Hiç ibadet etmeden cennete gidilir mi?

İslam Contributor
Görüş
ibadet etmeyen cennete girebilir mi
Kamboçya'da bir takada genç bir hanım öğle namazını kılıyor.... Ziya Aktürer-Dreamstime.com

Cennet, cehennem, öteki dünya, fani dünya yaşamı… Tüm bu kavramların içinde birçoğunun aklına en çok gelen soru belki de şu; ibadet etmeden cennete gidilir mi? Bu yazımızda bu önemli konuyu irdeleyeceğiz.

Neden ibadet ederiz?

Şüphesiz Yüce Allah’ın rızasını kazanabilmek için. Allah bizleri ona kulluk edelim diye yaratmıştır. Onun buyurduğu şekilde, Kur’an-ı Kerim’de emrettiği şekilde yaşamak biz müminlerin en asli fani dünya görevidir.

Haram nedir; helal nedir; bilerek yaşamak bir Müslüman’ın olmazsa olmazıdır şüphesiz. Hırsızlık yapmamak, kul hakkı yememek, vicdan sahibi olmak en önemli olmazsa olmaz davranış şekillerinin en başında yer alır muhakkak. Peki, bir insan İslam’ın şartlarına göre yaşasa ancak ibadet etmese ne olur? Haram yemeden, alnının teriyle çalışarak, kazandığını ihtiyacı olanla paylaşarak, sevap için değil Allah rızası için iyilik yaparak yaşayan biri ibadet etmezse ne olur?

Peki, ibadet etmeden cennete gidilir mi?

Bu sorunun cevabı oldukça kapsamlı ve derin manalıdır. İlk önce şunu hemen belirtmemizde yarar var. Çok kesin ve net bir bilgi vardır ki bu bilgi en temel gerçekliktir. Kimin nereye gideceğini sadece ve sadece Yüze Rabbimiz tayin eder. Takdiri İlahi sözü bu nedenle çok kıymet taşır.

Bu sorunun cevabını biz kullar bilemeyiz. En yalın haliyle cevap vermek gerekirse “Orasını Allah bilir.” Ancak şöle de bir gereçklik vardır. Diyelim ki bir insan tüm yaşamını İslam dinine uygun şekilde yaşamıştır. Haram helal bilerek, kimsenin kul hakkına girmeyerek, ihtiyacı olanlara yardım ederek, yalana riyaya zinaya karışmayarak tertemiz bir yaşam sürmüştür. Ancak haşa Yüce Allah’ı reddeder! Allah inancı olmadığını özellikle belirtir. İşte böyle bir durumda dinimizce kafir sayılır. Ve bu kadar kesin dille Rabbimizi –haşa- reddettiği için cennete giremez. İnanmadığınız bir dinin mükafatından da yararlanamazsınız.

Öte yandan başka bir kişiyi düşünelim. Farz edelim ki bu kişi İrlanda’da yaşıyor. Müslüman değil. Ancak çalmıyor, çırpmıyor. Kimsenin hakkına girmiyor.

Kazandığı paranın ihtiyacı olan kadarını harcayıp kalanını ihtiyacı olanlarla paylaşıyor. Aile yaşamına önem veriyor. Çocuklarının rızkını kazanıyor, eşine saygı duyuyor. Hoşgörülü, sevgi dolu. Ölçülü, dengeli, aşırıya kaçmayan bir yaşam sürüyor. Ancak Müslüman değil ve dolayısıyla ibadet etmiyor. Bu kişinin cennete gidip gitmeyeceğine şüphesiz Yüce Allah karar kılacak.

Kur’an-ı Kerim’de buyrulduğu üzere bir insan dünyaya Allah’a kulluk etmek, ona ibadet etmek amacıyla gelir. Yüce Allah insanları bu temel amaç için yaratmıştır.

O kişinin ibadet etmemesine rağmen yaptığı iyiliklerin tümü şüphesiz çok kıymetli. Diğer taraftan kafirlerin cennete giremeyeceği Kur’an’da açıkça buyrulmuştur. Ancak İslam dinindekine uygun olarak cennet ve cehennem kavramlarının varlığını kabul etmek gerekir.

Kur’an’da ne diyor?

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Şüphesiz, iman edenler; yahudilerden, hıristiyanlardan ve Sabiiler’den de Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükafatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler.” (Bakara Suresi, 62. Ayet)

Ayrıca asıl dinin İslam dini olduğu özellikle buyrulmuştur: 

“Hak din yalnız İslam’dır.” (Al-i İmran Suresi, 19. Ayet)

Dolayısıyla yalnızca Allah’a iman etmek, İslam dinine ibadet etmek gerekir. Peki, Hristiyan ya da Musevi değil de Müslüman olduğunu söyleyen bir kimse ibadet etmezse ne olur?

Belki de o daha da kötüsüdür, ne dersiniz? Allah’ın varlığını bilip, inanıp, İslam dininde olup da ibadet etmemek, bilmediği için, başka bir dine mensup olduğu için ibadet etmeyenden daha büyük günah işlemez olmaz mı? Allah her Müslüman’a hayırlı ibadetler etmeyi nasip eylesin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.