“Her Şeye Canını Sıkma Gönül”

william-poulos-_Pf7qLg057k-unsplash
Fotoğraf: William Poulos-Unsplash

Stres, uyum sağlanması veya tepki verilmesi gereken herhangi bir tehlike anında vücudun gösterdiği doğal reaksiyondur. Bedensel, zihinsel, duyusal ve davranış biçimlerinde kendisini gösteren stresle yaşamayı öğrenmek ve bununla baş edebilmek ileride yaşayacağımız sorunlarında önüne geçmemize yardımcı olur.

İnsanı strese sokan sebepler arasında iş, ev, okul ve ailedeki gündelik problemler şehir veya iş değişikliğine bağlı uyumlanma süreci, travmatik olayların yaşanması ve belirsizliği sayabiliriz.

Vücudumuz strese girdiği zaman sinir sistemi, kortizol (stres hormonu) ve adrenalin hormonları salgılar. Bu hormonlar karşında beden alarm durumuna geçer. Alarm durumunda olan vücutta, kalp ritmi artar, nefes alışverişler hızlanır, kaslar gerilir ve sıkılaşır, sanki karşımızda gerçek bir saldırgan varmış gibi beden savaşmaya hazır hale gelir. Vücut siteminin bu düzene geçmesi beyne, tehlike altındasın savaş ya da kaç komutunu verir. İlkel zamanlarda insanlar, yırtıcılara karşı tehlike anında beyinlerinin gönderdiği bu savaş veya kaç sinyaliyle hayatta kalmayı başarmışlardır. Oradaki savaş, gerçek bir yırtıcıyla olduğu için yapılan savaşma veya kaçma eylemi sonucunda enerji açığa çıkar ve stres hormonları salgılanır. Ancak günümüzde, stresli bir duruma karşı aynı tehlike sinyalini veren vücut, gerçek bir yırtıcı ile savaşamadığı için salgılanan hormon vücutta birikir. Biriken bu hormonlar, dışarı atılmazsa kişinin bedensel ve zihinsel yapısını bozar.

Zihnimiz, tıpkı yırtıcı bir hayvan karşısında salgıladığı bu kortizol ve adrenalin hormonlarını gündelik hayatımızda yaklaşan sınav stresi, terfi alma stresi, bir yere yetişememe stresi gibi basit ve sıradan konuları da tehlike olarak görür ve savaş-kaç sinyalleri beyne gönderir ve tedbirini alması için bedensel ve zihinsel olarak alarm sitemini çalıştırıp tetikte bekletir. Bu etki tepki karşında, sürekli alarmda olma ve tetikte bekleme hali kişiyi uzun vadede yorar ve işlevselliğini azaltır.

Birçok insan gündelik hayatında uzun süre strese maruz kalır ;ancak bunun farkına varmaz. Stres altında yaşayan kişilerin bunu normalleştirmesi vücudun bedensel, zihinsel ve duygusal tepki vermesine sebep olur.

Bedensel tepkiler: Kalp çarpıntısı, nefes alıp vermede hızlanma, kaslarda gerilme, kabızlık, ishal gibi mide ve bağırsak problemleri, baş ağrısı, baş dönmesi, sık hastalanma, bağışıklık sisteminin düşmesi, halsizlik, bulantı gibi belirtilerdir.

Düşünsel ve davranışsal tepkiler: Uyku bozuklukları, aşırı yemek yeme veya iştahsızlık, bir işe başlamada güçlük, erteleme, unutkanlık, odaklanamama, sürekli endişe hali, karar verme güçlüğü gibi durumlardır.

Duygusal belirtiler: İsteksizlik, yalnız hissetmek, eskinden zevk alınan şeylerden zevk almamak, mutsuzluk, keyifsizlik, alınganlık, asabiyet, öfke, kaygı gibi durumlardır.

Stresiz bir hayat yaşamak mümkün değildir. Stres bedensel bir doğal reaksiyondur ve etkilerini tamamen ortadan kaldırmak imkansızdır. Aslında stres çok yoğun yaşanmadığı sürece iyidir ve kişiyi motive eden itici bir güçtür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta stresi kontrol edebilme becerisidir. Stresle baş etmenin ilk yöntemi stresin kaynağını çözmektir. Stresi yaratan sorunun ortadan kaldırılması çok önemlidir bu konuda gerekirse profesyonel yardım almak da sorunu çözmede yardımcı olabilir; fakat bunun yansıra spor yapma, nefes alma ve gevşeme egzersizleri, düzenli uyuma, düzenli beslenme, sosyal iletişim ve hayattan tat almaya çalışma da stresle baş etmemizde bize yardımcı olur.

İnanç sistemine bağlı kalmak da stresi azaltan bir yöntemdir, çünkü inanan insanın gücü duadır. Dua edip Allah’a sığınan insan yalnız olmadığını bilir. En çaresiz kalınan anlarda her şeyi bilen, duyan ve her şeye gücü yeten bir kudretin varlığının bilinmesi inananın içine sakinlik ve huzur verir. Kişinin Allah’a olan güveni onu stresten uzak durmasına yardımcı olur.

Bazen zordur yaşamak, nefes almak bile zor gelir insana; ama ne demiş Mevlana; “Her şeye canını sıkma ey gönül ne bu dertler kalıcı ne de bu ömür.” Dertlerimizin kalıcı olmadığını düşünmek ve Allah’ın bizimle olduğunu bilmek stresi hayatımızdan çıkarmanın bir yoludur.