Hazreti Ömer’in şehadeti nasıldır?

Önemli Şahsiyetler Contributor
Hz Ömer'in şehadeti
Sahra Peterson-Unsplash

63 yaşında hayata veda eden Hazreti Ömer’in şehadeti hakkında neler biliyoruz? Kendinden önce gelen Hazreti Muhammed’in kurduğu İslam devletini bölgesel bir güç haline getirdi. Hazreti Ömer’in şehadeti, İslam tarihinde bir alt başlık olarak ele alındı. Bu durumun sebeplerine geçmeden önce şehadet sözcüğünün anlamına bakalım.

Yazımızda şehadetin kelime anlamı; şehit olmak, yüksek bir ülkü uğruna ölmek bağlamındadır. Şehadet kelimesi Kuranı-ı Kerim’de 160 farklı yerde geçer. Sözlükte huzurda bulunmak, şahit olmak anlamları da bulunuyor.

İslam tarihinde Hazreti Ömer’in şehadetinin alt başlık olarak yer almasında, katilin gayri müslim olması ve bu durumun yarattığı siyasi etki olduğu öne sürülüyor. Olayın bireysel mi yoksa örgütlü bir şekilde mi gerçekleştiği de bilinmemekte. Hazreti Ömer iktidarda olduğu süre boyunca kendini bir kral olarak görmemiş ve halktan biri gibi yaşamayı tercih etmiştir.

Hazreti Ömer’in şehadeti kendisine malum mu oldu?

Hazreti Ömer göreve ikinci halife olarak başladı. 10 yıldan biraz fazla süren bir yönetim sürecinin sonunda Medine’de sabah ezanı sırasında saldırıya uğrayarak öldürüldü. Onu şehit eden kişinin kim olduğu biliniyor. Bu kişi Nihavend esirlerinden lakabı Feyruz olarak bilinen, Ebu Lü’lüe idi. Hazreti Ömer’in ölmeden önce gördüğü bazı rüyalar ve konuşmalarda, başına gelecekleri bildiği rivayet edilir.  Yaptığı bazı dualarda artık yaşlandığı için Allah’a canını alması için dua ettiği söylenir.

Kimseye muhtaç olmadan ölmek onun arzularından biriydi. Elden, ayaktan düşmeden önce ölmeyi diliyordu. Avf b. Melik el_Eşcai, Hazreti Ömer’in ölümünü rüyasında gördü. Bu rüyayaı gördüğü zaman Hazreti Ebubeki’in hilafet dönemiydi. Eşcai rüyasında Hazreti Ömer’I diğer kullardan daha önde yürüken görmüştü. Bu rüyayı yorumlayanlar, Hazreti Ömer’in şehitlik mertebesini alacağını söylediler. Hazreti Ömer kendi de bir kaç kez aynı rüyayı görür. O rüyada bir horoz kendisinin göbeğini gagalar ama kendisi bu duruma engel olamaz. Bu rüya da onun şehit olacağına yorumlanır.

Hazreti Ömer, Medine’ye yetişkin kölelerin getirilmesini istemiyordu. Halk ise bunu bir ihtiyaç olarak görüyordu. Kendisinin yetişkin bir köle tarfından öldürülmesi bu açıdan baktığımızda bizleri bir kez daha etkiler. Anlatılanlara göre katili bir gün halife ile karşılaşarak geçim sıkıntısından söz etmiş ve değirmen ustası olduğunu söylemiştir. Aralarında bir dialog geçmiştir ama o dialogdan sonra Ebu Lü’lüe, Hazreti Ömer’e kin duymaya başlamıştır.

Saldırı nasıl gerçekleşti?

Saldırı anı ile ilgili oldukça farklı rivayetler karşımıza çıkıyor. Bazı kaynaklar sabah namazı sırasında gerçekleşen bu olay için tekbirden önce bazıları da tekbirden sonra ifadesi yer alıyor.  Kimi yerde namaz sırasında olduğu da yazılıyor. Konuyu inceleyenler, yaklaşan harektli kişinin anlaşılmaması açısından safların sıklaştırıldığı tekbir anının, doğru zaman olduğu düşünülüyor. Hazreti Ömer’in yaralandıktan sonra bile çok önem verdiği namaz ibadetini terk etmediği, tamamladığı da rivayet ediliyor.

Ebu Lü’lüe altı hançer darbesi ile saldırıyı gerçekleştiriyor. Bu darbeler daha çok sırt kısmına yakın olduğu için de arkadan saldrımış olacağı düşünülüyor. Katil kaçmaya çalışırken de camiide bulunan diğer kişileri de yaralamış ve öldürmüştür. Abdullah b. Av fez Zuhri’nin abasını katilin üzerine atmasıyla yakalanmıştır. Katil artık kaçamayacağını anladığında intahar etmiştir. Ebu Lü’lüe Müslüman değildi. Bu açıdan Hazreti Ömer’in katilinin bir mümin olmadığına sevindiği rivayet edilir.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.