Her Yönüyle Lanetlenmiş Davranış Riyakarlık   

ifrah-akhter-fsEHQAi51so-unsplash
Fotoğraf: İfrah Akhter-Unsplash

Riya Türk Dil Kurumu sözlük anlamı olarak tek kelime ile “ikiyüzlülük” tür. Karşıt kelimesi ise “dürüstlük”tür. Sadece birer kelime olan bu iki vasıftan birinin varlığı insanı yüceltirken diğeri alçaltır. İşte, sözde, davranışta gösterişin hedeflendiği, asıl amacın insana faydadan ziyade kendine fayda olduğu davranışlar silsilesidir. Bu tip davranışlar sergileyenlere riyakar ya da mürai denir. Riyakar insan pek tabii ki sadece bu dünyaya ait şan, şöhret ve maddi manevi çıkarlar için yaşayan insandır. Riyakar insan kötü olarak bilinen insanın aksine daha zararlı bir nebattır. Zira çevresinde kötü olarak sıfatlandırılmış insan zaten kartlarını açık oynamış ve çevresindekiler tarafından sakınılan biri haline gelmiştir. Riyakar insansa anladığınız gibi iç yüzünü asla bilemediğiniz sizi sürekli aldatma eğiliminde olan sadece istediğini alınca gerçek yüzünü gördüğünüz insandır. Allah bizi böylelerinden muhafaza eylesin.

Riyakarlık Kur-an’ı Kerim tarafından lanetlenmiş bir davranış olarak karşımıza çıkar. Dünya menfaatleri için insanların manevi duygularını sömürmek işi dini alanda sıkça rastladığımız riyakarlığın en üst perdeden sahnelenmesidir. Kur-an bunlara lanet eder. Şu çarpıcı ayet-i kerimeye bakalım:

“Ey iman edenler! Sadakalarınızı, insanlara gösteriş için malını harcayan, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Çünkü onun bu gösterişinin hali, üzerinde az bir toprak bulunan bir kaya parçasının haline benzer ki, ona şiddetli bir yağmur isabet edince üzerindeki toprağı temizleyip kendisini kati bir taş halinde bırakır.” (Bakara Suresi, 264. Ayet)

Hemen altına da Peygamberimiz Hz. Muhammed’in iki hadisini alıntılayalım: “Şüphesiz ki riya şirktir”(İbn Mace-Fiten 16), “Muhakkak ki riyanın en azı da şirktir.” (Taberani)

İbadet Allah için yapılır. İnsanların en yoğun en saf duygularını dünyalık menfaatleri uğruna çerçöp haline getirenler elbet cezasız kalmayacaktır. Bunların amelleri Kur-an’ın tabiri ile yağmur suyu ile akıp giden kaya üstündeki toprak gibidir. Riyakar kişinin Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle değil de sırf dindar görünmek için kıldığı namaz, tuttuğu oruç, okuduğu Kur-an’ı Kerim ibadetleri kül olup uçacaktır. Hiçbir kıymeti yoktur. Riyakar insanın dostu şeytan olunca riya literatürü de oldukça gelişmiştir.

Şöyle bir bakacak olursak riyakarlığın bütün dünyada en fazla karşımıza çıktığı alan din alanı olmuştur. Bu yüzdendir ki İslam dini Kur-an’ı Kerim verilerine bakıldığında asla din sınıfı, din kisvesi ya da bir ruhbanlık makamını kabul etmemiştir. “Kul ile Allah arasına kimse giremez!” hükmünü vermiştir. Fakat buna rağmen din kisvesi altında hüküm verme cüretini gösteren riyakar kesimler dini duygularla oynayan, kendilerini Allah’a cennete yaklaştıracaklarını iddia eden riyakarlarla dolup taşmıştır. Yüce Allah bizleri hiçbir zaman aklımızı kullanmaktan zaafa düşürmesin.

Yazımızın sonunda hepimiz şuna kulak verelim: Kur-an’ı Kerim bize açıkça soruyor böyle olmak ister misiniz? Ayete bakalım: “Sizden biri (şöyle bir durumda) olmak ister mi? Onun hurma ağaçları ve üzüm bağlarından oluşan bir bahçesi olsun, altından ırmaklar aksın ve o bahçede her türlü meyve olsun. O yaşlansın ve geride zayıf çocukları bulunsun. (Çocuklarına böyle bir bahçe bırakmak isterken) bahçeye ateş saçan yakıcı bir rüzgar isabet etsin ve bahçe yansın. (Bunu istemediğiniz gibi amellere en fazla muhtaç olduğunuz zamanda riya, minnet, eziyet gibi şeylerle amellerinizi heder edip eli boş kalmayın.) Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini sizin için açıklıyor.” (Bakara Suresi, 266. Ayet).