayan bir kaynaktır. Burada yer alan ayetler, ticareti din ve ahlak kuralları ile çevreleyerek bunun insanın manevi yönünün önüne geçmesini engeller. Peygamber Efendimiz de ticaret ile uğraşmış ve insanları buna teşvik etmiştir. Kendisinin ticaret ahlakı günümüzde de saygı duyulan bir boyuttaydı ve çeşitli niteliklere sahipti.

Ölçü ve tartı aletlerinin doğru kullanılmasına önem verdi: Ticaret, rızkı arttırmaya yönelik bir meslektir. Bunu yaparken de kişiden ahlak ve din kuralları çerçevesinde bazı şeyler istenir. En önemlisi ölçü ve tartı aletlerinin doğruluğuna özen gösterilmesidir. Alet sebebiyle farkında olmadan malını eksik ya da fazla tartan kişilere müsamaha gösterilirmiştir fakat bilerek yapanlar affedilmemiştir.

Kuran’da “Eksik ölçüp tartanların vay haline! Onlar, insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler. Kendileri başkalarına vermek için ölçüp tarttıklarında ise haksızlık ederler. Onlar, o büyük günde -ki, işte o gün insanlar âlemlerin rabbinin huzuruna çıkacaklar- diriltileceklerini akıllarına getirmiyorlar mı?” (Mutaffifîn 83/1-5) buyrulmaktadır. Ticarette yapılan yanlışlar ve kandırmalar yüzünden Medyen halkı da helak olmuştur.

Şartlar ne olursa olsun çalışmayı buyurdu: Şartlar ne olursa olsun kişi çalışmalı ve kendi parasını kendisi kazanmalı, başkasına boyun eğmemeli veyahut haram kazanç elde etmemelidir. Peygamber Efendimiz bir hadisinde “Sizden birinizin sırtına bir demet odun yüklenip- bu suretle kazancını sağlaması- birine el açıp dilenmesinden daha hayırlıdır.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) buyurmuştur. Bu hadisten de anlaşılacağı üzere, kişi kendi kazancını az bulsa dahi, zor koşullardan elde ederek de olsa alnının teriyle kazanmalıdır. Bu kazancı, dilenerek ya da daha kolay yollardan kazanmasından daha hayırlıdır.

Hazreti Muhammed esnafı kontrol ederdi: Ticaret yaparken satıcının yaptığı hileler ile malın kusurunu gizlemek, alışverişinin bereketini götürdüğü gibi satıcının kazandığı paranın haram para olmasını da sağlar. Bu yüzden Hz. Muhammed, “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Kusurlu bir malı, kusurunu açıklamadan din kardeşine satması helal olmaz.” (İbn Mace) buyurmuştur. Zaman zaman çarşıda gezerken tüccarları kontrol etmiş ve kendisi de bizzat alışverişlerde bulunmuştur. Ayrıca “Bizi aldatan bizden değildir.” diye buyurmuştur. Peygamber Efendimiz, bunların yanında esnaftan işe erken saatlerde başlamasını istemiş, dükkanını erken açan esnaf için bereket dualarında da bulunmuştur.

Yalan Yere Yemin Etmemeyi Buyurdu: Hazreti Peygamber, bir malın satışında o mal hakkında yanlış yere yemin edilmesini hoş karşılamazdı. Gerekmediği sürece doğru bile olsa yemin edilmesini de istemezdi. Yalan söylemek için edilen yeminler, alıcıyı kandırır. Dini ve ahlak kuralları çerçevesinde satışı yapılan malı olduğundan farklı göstermek güzel bir örnek değildir. Alıcıyı kandıran satıcının bereketi kaçar, çok kazanç elde etse dahi helal kazanç elde edemediği için kazandığı paranın güzelliğini göremeden parayı kaybeder.

Peygamber Efendimiz bir hadisinde “Yalan yere yemin ederek malın sürümünü arttırmak isteyen, neticede kazancına haram katmış olur ve kazancının bereketi gider.” (Ahmet b. Hanbel) buyurmuştur.

Hazreti Peygamber, çarşı ve pazar dolaşırken Allah’a hayırlı alışveriş yapmak ve kendisini aldaltılmaktan korumak için şu duayı okurdu:

“Allah’ın adıyla… Allah’ım, şu pazarın ve içinde olanların hayrını, yararını senden diliyorum. Onun ve içindekilerin şerrinden sana sığınıyorum. Allah’ım, pazarda yalan yeminle aldatılmaktan veya zarara uğramaktan sana sığınırım.” (Hakim)

Ticaret hayatında peygamber efendimiz güvenilirliği, doğruluğu ve dürüstlüğü sayesinde daha genç yaşta olmasına rağmen kervanın başına geçmiştir. Ticaret hayatında onu örnek alan sahabe de helal ve bereketli kazanç elde ederek zenginleşmiştir.